mbiterge
04-06-2008, 03:40 PM
Kredi maliyetini azaltmada düşük faiz yetmiyor, ara ödeme de gerekiyorKredi kullanarak ev sahibi olmak isteyenler, sadece aylık taksitlere odaklanmayıp, farklı ödeme alternatiflerini de göz önünde bulundurdukları taktirde, faiz yükünü önemli oranda azaltabiliyor. Bunların başında da, ara ödeme ve aylık taksitlerde ufak artışları göze alıp, geri öde
Kredi maliyetini azaltmada düşük faiz yetmiyor, ara ödeme de gerekiyor
Kredi kullanarak ev sahibi olmak isteyenler, sadece aylık taksitlere odaklanmayıp, farklı ödeme alternatiflerini de göz önünde bulundurdukları taktirde, faiz yükünü önemli oranda azaltabiliyor. Bunların başında da, ara ödeme ve aylık taksitlerde ufak artışları göze alıp, geri ödeme süresini kısaltma geliyor.
Kredi kullanılarak ev satın alınırken, maliyetleri düşürmenin birçok formülü bulunuyor. Genellikle ’Düşük faiz, az maliyet’ formülü üzerinden hesaplamalar yapılsa da bankacılar, küçük farklarla büyük avantajlar yakalanabileceğini söylüyor. Tüketiciler açısından en önemli faktörün ’düşük faizle kredi kullanıp, maliyetleri azaltma’ yaklaşımı olduğunu dile getiren bankacılar, oysa ödeme süresini azaltma (vade düşürme) ve ara ödeme ile kredi maliyetlerinde 10-20 bin YTL’ye varan avantajların yakalanabildiğini belirtiyor. Ayda 60-70 YTL fazla ödeme göze alınıp, vade süresi kısa tutulduğu taktirde de kredinin toplam maliyetti önemli ölçüde azalıyor. Ayrıca yılda 4 kez yapılan ara ödemeler maliyet düşürmede önemli yöntemlerden biri olarak görünüyor.
Konut satın alırken tüketiciler ilk önce bankanın konut kredisine uyguladığı faizlere bakıyor. En düşük faizle kredi kullanıp, daha az taksit ödemek isteyen tüketiciler faizlerde aşağı yönlü seyre göre karar veriyor. Ancak uygun konutunu bulan tüketiciler için bankacılar faizlerdeki düşüş kadar maliyetleri azaltacak birçok formül olduğunu belirtiyor.
Kısa Vadede Düşük Maliyet
Bu formüllerden biri vadeye yönelik oluyor. Tüketicilerin bütçelerine göre aylık taksitleri belirlerken, en kısa vadeyi tercih etmeleri öneriliyor. ’Vade uzasın ama az taksit ödeyeyim’ mantığının toplam maliyeti yükseltiğine dikkat çeken bankacılar, "Vade uzadıkça aylık taksitler düşük gibi görünüyor. Oysa, faiz yükü artıyor ve toplam maliyet yukarı çıkıyor" diyor.
Yılda 11 Bin Ytl Kazandırıyor
Bunu 120 ay vadeli bir kredi için örneklemek gerekirse şöyle bir tablo ortaya çıkıyor: 120 ay (10 yıl) yüzde 1.29 faiz ile 100 bin YTL’lik kredinin aylık taksidi 1643 YTL iken, bu kredinin toplam maliyeti 197 bin 144 YTL’ye ulaşıyor. Ancak, vadeyi 1 yıl kısaltarak 108 ay vadede (9 yıl) aynı faizle kullanılan kredinin aylık taksidi 1721 YTL’ye çıkarak, taksitlerde 78 YTL fark yaratmasına rağmen, toplam maliyet bir anda 185 bin 884 YTL’ye geriliyor. Vadinin 1 yıl kısaltılması 11 bin 260 YTL gibi bir avantaj sağlıyor. Vade 96 aya (8 yıl) düşürüldüğünde ise toplam maliyet 174 bin 952 YTL’ye geriliyor. İki yıl vade avantajı 22 bin YTL’ye çıkıyor.
