N@L@N
21-05-2008, 08:52 PM
Unutulmaz Dans Sahneleri !!!
Müzik ve dans denilince çogu kişinin aklına önce müzikaller gelir.Oysa sinemasal açıdan son derece zengin bu iki öge hemen her tür filmde kullanılmıştır.Hata farklı türlerde çogu filmde,müzikallerindeki ihtişama ve incelikli koreografilere taş çıkartacak sahneler mevcuttur...
Pulp Fiction(Ucuz Roman)
http://img234.imageshack.us/img234/8687/yusyusuf5ed.jpg (http://imageshack.us/)
Mafya için çaloşan tetikçi Vincent Vega,patronu Marsellus Wallece'ın karısı Mia'yı akşam yemegine çıkartmaklagörevlendirilmiştir.Marsellus karısına verdigi deger ve kıskançlıgından kaynaklanan bol şiddet soslu hikayeler alıp yürüdügünden,Vincente yogun stres altındadır.Son derece güzell ve çekici vegüzel olan Mia ile buluşmalarından itibaren stresin dozu artmaya başlar.Mia'nın ısrarı üzerine Jack Rabbşt Slims isimli mekana giderler.Marliyn Monroe,Buddy Holly,Mamie Van Doren gibi ünlülerin benzeri garsonlar,araba şeklinde masalar,5 dolarlık bir milk shake derken Mia ve Vincent görünürde masum ancak yogun cinsel elektrik taşıyan bir muhabbete dalarlar.Çok geçmeden mekanın bir başka özelligine sıra gelir:Müşterilerin katıldıgı ve ödüllü kupa olan dans yarışmasına.Mia kendinden emin,yarışmaya katılmaya istekli olur(Sanıtorum Marsellus Wallece,benim kocam,senin patronun,sna beni dışarı çıkartmanı ve benim istedigim her şeyi yapmanı söyledi.Dans etmek istiyorum,kazanmak istiyorum,o kupayı istiyorum.İyi dans et,ona göre...)Vincente ve Mia,Chuck Berry'nin ''You Never Can Tell'' i eşliginde benzersiz bir twist şovu sergilerler,Eve geldiklerinde kupa Mia'nın kucagındadır.Peşi sıra olanları anlatmaya gerek yok biliyorsunuz zaten...
Titanic
http://img61.imageshack.us/img61/4148/titanic4lc.jpg (http://imageshack.us/)
Rose(Kate Winslet) ile Jack(Leanardo Di Caprio) geminin aristokrat azınlıgı arasında düzenlenmiş bir geceye katılmışlardır.Jack çevresinde gördügü zenginlikten etkilenmiş ama zengin insanların burnu büyüklügü karşısında irkilimiş,o dünyadan tiksinmiştir.Bir süre sonra ortam onu sıkar ve Rose'uda arkasına takarak geminin derinliklerine ''öteki Titanic'in'' eglendigi bir salona giderler.Aristokratlar yerine fkirler çok daha içten,coşkuluyla eglenmektedirler.Rose ortamı görünce ''Nekadar pis insanlarsınız siz hiç banyo yapmazmısınız ?''diyerek burun kıvırmak yerine kırk yıllık sulukuleli gibi oynamaya başlar.Sergiledigi onca figür arasından ayak parmaklarının üstünde durma haraketi ön plana çıkar,bu haraketiyle halkın sevgisini kazanır,halk onu bagrına basar.O geceden ve danslardan sonra Rose degiimiş bambaşka bir insan olmuştur...
