4umTurk Portal.Sizin için en iyisi Türkiye'nin incisi


4umTurkü ziyaret ettiğiniz için teşekkürler.Burası sitemizin arşividir.Ana siteye giriş için lütfen yukarıdaki bannerı tıklayınız.


Geçmişteki Türk Bilimadamlarından Bir Demet

mbiterge
23-02-2008, 11:47 AM
Galileo, Nevton, Kopernik, Kristof Kolomb, Dekart, Aynştayn ve diğerleri… Bu isimleri duymayan-bilmeyen kişi yoktur sanırım. Bu kişilerin kim olduğunu, neler yaptığını biliyoruz, en kötü ihtimalle bu isimleri hayatımızda onlarca kez duyduk. Peki, ya Ali Kuşçu, Harezmî, Biruni, İbni Sina, Farabi, Cezeri ve diğerleri? Bu isimleri duyanımız-bilenimiz var mı? Sanırım çok az bir kesim bu kişilerin kim olduğunu ve neler yaptığını biliyor. Belki bu isimlerden bazılarını ise ilk defa duyduk…

İlkokul çağlarından beri, yukarıda belli bir kesminin ismini saydığımız yabancı bilim adamları, bize birçok önemli buluşun sahibi diye tanıtıldı. Bu insanların büyük buluşlar yaptığı doğru; ama bu konular araştırıldığında bunlardan bazılarının daha önce Türk bilim adamları tarafından bulunduğu görülmektedir. Fakat buluşu fark edememe ya da yayınlamama ya da başka sebeplerden bunların sahipleri Türkler olarak bilinmez. Mesela her türlü mühendislikte inanılmaz uygulamaları olan, sayısal alanda eğitim gören herkesin bildiği türev… Kim bu matematiksel yöntemi geliştirdi? Fermat mı? Aslında türevi Fermat'tan çok daha önce Şarafeddin al-Tusi buldu, fakat o zaman türevin anlamı fark edilemedi. Şarafeddin al-Tusi aslında türevi keşfettiğinin farkında değildi.
"Matematiğin en önemli keşiflerinden olan türev, 1636'da Fermat tarafından tekrar keşfedilecek ve bu da analitik geometri ile beraber, kalkülüsün doğumuna neden olacak ve matematikte bir devrim yaratacaktır."(1)

Yabancı bilim adamlarının birçok önemli buluşun sahibi olduğunun belirtilmesi ile birlikte, sanki hiç Türk bilim adamı yokmuş gibi Türklerin yaptığı çalışmalardan hiç bahsedilmemekte, bahsedilse bile bu kişilerden Arap ya da Fars diye bahsedilmektedir. Hâlbuki cebrin kurucusu olan Harezmî, önemli tıp âlimi İbni Sina, modern kimyanın kurucusu Cabir Bin Hayyan Türk’tür.

Biz yukarıda adı geçen kişilerin bilime yaptığı katkıyı inkâr etmiyoruz. Ancak biz, bilim adamı diye sadece yabancıların tanıtılmasına karşıyız. Bilim adına kim ne yaptıysa, onun açıklanmasını ve öğretilmesini istiyoruz.

Bu çalışmamızda, bugüne kadar gelmiş-geçmiş Türk bilim adamlarını tanıtmaya ve onların neler yaptıklarını açıklamaya çalışacağız.

mbiterge
23-02-2008, 11:47 AM
Ali Kuşçu (?-1474)

Ali Kuşçu, Türk-İslam dünyasının en büyük astronomlarındandır. Küçük yaşta devrin önemli âlimlerinden astronomi ve matematik dersi alıp, daha sonra da bilgisini artırmak için Kirman’a gitmiştir. Burada “Hall-ü Eşkâl-i Kamer” (Ay Safhalarının Açıklanması) adlı risale ile “Şerh-i Tecrid” adlı eserini yazmıştır. Eğitimini tamamladıktan sonra Uluğ Bey’in kurduğu rasathaneye genç yaşta müdür olmuştur. Uluğ Bey Rasathanesi, bu alanda önemli rasathanelerdendir. Rasathane astronomi araştırmalarında en doğru sonuçları alıyordu. Ali Kuşçu ise bu rasathanede gece gündüz demeden çalışıyor, bilimsel gerçeklere yenilerinin katılması için uğraşıyordu.

