özgeylani
09-03-2008, 11:46 AM
Eğitim
Tevhid-i Tedrisat’a ‘resmi suskunluk’ 3 Mart 1924 yılında çıkarılan Tevhid-i Tedrisat yasası Milli Eğitim Bakanlığı’na çok önemli bir konum kazandırmasına rağmen, MEB tarafından hatırlanmayı bir türlü hak edemiyor
Bundan 84 yıl önce,
3 Mart 1924 yılında kabul edilen Tevhid-i Tedrisat “eğitim-öğretim birliği” Kanunu’nun yıldönümü kimsenin aklına gelmedi. Ne Milli Eğitim Bakanlığı, ne de YÖK bu önemli günü hatırladı.
Eğitim Birliği Yasası’nın ta 1950’li yıllardan itibaren unutturulmaya çalışıldığını belirten Eğitim-İş Genel Başkanı Yüksel Adıbelli, “Okulları tarikat ve cemaat mensuplarına teslim eden MEB’in Tevhid-i Tedrisat’ın yıldönümlerini hatırlamaması gayet doğal” dedi.
DİN ÖĞRETMENİ KALMADI
Milli Eğitim Bakanlığı’nda tarikat ve cemaatlerin egemen olduğunu da ifade eden Adıbelli, “Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi öğretmenleri, yönetici oldu. Okullarda Din Kültürü öğretmeni kalmadı. Bu dersi ya imamlar veriyor. 5-6 yıldır, eğitimi darmadağın ettiler. Eğitimde birliği savunan öğretmenleri de sürgüne gönderdiler” diye konuştu.
Eğitim-Sen Genel Başkanı Alaaddin Dinçer ise, “Günümüzdeki uygulamalar bu yasanın neden çıkarıldığını göstermeye yetiyor” dedi.
YOK SAYILMAMALI
Son yıllarda özellikle tarikat ve cemaat dershanelerinde kız ve erkek öğrencilerin ayrı sınıflarda okutulduğu bir dönemde Tevhid-i Tedrisat Yasası’nın öneminin bir kat daha arttığını ifade eden Eğitim-Sen Başkanı Dinçer şöyle konuştu:
“Kutlu doğum haftalarını kutlayanlar, Tevhid-i Tedrisat Yasası’nı da unutmamalılar. Ama görüyoruz ki, unutmak bir yana, bu zihniyet Tevhid-i Tedrisat’ı yok saymaktadır. Bu önemli yasa yok sayılmamalı, yok sayılamaz.”
KANUN NE GETİRDİ
3 Mart 1924 günü Meclis’te kabul edilen “Tevhid-i Tedrisat” eğitimde birlik ilkesini içeriyor. Kanun ile eğitim birliği bir sistem olarak benimsenmiş bulunmaktadır. Bu kanunla, bütün okullar kurulan Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlanmıştır. Tekke, medrese ve zaviyeler kapatılmıştır.“Kemalist Türkiye’de Eğitimin Modernleşmesi” yazarı Michael Winter’e göre; “Yasa, birleşik, modern, seküler, eşitlikçi ve milli bir eğitim sistemiydi. Sistemin ulusçuluğu geliştiren bir rolü olması, özellikle milli kimlik yerine İslam kimliğine sahip olan ve aynı zamanda çok sayıda bölgeye, kabilelere, ırklara ve dil birimlerine ayrılmış olan bu ülke için yaşamsal önem taşıyordu.” [İstanbul:Sarmal, ISBN 975-8304-18-6, s.235-249].
Bekir Türkmenoğlu
Tevhid-i Tedrisat’a ‘resmi suskunluk’ 3 Mart 1924 yılında çıkarılan Tevhid-i Tedrisat yasası Milli Eğitim Bakanlığı’na çok önemli bir konum kazandırmasına rağmen, MEB tarafından hatırlanmayı bir türlü hak edemiyor
Bundan 84 yıl önce,
3 Mart 1924 yılında kabul edilen Tevhid-i Tedrisat “eğitim-öğretim birliği” Kanunu’nun yıldönümü kimsenin aklına gelmedi. Ne Milli Eğitim Bakanlığı, ne de YÖK bu önemli günü hatırladı.
Eğitim Birliği Yasası’nın ta 1950’li yıllardan itibaren unutturulmaya çalışıldığını belirten Eğitim-İş Genel Başkanı Yüksel Adıbelli, “Okulları tarikat ve cemaat mensuplarına teslim eden MEB’in Tevhid-i Tedrisat’ın yıldönümlerini hatırlamaması gayet doğal” dedi.
DİN ÖĞRETMENİ KALMADI
Milli Eğitim Bakanlığı’nda tarikat ve cemaatlerin egemen olduğunu da ifade eden Adıbelli, “Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi öğretmenleri, yönetici oldu. Okullarda Din Kültürü öğretmeni kalmadı. Bu dersi ya imamlar veriyor. 5-6 yıldır, eğitimi darmadağın ettiler. Eğitimde birliği savunan öğretmenleri de sürgüne gönderdiler” diye konuştu.
Eğitim-Sen Genel Başkanı Alaaddin Dinçer ise, “Günümüzdeki uygulamalar bu yasanın neden çıkarıldığını göstermeye yetiyor” dedi.
YOK SAYILMAMALI
Son yıllarda özellikle tarikat ve cemaat dershanelerinde kız ve erkek öğrencilerin ayrı sınıflarda okutulduğu bir dönemde Tevhid-i Tedrisat Yasası’nın öneminin bir kat daha arttığını ifade eden Eğitim-Sen Başkanı Dinçer şöyle konuştu:
“Kutlu doğum haftalarını kutlayanlar, Tevhid-i Tedrisat Yasası’nı da unutmamalılar. Ama görüyoruz ki, unutmak bir yana, bu zihniyet Tevhid-i Tedrisat’ı yok saymaktadır. Bu önemli yasa yok sayılmamalı, yok sayılamaz.”
KANUN NE GETİRDİ
3 Mart 1924 günü Meclis’te kabul edilen “Tevhid-i Tedrisat” eğitimde birlik ilkesini içeriyor. Kanun ile eğitim birliği bir sistem olarak benimsenmiş bulunmaktadır. Bu kanunla, bütün okullar kurulan Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlanmıştır. Tekke, medrese ve zaviyeler kapatılmıştır.“Kemalist Türkiye’de Eğitimin Modernleşmesi” yazarı Michael Winter’e göre; “Yasa, birleşik, modern, seküler, eşitlikçi ve milli bir eğitim sistemiydi. Sistemin ulusçuluğu geliştiren bir rolü olması, özellikle milli kimlik yerine İslam kimliğine sahip olan ve aynı zamanda çok sayıda bölgeye, kabilelere, ırklara ve dil birimlerine ayrılmış olan bu ülke için yaşamsal önem taşıyordu.” [İstanbul:Sarmal, ISBN 975-8304-18-6, s.235-249].
Bekir Türkmenoğlu