Risky Business (Riskli İşler)
http://img236.imageshack.us/img236/6864/tom8iz.png (http://imageshack.us/)
Her genç ailesini tatile gönderip,tüm evin kendisine kalmasını sabırsızlıkla bekler.Fakat çok azı fahişe ve kadın satıcılarına bulaşıp,başını belaya sokar herhalde.Lise ögrencisi Joel(Tom Curise)ailesi tatildeyken niste bu tarz bir macera yaşıyor.Bizi ilgilendiren yönü ise bu hengame öncesi gelen masum bir eglence.Joel,ailesini yolcu ettigi gün önce kolasına viski katar.Daha sonra babasının pek kıymetli müzik setine bir rock parçası koyar ve...Bob Seger'ın ''Old Time Rock and Roll''u çalmaya başlayınca,Curise da kayarak kadraja girer.Üzerinde sadece pembe bir gömlek,çorapları ve slip külodu vardır.Elimdeki mumluk ile şarkıya play back yapmaya başlar.Ardından evin salonunda sergilenen ir performansı gelir.Genç kahramanımızöne sehbanın üstüne çıkar,ardından koltukların üzerinde titreyerek kendinden geçer...
GILDA
http://img136.imageshack.us/img136/2981/rita3cu.png (http://imageshack.us/)
Belkide sinema tarihinin en ünlü,en erotik dans sahnesi.Aynı zamanda Rita Hayworth'un bir sinema efsanesine dönüşmesinin müsebbihi.Cinsel açıdan tatminsiz Gilda(Rita Hayworth),eski sevgilisi ve yeni kocası Johnny'yi(Glenn Ford)kıskandırmak için ufak birşov yapar.İşlettikleri kumarhanede sahne alıp,''Put the Blame on Mame''i söyler.Vokali ve dansı giderek baştan çıkartıvı bir hal almaya başlar.Şarkının finaline dogru yavaş yavaş sağ eldivenini çıkartır.Dans ve striptiz arasındaki bu baştan çıkartıcı performans erkek izleyicileri heycanlandırmıştır.Alkışlar ve ''Daha !Daha!''nidaları eşliginde sol eldivenini de çıkar.Bir erkek seyircinin yardımıyla elbisesinin fermuarı açılmaya çalışırken,Gilda apar ytopar sahne arkasına götürülür.Sonrada Gildanınyüüzne patlayan Ford'un tokadıysa,en az Hayworth'un dansı kadar etkilitdi...
Ultimo tango a Parigi (Pariste Son Tango)
http://img99.imageshack.us/img99/1882/marlo21ic.png (http://imageshack.us/)
Tango...Okadar duygusal ve cinselki sadece dans olarak tanımlanmıyor,anlattıkları sadece dans kelimesi içine sıgdırılmıyor.Tango daha çok iki insan arasındaki tutku,denge ve anlaşmadan ibaret.Daha çok iki ruhun birbirini özel bir anda fiziksel olarak kucaklaşması...Tango yapabilmek için ,tıpkı ''Pariste Son Tango''daki gibi,partnerlerini tanımama lüksüne sahipsin.Hatta tanımak bile istemiyorsun,çünkü önemli olan o anda paylaşılan.Marlon Brando'nun aktörlük geçmişi içindeki mihenk taşı filmlerinden birisi olan ''Pariste Son Tango''da,Paris'de kiralık bir apartmanın dairesinde tesadüfen karşılaşıp tanışan ve birbirleri hakkında en ufak bir detaya bile sahip olmayan,birliktelikleri sadece tanılrıkları o apartman dairesiyle sınırlı olan 45 yaşındaki dul Paul ve 20 yaşındaki nişanlı Jeanne arasındaki tutkulu ilişki anlatılmakta.Filmin en etkileyici sahnelerinden birisiyse,film boyunca apartman dairesi içerisinde birlikte gördügümüz Jeanne ve Paul'un halka açık bir alan olan balo salonunda sergiledikleri dans performansı.Bu sahnenin gücü birazda film süresince bize sunulan kamera haraketleri ve kareografinin bir tango sahnesi ile ortaya dökülüyor olmasında yatıyor.Daha önceki tüm sahnelerde katı,sert ve hatta kaba bir adam olarak gördügümüz Paul'ün,o eveden çıkıp da insan içine karışınca ve sarhoş olunca bir anda tabir-i caise havası sönüyor.Bir bir kendisiyle ilgili gerçekleri ve Jeanne'a olan aşkını anlatmaya başlıyor.Buda apartmanda olanla dışarıda olanın farkını ortaya çıkaracak bir gerilimi ortaya koyuyor.Ardındanda son paylaşımları olan tango sahnesi geliyor ki deminde dedigim gibi filmin tüm anlatılmak istendigini bize anlatıyor...