15. yüzyılda devrin önemli bilim merkezlerinden olan Semerkant’ta, Akkoyunlu hükümdarı Uzun Hasan’ın himayesinde çalışırken Osmanlı Sultanı Fatih Sultan Mehmet’in “batıya kaymış olan ilim merkezlerini aydınlatması ve İstanbul medreselerinde ilim sevdalısı gençleri yetiştirmesi” için İstanbul’a davet edildi. Fatih, Ali Kuşçu’yu Ayasofya Medresesine müderris ve kendi kütüphanesine de müdür olarak atadı. Ali Kuşçu’nun İstanbul’da ders vermeye başlamasının ardından İstanbul medreselerinde matematik ve astronomide büyük gelişmeler yaşandı. Ali Kuşçu’dan önce Osmanlıda astronomi ile uğraşan bilgin olmadığı ve onun gelmesi ile Osmanlılar arasında astronomi yayıldığı için Ali Kuşçu’nun İstanbul’a gelişi önemlidir.

Batılı bilgin W. Borthold’un ifadesiyle “Yaşadığı Yüzyılın Batlamyus’u” olan Ali Kuşçu;

1 “Risale Fi’l-Fethiye” adlı eserinde ekliptiğin eğimini hesaplayarak “23 30 17” olarak bulmuştur. Bugünkü değer ise “23 27 00” dır. Bu küçük fark da onun astronomi bilgisinin üstünlüğünü gösterir.
2 Uluğ Bey Rasathanesinde müdür iken Uluğ Bey tarafından Çin’e gönderildi ve dönüşünde dünyanın yüzölçümü ve meridyeni hesap etmiştir.
3 İstanbul’da, Osmanlı’da görevli iken ise İstanbul’un, önceden belirlenmiş olan 60 derecelik boylamını 59 derece olarak düzeltmiş, enlemini ise 41 derece 14 dakika olarak belirlemişti.
4 Fatih Külliyesine basite (güneş saati) yapmıştır.
5 Ay’ın ilk haritasını çıkaran bilgindir. Ali Kuşçu’nun adı bugün Ay’ın bir bölgesine verilmiştir.(2)

mbiterge
23-02-2008, 11:48 AM
Muhammet İbni Musa al-Harezmî (Algorizm) (770–840)