Ara Ödeme Maliyeti Azaltıyor
Bankacıların önerdiği bir diğer maliyet düşürme yöntemi ise ara ödemeler oluyor. Yıl içinde ek gelir elde edebilen tüketiciler için biçilmiş kaftan olarak gösterilen bu yöntemle aylık taksitler düşük tutulurken, ara ödemelerle hem vade kısaltılıyor hemde kredinin toplam maliyeti düşürülebiliyor. Bankacılar yıllık prim gibi ek gelire sahip olan, üç ayda bir ikramiye alan tüketicilerin bu yöntemle kárlı çıkabiliceğini savunuyor. Örneğin 120 ay vadede yüzde 1.29 faizle 100 bin YTL kredi kullanan bir tüketicinin aylık taksidi 1643 YTL oluyor. Ancak 3 ayda bir kez 500 YTL ara ödeme yaptığı varsayıldığında bu tüketicin toplam vadesi 98 aya gerilerken, maliyeti ise 176 bin 588 YTL’ye düşüyor.
Sadece faiz değil maliyet önemli
Konut kredilerinde tüketicilerin faiz oranları üzerine aşırı odaklandığını belirten İş Bankası Bireysel Krediler Müdürü Ömer Çelebi, bunun tüketicin yanıbaşında duran diğer seçeneklere bakmasını engellediğini söyledi.
Çelebi, tüketicilerin faiz oranlarını kontrol edemediğini belirterek "Genel olarak konut alırken büyük miktarlı kredileye ihtiyaç duyulduğundan, bireyler aylık taksitleri mümkün olduğunca düşürmeyi hedefliyor. Tüketiciler bu durumda vade ve faiz oranına odaklanıyor. Vadede 120 ayın üzerine çıkmak ekonomik değil. Geriye faiz oranları kalıyor. Faiz oranları ise piyasada çok farklılık arz etmediğinden, aylık taksitleri düşürmek için bireyler gerekirse komisyon ödemeye razı oluyor. Ancak, komisyon ödeyerek faiz oranını düşürmek aylık taksit tutarını düşürmekle birlikte toplam maliyetini etkilemiyor. Üstelik erken ödemede bir dezavantaj faktörü." diyor.
Seçeneklere Bak
Toplam maliyetlere odaklanmanın önemli bir çözüm yolu olduğuna dikkat çeken Ömer Çelebi, sözlerine şöyle devam etti: "Mevcut faiz oranlarında daha düşük toplam maliyet yaratmak mümkün. Tüketici, 120 ay yerine 108 ay vadeli kredi kullanarak küçük bir maliyetle toplam taksit ödemelerinde önemli tasarruflar sağlayabilir. Bir diğer yol ise yine çok makul ara ödemelerle hem vadeyi kısaltmak hem de toplam maliyeti düşürmek mümkün. Karar verirken bu seçeneklere de bakmak gerek. Kanımca en doğru karar, masa üzerindeki seçenekleri bir bir değerlendirerek verilen bilinçli finansal kararlardan geçiyor."
alıntı
Kredi maliyetini azaltmada düşük faiz yetmiyor, ara ödeme de gerekiyor
Kredi kullanarak ev sahibi olmak isteyenler, sadece aylık taksitlere odaklanmayıp, farklı ödeme alternatiflerini de göz önünde bulundurdukları taktirde, faiz yükünü önemli oranda azaltabiliyor. Bunların başında da, ara ödeme ve aylık taksitlerde ufak artışları göze alıp, geri ödeme süresini kısaltma geliyor.
Kredi kullanılarak ev satın alınırken, maliyetleri düşürmenin birçok formülü bulunuyor. Genellikle ’Düşük faiz, az maliyet’ formülü üzerinden hesaplamalar yapılsa da bankacılar, küçük farklarla büyük avantajlar yakalanabileceğini söylüyor. Tüketiciler açısından en önemli faktörün ’düşük faizle kredi kullanıp, maliyetleri azaltma’ yaklaşımı olduğunu dile getiren bankacılar, oysa ödeme süresini azaltma (vade düşürme) ve ara ödeme ile kredi maliyetlerinde 10-20 bin YTL’ye varan avantajların yakalanabildiğini belirtiyor. Ayda 60-70 YTL fazla ödeme göze alınıp, vade süresi kısa tutulduğu taktirde de kredinin toplam maliyetti önemli ölçüde azalıyor. Ayrıca yılda 4 kez yapılan ara ödemeler maliyet düşürmede önemli yöntemlerden biri olarak görünüyor.
Konut satın alırken tüketiciler ilk önce bankanın konut kredisine uyguladığı faizlere bakıyor. En düşük faizle kredi kullanıp, daha az taksit ödemek isteyen tüketiciler faizlerde aşağı yönlü seyre göre karar veriyor. Ancak uygun konutunu bulan tüketiciler için bankacılar faizlerdeki düşüş kadar maliyetleri azaltacak birçok formül olduğunu belirtiyor.