Scent Of A Women (Kadın Kokusu)
http://img220.imageshack.us/img220/899/scent23kw.jpg (http://imageshack.us/)
Al Pacino'yu kadınları kokularından tanıyan kör bir emekli subay olarak karşımıza çıkaran film,bir lokantadaki dans sahnesiyle,özellikle tango severlerin akıllarına kazınmıştı.Charlie'nin(Chirs O'Donnell)Noel'de evine dönebilmek için paraya ihtiyacı vardır.Bunun için ailesi tatile gittiginde yanlız kalacak olan emekli subay Frank'e göz kulak olmayı kabul eder.Evde sakin bir kaç gün deçireceklerini düşünüyor olsa da,olaylar tahmin ettigi gibi gelişmeyecektir.Aksi ve öfkeli bir adam olan Frank aslında haftasonunu Charlie ile beraber New York'da geçirmeyi planlamış,biletleri ve otel odalarını ayarlamıştır.Herşeyi kuralına göre yapan Charlie,bu durumdan çok rahatsız olur.Frank'in ailesinden habersiz yapılacak olan bu yolculuga gitmeyi istemez.Ama sorumlululk duygusu peşini bırakmadıgından Frank'in oraya yanlız gitmesine gözü razı olmaz.Böylece New York'da hayal bile edemeyecegi günler geçirip,Frank'in çılgınlıklarına katılmış olur.Bir lokantada yemek yerken,Frank sevgisini bekleyen güzel bir kadını(Gabrielle Anwar)dansa kaldırır.Kalkmadan önce Charlie'ye sessizce pistin boyutlarını sorar.Şaşkınlık içindeki kadınla beraber muhteşem bir tango gösterisi sunar.Kendine güveni,en büyük tutkusu olan kadınlar hakkındaki bilgisi,güçlü sezgileri ve cesaretiyle Chalie'yi kendine hayran bırakır...
Romeo and Juliet
http://img219.imageshack.us/img219/3467/filmromj6ms.jpg (http://imageshack.us/)
Shakespare'in defalarca beyazperdeye uyarlanam oyunu,İtalyan yönetmen Franco Zeffrielli de çekmiş.Bu film Oscar'a aday gösterilmişti.Zeffrielli'nin ''Romeo and Juliet''i özellikle kostüm tasarımı ve sanat yönetmenligiyle dikkat çekiyordu.Zaten 1969 yılına En İyi Görüntü Yönetmenligi ve En İyi Kostüm dalalrında Oscar kazandı.Juliet'i 17 yaşındaki Arjantinli oyuncu Olivia Hussey,Romeo'yu ise 18 yaşındaki İngiliz Leonard Whiting canlandırıyor.Dans sahnesine gelirsek...Romeo arkadaşlarıyla birlikte,ailesinin düşman oldugu Montegue'ların evindeki baloya gider.Şaşkın şaşkın ortalıkta dolaşırken dans için çagrı yapılır.Herkes bileklerine ziller takarak dans etmeye başlar.İçiçe iki daire oluşturup,toplu halde yapılan dansta Romeo ve Juliet de vardır.Dış çemberde dans eden Romeo ve iç çemberde dans eden Juliet,çemberin içinde dönerken karşı karşıya geldiklerinde birbirlerine baka kalırlar.Romeo'nun yüzündeki maske nedeniyle sadece gözleri görünmektedir.Daha sonra yeniden karşılaştıklarında birbirlerine nasıl baktıklarını gören Julietin kuzeni çok sinirlerinir.Bu arada dans iyice hızlanmıştır.İki çemberi oluşturanlar ayrı yönlerde dönmeye başlarlar.Çok eglenen,ama başı dönen Juliet'in gözüne ara sıra,dış çemberde dans eden yani dönüp duran Romeo takılır.Aşıkların ilk konuşması bu dans sahnesinden hemen sonra olacak,dans bittiginde ikiside kalabalıgın içinde birbirlerini aramaya başlayacaklardır...
