. . .
Aktüel Yaşam  
Geri Git   Aktüel Yaşam > KüLTüR - SANAT - TARiH > Türk kültürü üzerine sohbetler > Tarihimiz


Yanıtla
 
Bu Linki Paylaş Araçlar Oyla Mod Seç
Eski 19-08-2008, 07:23 PM
çiğdem&ceren kullanıcısının avatarı
EN TATLI ANNE..
 
Giriş Tarihi: Nov 2007
Yaş: 35
Mesajlar: 1,087
Beğenilmeyenler: 4
0 mesaj 0 kez beğenilmemiş
Teşekkürler: 1,326
900 Mesaja 2,230 kez teşekkür
Blog Girişleri: 2
İtibar Gücü: 227
çiğdem&ceren Artık ileriyi görebiliyorsunçiğdem&ceren Artık ileriyi görebiliyorsunçiğdem&ceren Artık ileriyi görebiliyorsunçiğdem&ceren Artık ileriyi görebiliyorsunçiğdem&ceren Artık ileriyi görebiliyorsunçiğdem&ceren Artık ileriyi görebiliyorsunçiğdem&ceren Artık ileriyi görebiliyorsunçiğdem&ceren Artık ileriyi görebiliyorsunçiğdem&ceren Artık ileriyi görebiliyorsunçiğdem&ceren Artık ileriyi görebiliyorsunçiğdem&ceren Artık ileriyi görebiliyorsun
Trakya’yaismini veren kavim “traklar”


TRAKYA’YAİSMİNİ VEREN KAVİM “TRAKLAR”

Trakyanın yerli halkımıdırlar, yoksa dışarıdan mı gelmişlerdir? Bu konuda kesin bir hüküm vermek bu günkü bilgilerle zordur. Önceki yıllarda Tekirdağ tarihini yazanlar İ.Ö.4000 ve 2000 yıllarında Trak akınlarından ve göçlerinden bahsetmektedirler. Bilindiği gibi Trakya’da o dönemlerle ilgili olarak yapılmış uzun araştırmalar ve arkeolojik kazılar olmadığı gibi, o dönemler hakkında da yazılı belgeler de yoktur. Daha önce de değinildiği gibi İ.Ö.14-13.Yüzyılda izlerine Ergene ve Meriç Havzası’nda rastlanan bir göç dalgası bulunmaktadır ki, bu göç eden toplum Proto Trak (Trak Öncüleri) olarak adlandırılmaktadır. Daha sonra tarihçiler, traklardan ayrı kabileler ve şehir krallıkları olarak yaşamış, hiçbir zaman bir birlik oluşturamamış toplumlar olarak bahsetmektedirler.

Tarihçi Heredot: “Hintlilerden sonra en kalabalık olanlar Trakya’lılardır. Birtek adamın komutasında ya da tek iradeyle hareket etseler, hiç yenilmez ve bence, ulusların en güçlüsü ve en kalabalığı lurlardı” demektedir. Traklar için iş görmemek kibarlıktır. Toprakta çalışmak şerefsizlik ve aşağılıktır.

Soylu yaşamak: Savaşa gitmek, başkalarını soymak ve at yetiştirmektir. Bu nedenle de paralı asker sıfatıyla denizci olarak donanmalarda, atlı olarak kara ordularında yer almışlardır. Homeros’un İlyada adlı destanında Trakyalılar için at besleyen, at yetiştiren gibi sıfatlar kullanmaktadır. Trak kralı Rhesos’un atları için: “Görmedim onun atları gibi güzel, iri atlar, giderler yel gibi, kardan beyazdırlar.” demektedir.

Trakya’ya elçi giden kişilere atların armağan olarak verildiği yine Homeros’tan öğrenilmektedir. Ksenephon, “Anabasis” (onbinlerin dönüşü) adlı eserinde bir Trak kenti olan Perinthos (Marmara Ereğlisi) halkının orduya yetişmiş atlar verdiğini yazmaktadır. Tanrılar arasında en çok Dionyzos (Doğa Tanrısı olup, asma kütüğünü ve şarabı dünyaya yaymak için yarenleri Satyr ve Menadlarla tüm dünyayı dolaşırlar.), Artemis (Bolluğu ve bereketi simgeler. Hayvanların koruyucusu ve altın yaylıdır. Trakyada geyik üzerinde yay ve okuyla tasvir edilir.), Hermes’e (Doğa ve Bereket Tanrısıdır.) saygı gösterirler. Traklar en iyi olarak ölü gömme adetlerinden tanınmaktadır. Konunun başında Trakların tarih öncesi çağlardan beri Trakya’nın yerli kavimlerimi yoksa kuzeyden gelen bir kavimmi olduğunun kesin bilinmemekte olduğundan bahsedilmişti. Ancak kuzeyden geldikleri savı daha kuvvetli bir olasılıktır.