İsmindem Güney Özbekistan'da doğduğu anlaşılıyor. Cebirin kurucusudur. Dünyanın gördüğü en büyük matematik, coğrafya ve astronomi bilgini olan Harezmi bir Türk’dür. Hayatının büyük bölümünü Bağdat’ta matematik, astronomi, coğrafya konularında çalışarak geçirmiştir. Abbasi halifesi Mem’un tarafından Eski Mısır, Grek, Mezopotamya ve Eski Hint medeniyetlerine ait eserlerin bulunduğu Bağdat Saray Kütüphanesi’nin idaresinde, ardından da Bağdat Saray Kütüphanesi’ndeki yabancı eserlerin tercümesini yapmak üzere kurulan bir tercüme akademisi olan Beyt’ül Hikme’de görevlendirilir. Böylece araştırma yapmak için maddi-manevi imkânlara kavuşur. Kısa sürede üne kavuşan Harezmî, Şam’da bulunan Kasiyun Rasathanesinde çalışan bilim heyetinde ve yerkürenin bir derecelik meridyen yayını ölçmek üzere Sincar Ovasına giden bilim heyetinde bulunmuştur. Ayrıca Hint matematiğini incelemek için Hindistan’a giden bilim heyetine de başkanlık etmiştir.
1 Latince’ye çevrilen “El-Kitab’ul Muhtasar fi’l Hesab’il cebri ve’l Mukabele” adlı eserinde ikinci dereceden bir bilinmeyenli ve iki bilinmeyenli denklem sistemlerinin çözümünü inceler. Bu eserde Harezmî yeni teoremler ve problemlere getirdiği çözümlerle Avrupa matematiğine ışık tutmuştur. Eser 300 yıl sonra Latince’ye çevrilmiş ve böylece Avrupa, Doğu’dan 300 yıl geriden takip etmiştir cebiri. (Bu eserin Avrupa’da ilk tercümesi 1145’te yayınlanmıştır. Avrupa’da yayınlanan ilk cebir kitabıdır.)
2 Astronomik cetvellerle ilgili kitaplar yazmıştır. Bunun yanında 70 tane bilim adamıyla birlikte çalışarak 830 yılında bir dünya haritası çizmiş, dünyanın çevresini ve hacmini hesaplama çalışmalarına katılmıştır.
3 Harezmî’nin “Al-Cebr ve Al Mukabele” adlı eseri bir önsöz, beş asıl ve bir ek bölümden oluşur. Al-Cebr ve Al Mukabele, indirgeme ve denkleme anlamına gelen bu isim daha sonra cebir( veya algebra) oalrak kısaltılmıştır. İlk bölümde altı ayrı tipteki birinci ve ikinci derece denklemlerin geometrik çözümleri ve ikinci derece tam olmayan üç farklı tipteki denklemlerin özgün çözümleri yer alır. İkinci bölüm ikinci derece üç denklem ipinin çözümünü içerir. Harezmî burada denklemde bilinmeyen için şey (bugünkü x), a ve b gibi katsayılar için dirhem ve x ile katsayı çarpımları için kaab sözcüğünü kullanır. Harezmî günümüzdeki “ikinci dereceden bir bilinmeyenli denklemi” bulan matematikçidir. Denklemin çözümünü çizim yoluyla (geometrik olarak) ilk o açıklamıştır. Batı’nın (Avrupa’nın) bulduğunu sandığımız formülü Harezmî Batı’dan 700 sene öncesinde kullanmaktaydı. Eserin üçüncü bölümünde özdeşlikler ve çarpanlara ayırma konusu örnekleriyle birlikte yer almıştır (yani Harezmî iki terimli bir çarpım sonucunun bulunuşunu göstermiştir). Dördüncü bölümde köklü ifadelere, beşinci bölümde ise çeşitli problemlere yer verilmiştir. (Bu eserin aslı şu anda İngiltere Oxford, Bodlyn Kütüphanesindedir.)
4 Günümüzde matematikte denklem çözümlerinde bilinmeyen için kullandığımız “x” de Harezmî’nin keşfidir. Yukarıda belirtildiği gibi Harezmî denklem çözümlerinde bilinmeyen için “şey” sözcüğünü kullanıyordu. Bu sözcük İspanyolcaya “xay” diye geçti. Daha sonra bu kısalarak “x” oldu. Yani günümüzde matematikte Batı’dan alarak kullandığımız x de bizden Batı’ya geçmiştir.
5 Bilim dünyası analitik geometriyi Descartes’in kurduğunu (“La Geometri” adlı eseri ile) kabul eder. Hâlbuki Descartes’ten 830 yıl önce, Harezmî, eserinde ikinci derece tam olmayan denklemlerin çözümünde kullandığı iki çözümden biri kare ve dikdörtgen yöntemidir (geometrik çözüm yöntemi). Bu çözüm yolu matematik tarihinde bir ilktir. Böylece ilk kez cebirsel geometriye (analitik geometri) dair örnek matematikte kullanılmıştır. Buradan çıkan sonuçla analitik geometriyi Descartes değil Harezmî kurmuştur.
6 Harezmî, “Kitab-ul-Muhtasar fil-Hisab-il-Hindi” adlı eserinde, matematik tarihinde ilk defa “sıfır”dan bahsetmiştir (“Sekiz diğer sekizden çıkınca geriye bir şey kalmaz. Boş kalmamsı için bir dairecik koy.”) ve böylece sıfırı Harezmî bulmuştur. Harezmî sıfırın bulunuşu ile “9 rakam ve bu yeni sembol ile tüm işleri yapmak mümkündür.” demiştir. Harezmî diğer bir ifade ile sıfırı diğer rakamlarla ekleyerek onluk sistemi tamamlamıştır. Harezmî bu eserinde ayrıca rakamların birler basamağından başlanarak sağdan sola yazıldığını belirtmiştir. Bu da matematik tarihinde bir ilktir. (Bu eserin aslı şu anda Viyana Saray Kütüphanesindedir.)
7 “Kitabu Sureti’l-Arz” adlı eserinde yeryüzünün çapına ait hesapları derlemiş, Nil Nehri’nin kaynağını açıklamış ve Batlamyus’un astronomik cetvellerini düzeltmiştir. “Zicü’l-Harezmî” adlı esrinde ise astronomi için gerekli olan trigonometri bilgi ve cetvellerini vermiştir.(3)

mbiterge
23-02-2008, 11:48 AM
Farabi (870–950)

Büyük Türk-İslam âlimlerindendir. Matematik, tıp botanik, musiki, felsefe ve mantık alanlarında eserler yazmıştır. İbni Sina kadar olmasa da tıp ile uğraşan Farabi bu konuda tedavi yöntemleri ile fazla uğraşmamıştır.

1 İlimleri tasnif ederek tanımlarını yapan Farabi pratik ve teorik açıdan da eğitim ve öğretimdeki değerlerine ayrı ayrı değindi.
2 Farabi, sesin fiziki izahını yapan ilk âlimdir. Deneylerle titreşimlerin dalga uzunluğuna göre azalıp çoğaldığını ortaya koydu. Bu keşfiyle müzik aletlerinin yapımında gerekli olan kuralları bulmuştur.
3 Tıp alanında yaptığı çalışmalarda bütün organların tanınması, hastalıkların çeşitlerinin bilinmesi, ilaçlar konusunda çalışmalar yapmıştır.
4 Sosyolojik çalışması olan “el-Medinetü’l-Fadıla” adlı eserinde bütün kâinatın ve kâinat içindeki varlıkların daimi bir mücadeleyle var oldukları tezini işlemiş ve kendisinden beş asır sonra Hobbes ve Darvin’in ortaya koyduğu teorilerin öncüsü olmuştur.
5 İyi bir matematikçi de olan Farabi logaritmayı bulmaya çok yaklaşmıştır. Ancak bu çalışması Batı’da duyulmamış ve İslam dünyasında ses getirmiştir.
6 Musiki alanında üstat sayılan Farabi, günümüzde kullanılan “Kanun” adlı müzik aletini bulmuştur. “Rübap” adı verilen çalgıyı geliştirerek bugünkü şeklini vermiştir.(4)