Bob's kullanıcısa çoook teşekkürler...:)
Müzik ve dans denilince çogu kişinin aklına önce müzikaller gelir.Oysa sinemasal açıdan son derece zengin bu iki öge hemen her tür filmde kullanılmıştır.Hata farklı türlerde çogu filmde,müzikallerindeki ihtişama ve incelikli koreografilere taş çıkartacak sahneler mevcuttur...
Pulp Fiction(Ucuz Roman)
http://img234.imageshack.us/img234/8687/yusyusuf5ed.jpg (http://imageshack.us/)
Mafya için çaloşan tetikçi Vincent Vega,patronu Marsellus Wallece'ın karısı Mia'yı akşam yemegine çıkartmaklagörevlendirilmiştir.Marsellus karısına verdigi deger ve kıskançlıgından kaynaklanan bol şiddet soslu hikayeler alıp yürüdügünden,Vincente yogun stres altındadır.Son derece güzell ve çekici vegüzel olan Mia ile buluşmalarından itibaren stresin dozu artmaya başlar.Mia'nın ısrarı üzerine Jack Rabbşt Slims isimli mekana giderler.Marliyn Monroe,Buddy Holly,Mamie Van Doren gibi ünlülerin benzeri garsonlar,araba şeklinde masalar,5 dolarlık bir milk shake derken Mia ve Vincent görünürde masum ancak yogun cinsel elektrik taşıyan bir muhabbete dalarlar.Çok geçmeden mekanın bir başka özelligine sıra gelir:Müşterilerin katıldıgı ve ödüllü kupa olan dans yarışmasına.Mia kendinden emin,yarışmaya katılmaya istekli olur(Sanıtorum Marsellus Wallece,benim kocam,senin patronun,sna beni dışarı çıkartmanı ve benim istedigim her şeyi yapmanı söyledi.Dans etmek istiyorum,kazanmak istiyorum,o kupayı istiyorum.İyi dans et,ona göre...)Vincente ve Mia,Chuck Berry'nin ''You Never Can Tell'' i eşliginde benzersiz bir twist şovu sergilerler,Eve geldiklerinde kupa Mia'nın kucagındadır.Peşi sıra olanları anlatmaya gerek yok biliyorsunuz zaten...
Titanic
http://img61.imageshack.us/img61/4148/titanic4lc.jpg (http://imageshack.us/)
Rose(Kate Winslet) ile Jack(Leanardo Di Caprio) geminin aristokrat azınlıgı arasında düzenlenmiş bir geceye katılmışlardır.Jack çevresinde gördügü zenginlikten etkilenmiş ama zengin insanların burnu büyüklügü karşısında irkilimiş,o dünyadan tiksinmiştir.Bir süre sonra ortam onu sıkar ve Rose'uda arkasına takarak geminin derinliklerine ''öteki Titanic'in'' eglendigi bir salona giderler.Aristokratlar yerine fkirler çok daha içten,coşkuluyla eglenmektedirler.Rose ortamı görünce ''Nekadar pis insanlarsınız siz hiç banyo yapmazmısınız ?''diyerek burun kıvırmak yerine kırk yıllık sulukuleli gibi oynamaya başlar.Sergiledigi onca figür arasından ayak parmaklarının üstünde durma haraketi ön plana çıkar,bu haraketiyle halkın sevgisini kazanır,halk onu bagrına basar.O geceden ve danslardan sonra Rose degiimiş bambaşka bir insan olmuştur...
Risky Business (Riskli İşler)
http://img236.imageshack.us/img236/6864/tom8iz.png (http://imageshack.us/)
Her genç ailesini tatile gönderip,tüm evin kendisine kalmasını sabırsızlıkla bekler.Fakat çok azı fahişe ve kadın satıcılarına bulaşıp,başını belaya sokar herhalde.Lise ögrencisi Joel(Tom Curise)ailesi tatildeyken niste bu tarz bir macera yaşıyor.Bizi ilgilendiren yönü ise bu hengame öncesi gelen masum bir eglence.Joel,ailesini yolcu ettigi gün önce kolasına viski katar.Daha sonra babasının pek kıymetli müzik setine bir rock parçası koyar ve...Bob Seger'ın ''Old Time Rock and Roll''u çalmaya başlayınca,Curise da kayarak kadraja girer.Üzerinde sadece pembe bir gömlek,çorapları ve slip külodu vardır.Elimdeki mumluk ile şarkıya play back yapmaya başlar.Ardından evin salonunda sergilenen ir performansı gelir.Genç kahramanımızöne sehbanın üstüne çıkar,ardından koltukların üzerinde titreyerek kendinden geçer...