Trakyada yoğun olarak görülen bazıları anıtsal nitelikli, bazıları irili ufaklı yığma tepelerin hepsi “tümülüs” denilen mezar tepeleridir. Trakya’da en erken tümülüs İ.Ö.1300 yılına tarihlenen Kırklareli’de bulunan Taşlıbayır Tümülüsüdür. Ayrıca Kırklareli ve Edirne civarında Dolmen adı verilen büyük iri taşların yanyana getirilerek ve sonra üzeri tekrar iri bir taşlarla örtülerek yapılan anıtsal mezar tipleri vardır. Bu mezar tiplerinin ilk örnekleri Traklara aittir. Dolmen tipi mezarlar daha sonra bırakılmakla beraber, tümülüs geleneği Roma döneminin sonuna kadar (İ.S.395) devam etmiştir.

Anadolu’da Friglerle İ.Ö.8.yy. sonlarında 7.yy.başlarında ortaya çıktığı belirlenen tümülüsler Trakyada olduğu gibi tek tanrılı dinlerden Hıristiyanlığın egemen olduğu Roma dönemi sonuna kadar varlıklarını sürdürmüşlerdir. Bu yüzden de bazı arkeologlar Traklarla Friglerin aynı kavim olduklarını, Trakyadaki Brig kabilesinin Anadolu’daki Frigler olduğunu iddia etmektedirler. Tarihçi Heredot Trakların ölü gömme adetlerinden şöyle bahseder: “Bir Trak öldüğünde ceset üç gün evde bekletilir. Bu arada kurbanlar kesilir, cenaze ziyafetleri düzenlenir. Ceset yakılır. Yahut yakılmadan mezarın içine konur. Ağıtlar yakılır, şaraplar içilir. silah oyunları ve spor müsabakaları düzenlenir. Mezarın üzerinde yığma tepe meydana getirilir.”

Ayrıca Traklar iyi at yetiştiren kavimler olduğundan, atlarına çok önem vermekteydiler. Trakların öldüklerinde kendileri için tümülüsler yaptıkları gibi atları için de tümülüs yaptıkları yada kendileriyle birlikte atlarını da gömdükleri bilinmektedir. 1995 yılında Hayrabolu’nun Hacıllı köyünde Tek Höyük Tümülüsü’nde Tekirdağ Müzesi Müdürlüğü’nce yapılan kazılarda yukarıda belirtilen konuların büyük kısmı ortaya çıkarılmıştır. 9,5.m yüksekliğinde ki tümülüs yığmasında ortaya yakın yerinde yaklaşık 3x5m. boyutlarında 70 cm. derinlikte bir çukur açılarak ölü yakılmış ve külleriyle birlikte aynı yere gömülmüştür.

Bu çukurun 3 m. kadar önünde de yuvarlak bir çukur bulunmaktaydı ki burada da Traklının atı yakılmıştı. At yakılan çukurun içinde, yenmiş hayvan kemikleri ile büyük testi parçaları bulunmuştu. Kemikleri bulunan hayvanlar dana, koyun, keçi ve tavuktu. Testilerle şaraplar içilmiş ve sonrada testiler kırılmıştı. Daha sonra da bu mezarın üzerine toprak yığılarak tümülüs oluşturulmuştu. Traklar çeşitli kabileler halinde yaşamışlar ve hiçbir zaman bir birlik oluşturamamışlardır. Türkiye Trakyasında yaşayan en önemli iki Trak kabilesi vardır. Bunlardan biri Ast’lar bir diğeri de Odyris’lerdir.Ast’lar Istranca Dağları’nın eteklerinde oturan büyük bir kabileydi. En önemli merkezlerinden biri Byzye kentiydi. Bu gün bu kent Kırklareli ilinin Vize ilçesidir. Odyris’ler Trakyada yaşayan en büyük ve en önemlikabiledir. Bu günkü Tekirdağ sahil kesimi ileİpsala sınır kapısının batısına kadar olan bölgede yaşamaktaydılar.

İ.Ö.4.YY.da Odyrislerin kralı Kersepleptes idi. Bu yıllarda batıdan gelen bir Makedon saldırısı gündemdeydi. Makedonya kralı II.Philip, İ.Ö.352 yılında Tekirdağ’a kadar olan bütün Trakya’yı aldı. En son Karaevli Köyü’nün deniz sahilinde yer alan Heraion Teichos kentini de Odyrislerden aldı. Daha batıdaki Perinthos Kentini de kuşattıysa da alamadı. Perinthos kenti daha sonra II.Philip’in oğlu Büyük İskender tarafından zaptedildi. 1997-1998 yıllarında Karaevli Köyü’nün deniz kıyısında yer alan Harekattepe Tümülüsü’nde Tekirdağ Müze Müdürlüğü’nce yapılan kazılarda bir kral mezarı bulundu. Bu mezar içinde II.Philip dönemine ait gümüş bir sikke (madeni para) ele geçti. II.Philip döneminde bu bölgede Kersepleptes Krallık yapmaktaydı. Kersepleptes’in ölüm tarihi, philip döneminde ve İ.Ö.341’de olduğuna göre, bulunan Kral mezarı büyük bir olasılıkla Odyris kralı Kersepleptese aittir. İdareci kadroların makedon olmalarına karşılık, traklar onların egemenliği altında yaşamlarını sürdürmüşlerdir.