Kısa Vadede Düşük Maliyet
Bu formüllerden biri vadeye yönelik oluyor. Tüketicilerin bütçelerine göre aylık taksitleri belirlerken, en kısa vadeyi tercih etmeleri öneriliyor. ’Vade uzasın ama az taksit ödeyeyim’ mantığının toplam maliyeti yükseltiğine dikkat çeken bankacılar, "Vade uzadıkça aylık taksitler düşük gibi görünüyor. Oysa, faiz yükü artıyor ve toplam maliyet yukarı çıkıyor" diyor.
Yılda 11 Bin Ytl Kazandırıyor
Bunu 120 ay vadeli bir kredi için örneklemek gerekirse şöyle bir tablo ortaya çıkıyor: 120 ay (10 yıl) yüzde 1.29 faiz ile 100 bin YTL’lik kredinin aylık taksidi 1643 YTL iken, bu kredinin toplam maliyeti 197 bin 144 YTL’ye ulaşıyor. Ancak, vadeyi 1 yıl kısaltarak 108 ay vadede (9 yıl) aynı faizle kullanılan kredinin aylık taksidi 1721 YTL’ye çıkarak, taksitlerde 78 YTL fark yaratmasına rağmen, toplam maliyet bir anda 185 bin 884 YTL’ye geriliyor. Vadinin 1 yıl kısaltılması 11 bin 260 YTL gibi bir avantaj sağlıyor. Vade 96 aya (8 yıl) düşürüldüğünde ise toplam maliyet 174 bin 952 YTL’ye geriliyor. İki yıl vade avantajı 22 bin YTL’ye çıkıyor.
Ara Ödeme Maliyeti Azaltıyor
Bankacıların önerdiği bir diğer maliyet düşürme yöntemi ise ara ödemeler oluyor. Yıl içinde ek gelir elde edebilen tüketiciler için biçilmiş kaftan olarak gösterilen bu yöntemle aylık taksitler düşük tutulurken, ara ödemelerle hem vade kısaltılıyor hemde kredinin toplam maliyeti düşürülebiliyor. Bankacılar yıllık prim gibi ek gelire sahip olan, üç ayda bir ikramiye alan tüketicilerin bu yöntemle kárlı çıkabiliceğini savunuyor. Örneğin 120 ay vadede yüzde 1.29 faizle 100 bin YTL kredi kullanan bir tüketicinin aylık taksidi 1643 YTL oluyor. Ancak 3 ayda bir kez 500 YTL ara ödeme yaptığı varsayıldığında bu tüketicin toplam vadesi 98 aya gerilerken, maliyeti ise 176 bin 588 YTL’ye düşüyor.
Sadece faiz değil maliyet önemli
Konut kredilerinde tüketicilerin faiz oranları üzerine aşırı odaklandığını belirten İş Bankası Bireysel Krediler Müdürü Ömer Çelebi, bunun tüketicin yanıbaşında duran diğer seçeneklere bakmasını engellediğini söyledi.
Çelebi, tüketicilerin faiz oranlarını kontrol edemediğini belirterek "Genel olarak konut alırken büyük miktarlı kredileye ihtiyaç duyulduğundan, bireyler aylık taksitleri mümkün olduğunca düşürmeyi hedefliyor. Tüketiciler bu durumda vade ve faiz oranına odaklanıyor. Vadede 120 ayın üzerine çıkmak ekonomik değil. Geriye faiz oranları kalıyor. Faiz oranları ise piyasada çok farklılık arz etmediğinden, aylık taksitleri düşürmek için bireyler gerekirse komisyon ödemeye razı oluyor. Ancak, komisyon ödeyerek faiz oranını düşürmek aylık taksit tutarını düşürmekle birlikte toplam maliyetini etkilemiyor. Üstelik erken ödemede bir dezavantaj faktörü." diyor.
Seçeneklere Bak
Toplam maliyetlere odaklanmanın önemli bir çözüm yolu olduğuna dikkat çeken Ömer Çelebi, sözlerine şöyle devam etti: "Mevcut faiz oranlarında daha düşük toplam maliyet yaratmak mümkün. Tüketici, 120 ay yerine 108 ay vadeli kredi kullanarak küçük bir maliyetle toplam taksit ödemelerinde önemli tasarruflar sağlayabilir. Bir diğer yol ise yine çok makul ara ödemelerle hem vadeyi kısaltmak hem de toplam maliyeti düşürmek mümkün. Karar verirken bu seçeneklere de bakmak gerek. Kanımca en doğru karar, masa üzerindeki seçenekleri bir bir değerlendirerek verilen bilinçli finansal kararlardan geçiyor."
alıntı