GILDA
http://img136.imageshack.us/img136/2981/rita3cu.png (http://imageshack.us/)
Belkide sinema tarihinin en ünlü,en erotik dans sahnesi.Aynı zamanda Rita Hayworth'un bir sinema efsanesine dönüşmesinin müsebbihi.Cinsel açıdan tatminsiz Gilda(Rita Hayworth),eski sevgilisi ve yeni kocası Johnny'yi(Glenn Ford)kıskandırmak için ufak birşov yapar.İşlettikleri kumarhanede sahne alıp,''Put the Blame on Mame''i söyler.Vokali ve dansı giderek baştan çıkartıvı bir hal almaya başlar.Şarkının finaline dogru yavaş yavaş sağ eldivenini çıkartır.Dans ve striptiz arasındaki bu baştan çıkartıcı performans erkek izleyicileri heycanlandırmıştır.Alkışlar ve ''Daha !Daha!''nidaları eşliginde sol eldivenini de çıkar.Bir erkek seyircinin yardımıyla elbisesinin fermuarı açılmaya çalışırken,Gilda apar ytopar sahne arkasına götürülür.Sonrada Gildanınyüüzne patlayan Ford'un tokadıysa,en az Hayworth'un dansı kadar etkilitdi...
Ultimo tango a Parigi (Pariste Son Tango)
http://img99.imageshack.us/img99/1882/marlo21ic.png (http://imageshack.us/)
Tango...Okadar duygusal ve cinselki sadece dans olarak tanımlanmıyor,anlattıkları sadece dans kelimesi içine sıgdırılmıyor.Tango daha çok iki insan arasındaki tutku,denge ve anlaşmadan ibaret.Daha çok iki ruhun birbirini özel bir anda fiziksel olarak kucaklaşması...Tango yapabilmek için ,tıpkı ''Pariste Son Tango''daki gibi,partnerlerini tanımama lüksüne sahipsin.Hatta tanımak bile istemiyorsun,çünkü önemli olan o anda paylaşılan.Marlon Brando'nun aktörlük geçmişi içindeki mihenk taşı filmlerinden birisi olan ''Pariste Son Tango''da,Paris'de kiralık bir apartmanın dairesinde tesadüfen karşılaşıp tanışan ve birbirleri hakkında en ufak bir detaya bile sahip olmayan,birliktelikleri sadece tanılrıkları o apartman dairesiyle sınırlı olan 45 yaşındaki dul Paul ve 20 yaşındaki nişanlı Jeanne arasındaki tutkulu ilişki anlatılmakta.Filmin en etkileyici sahnelerinden birisiyse,film boyunca apartman dairesi içerisinde birlikte gördügümüz Jeanne ve Paul'un halka açık bir alan olan balo salonunda sergiledikleri dans performansı.Bu sahnenin gücü birazda film süresince bize sunulan kamera haraketleri ve kareografinin bir tango sahnesi ile ortaya dökülüyor olmasında yatıyor.Daha önceki tüm sahnelerde katı,sert ve hatta kaba bir adam olarak gördügümüz Paul'ün,o eveden çıkıp da insan içine karışınca ve sarhoş olunca bir anda tabir-i caise havası sönüyor.Bir bir kendisiyle ilgili gerçekleri ve Jeanne'a olan aşkını anlatmaya başlıyor.Buda apartmanda olanla dışarıda olanın farkını ortaya çıkaracak bir gerilimi ortaya koyuyor.Ardındanda son paylaşımları olan tango sahnesi geliyor ki deminde dedigim gibi filmin tüm anlatılmak istendigini bize anlatıyor...