Ancak Romalılar döneminde İ.S.1. yüzyılda Romalılar Trakya’daki Trakları Romalılaştırmak için emekli asker ve subaylarını yerleştirdikleri bir çok kentler kurdular. Bu kentlerden bir taneside Malkara’nın Kermeyan Köyü’nün kenarında yer alan Apri ya da Apros’tur. Bu dönemden başlayarak Traklar her ne kadar eski adet ve göreneklerini bırakmasalar bile yavaş yavaş asimile olmuşlardır. İ.Ö.8.yy. ile 6.yy. arasında Ege adaları ile Marmara Denizi kıyıları ve Karadeniz kıyıları arasında büyük bir deniz ticareti başladı. Sisam, Samos ve Magaralılar Marmara ve Karadeniz kıyılarında ticarete dönük koloni kentleri kurmuşlardır.

İlimiz sınırları içinde ve Marmara Denizi’nin kuzeyinde kurulan en önemli kent Perinthostur (Bu günkü Marmara Ereğlisi). Diğer kentler: Heraion (Karaevli köyüaltı), Bysante (Barbaros), Ganos(Gaziköy), İstanbul il sınırları içindeki Seliymbria (Silivri), ve Çanakkale il sınırları içindeki Gallipolidir (Gelibolu).

İ.Ö.547 yılında doğudan gelerek Anadolu’yu saran Pers istilasından Trakya da nasibini almıştır. Pers Kralı Dareus İ.Ö.514-513 yıllarında Tuna’nın kuzeyine kadar ilerlemiştir. Bu sırada Istrancaların batısında büyük su kaynaklarının bulunduğu alanda ordusunun kamp kurduğu bilinmektedir.

Bu alan ya bu günkü Saray ilçesinin kuzeyindeki Ergene nehri su kaynaklarının bulunduğu alandır, yada Pınarhisar’ın Kaynarca köyü su kaynaklarının bulunduğu alandır. İ.Ö.476 yılında Persler Kimon tarafından yenilgiye uğratılarak Trakya’dan çekilmişlerdir. İ.Ö.352 yılında Makedonya Kralı II.Philip (İ.Ö.359-336 ) Batı Trakya üzerine yürüdü. Kypsela’dan (İpsala) Perinthos’a (Marmara Ereğlisi) kadar olan sahil bölgesi o dönemde Odyris Krallığı’nın hakimiyetindeydi. Odyris kralı da Kersepleptes’ti. Philip en son olarak Kersepleptes’i yenip Karaevli köyü altındaki Heraion Teichos Kentini almıştı.

Perinthos kentini kuşattıysada kenti ele geçirmeye muvaffak olamadı. II.Philip’ten sonra yerine geçen ve Hindistana kadar sefer yapan oğlu Büyük İskender Perinthos’u ele geçirdi. Perinthosta darphane kurarak kendi adına para darp ettirdi. Roma dönemine kadar Trakya Makedonyalıların hakimiyetinde kalmıştır. İ.Ö.72 yılında Pontus (Samsun merkez olmak üzere orta Karadeniz Bölgesi) kralı Mithridatos batıyada saldırılarda bulunmuş, Trakya’yı eline geçirmek istediysede başarılı olamamıştır.

alintidir
__________________
-Saygı,
baş eğmenin daha ötesinde bir değer ifade eder..
-
Hiçkimse kendisini olduğu gibi anlatmaz,
herkes kendisini olması gerektiği gibi anlatır...
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Spurl this Post!Reddit! Wong this Post!
Alıntı Yaparak Cevapla
Sponsored Links
Yanıtla


İşaretlemeler

Araçlar
Mod Seç Bu Konuya Oy Ver
Bu Konuya Oy Ver:

Gönderme izinleriniz
Yeni konular açamazsınız
Mesajlara cevap yazamazsınız
Mesajlarınıza eklentiler ekleyemezsiniz
Mesajlarınızı düzenleyemezsiniz

BB kodu Açık
Simgeler Açık
[IMG] kodu Açık
HTML kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Yanıt Son Mesaj
“Özledim” de, “uğradım” de, “aslında gelmiyordum, yolum düştü” de; gel. leylak Şiir köşesi 0 18-08-2008 01:44 AM
“Taraftarımız Olimpiyat’ı Dolduracaktır” EĞİNLİ Galatasaray 0 18-04-2008 05:40 AM
ÖLÜ VADi’NiN “YÜRÜYEN” KAYALARI mbiterge Garip Olaylar Köşesi 0 12-07-2007 05:48 PM
“3D Hosting” Turkticaret.Net’te #!N@TÇI_KıZ# internet Dünyasından Haberler 0 24-02-2007 03:28 AM
02/16/07 - “3D Hosting” Turkticaret.Net’te mbiterge Bilim ve teknoloji konulu sohbetler 0 16-02-2007 12:12 PM


Aktuel saati Türkiye saatine göredir. GMT +2. Şu anda saat: 09:26 AM (Türkiye için GMT +2 seçilmelidir.)

. . .
. . .














Reklam bilgileri için lütfen burayı tıklayınız
. . .
Sayfa 0.46362 saniyede oluşturuldu. 16 Döngü gerçekleşti.

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242