Scent Of A Women (Kadın Kokusu)
http://img220.imageshack.us/img220/899/scent23kw.jpg (http://imageshack.us/)
Al Pacino'yu kadınları kokularından tanıyan kör bir emekli subay olarak karşımıza çıkaran film,bir lokantadaki dans sahnesiyle,özellikle tango severlerin akıllarına kazınmıştı.Charlie'nin(Chirs O'Donnell)Noel'de evine dönebilmek için paraya ihtiyacı vardır.Bunun için ailesi tatile gittiginde yanlız kalacak olan emekli subay Frank'e göz kulak olmayı kabul eder.Evde sakin bir kaç gün deçireceklerini düşünüyor olsa da,olaylar tahmin ettigi gibi gelişmeyecektir.Aksi ve öfkeli bir adam olan Frank aslında haftasonunu Charlie ile beraber New York'da geçirmeyi planlamış,biletleri ve otel odalarını ayarlamıştır.Herşeyi kuralına göre yapan Charlie,bu durumdan çok rahatsız olur.Frank'in ailesinden habersiz yapılacak olan bu yolculuga gitmeyi istemez.Ama sorumlululk duygusu peşini bırakmadıgından Frank'in oraya yanlız gitmesine gözü razı olmaz.Böylece New York'da hayal bile edemeyecegi günler geçirip,Frank'in çılgınlıklarına katılmış olur.Bir lokantada yemek yerken,Frank sevgisini bekleyen güzel bir kadını(Gabrielle Anwar)dansa kaldırır.Kalkmadan önce Charlie'ye sessizce pistin boyutlarını sorar.Şaşkınlık içindeki kadınla beraber muhteşem bir tango gösterisi sunar.Kendine güveni,en büyük tutkusu olan kadınlar hakkındaki bilgisi,güçlü sezgileri ve cesaretiyle Chalie'yi kendine hayran bırakır...
Romeo and Juliet
http://img219.imageshack.us/img219/3467/filmromj6ms.jpg (http://imageshack.us/)
Shakespare'in defalarca beyazperdeye uyarlanam oyunu,İtalyan yönetmen Franco Zeffrielli de çekmiş.Bu film Oscar'a aday gösterilmişti.Zeffrielli'nin ''Romeo and Juliet''i özellikle kostüm tasarımı ve sanat yönetmenligiyle dikkat çekiyordu.Zaten 1969 yılına En İyi Görüntü Yönetmenligi ve En İyi Kostüm dalalrında Oscar kazandı.Juliet'i 17 yaşındaki Arjantinli oyuncu Olivia Hussey,Romeo'yu ise 18 yaşındaki İngiliz Leonard Whiting canlandırıyor.Dans sahnesine gelirsek...Romeo arkadaşlarıyla birlikte,ailesinin düşman oldugu Montegue'ların evindeki baloya gider.Şaşkın şaşkın ortalıkta dolaşırken dans için çagrı yapılır.Herkes bileklerine ziller takarak dans etmeye başlar.İçiçe iki daire oluşturup,toplu halde yapılan dansta Romeo ve Juliet de vardır.Dış çemberde dans eden Romeo ve iç çemberde dans eden Juliet,çemberin içinde dönerken karşı karşıya geldiklerinde birbirlerine baka kalırlar.Romeo'nun yüzündeki maske nedeniyle sadece gözleri görünmektedir.Daha sonra yeniden karşılaştıklarında birbirlerine nasıl baktıklarını gören Julietin kuzeni çok sinirlerinir.Bu arada dans iyice hızlanmıştır.İki çemberi oluşturanlar ayrı yönlerde dönmeye başlarlar.Çok eglenen,ama başı dönen Juliet'in gözüne ara sıra,dış çemberde dans eden yani dönüp duran Romeo takılır.Aşıkların ilk konuşması bu dans sahnesinden hemen sonra olacak,dans bittiginde ikiside kalabalıgın içinde birbirlerini aramaya başlayacaklardır...
Bob's kullanıcısa çoook teşekkürler...:)