mbiterge
23-02-2008, 11:48 AM
İbni Sina (Avicenna) (980–1037)

Büyük tıp bilgini. 18 yaşında çağını bütün bilimlerini öğrendi ve 57 yaşında vefat ettiğinde ardında 150’den fazla eser bıraktı. Buhara Emiri Nuh İbni Mansur’u ağır bir hastalıktan kurtardı ve karşılığında Samanoğulları sarayının kütüphanesinde çalışma izni aldı. Hükümdarın ölmesinin ardından Harzem’e geldi, burada El-Biruni’nin kendisine değer vermesi ve kendisini kabul etmesi ile onunla beraber çalıştı. Tıp ilmine dair araştırmaları son derece doğru ve orijinal olan İbni Sina doğu ve batı hekimliğine 600 yıl hükmetmiştir. Batılılar kendisini Hâkim-i Tıp (hekimlerin piri) olarak kabul etmişlerdir. En önemli eserleri “Şifa” (18 cilt) ve “el-Kanun fi’t-Tıb”tır (5 cilt).

1 İbni Sina, tıp araştırmaları yaparken bazı hastalıkların bulaşmasında gözle görünmeyen birtakım yaratıkların etkisi olduğundan eserlerinde sık sık bahsetmiştir. Mikroskobun bulunmadığı o devirde mikropların varlığını sezmiştir.
2 Kanın gıdayı taşıyıcı bir sıvı olduğunu, akciğer hareketlerinin pasif olarak göğüs hareketleri ile ilgili olduğunu, diyabette idrardaki şekerin varlığını, kızıl hastalığını keşfetmiştir.
3 İç hastalıkları, bedeni parmakça sertçe yoklayarak tespit etme yöntemi ile filtre kullanarak suyu mikroplardan temizleme fikri ona aittir.
4 Genetik yolla hastalıkların yaradılıştan olabileceğini ve bunun ise organ üzerinde şekil, işlev bozuklukları ile kendisini gösterebileceğini belirtti.
5 İlk defa kemiklerin de iltihaplanabileceğini belirtmiştir.
6 Karaciğer hastalıklarını ve sarılığı en iyi şekilde tarif etti. Bununla birlikte, o devirde akıl hastaları Avrupa’da karanlık deliklerde, mağaralarda dayak yiyip zincirlerle bağlanırken, İbni Sina bunlara insanca muamelenin daha faydalı olacağını ileri sürmüştür.
7 Ağrıyı on beş tipe ayırarak şu anda nörolojide ve psikiyatride kullanılan pek çok kavramı ifade etmiştir.
8 Yazdığı bitkisel özler ve diğer organik karışımlardan altmış kadarı 1920’de İngiliz ilaç endeksine girmiştir.
9 “el-Kanun fi’t-Tıb” adlı eserinde çeşitli cerrahi girişimleri anlatan İbni Sina günümüzde cerrahi girişimler sırasında hekimlerin giydiği yeşil renkteki ameliyat giysilerini, o zamanlarda kendisi de aynı konuda giymiştir.
10 “el-Kanun fi’t-Tıb” adlı eserinin beşinci cildinde bitkisel kökenli ilaçlardan, damar hastalılarından, kanserden bahseder.
11 “el-Kanun fi’t-Tıb” adlı eseri gerek içerik gerekse hazırlanış tarzı olarak asırlarca dünya tıp literatürüne hâkim olmuş ve çeşitli dillerde yazınla eserlere kaynaklık etmiştir.
İbni Sina ayrıca astronomi ve fizikle de ilgilenerek yıldızların koordinatlarını izlemek için bir alet icat etmiş (astronomi) ve ışığın belli bir hızla yol aldığını belirtmiştir (fizik).

mbiterge
23-02-2008, 11:48 AM
Biruni (973–1051)

11. yüzyıla damgasını vurmuş büyük Türk bilgini. Eserlerindeki yüksek fen bilgileri kendisinden 800 yıl sonra gelen fen bilginlerinin bile yol göstericisi olmuş ve bugünkü fennin kurucularının rehberi olmuştur. Çok yönlü olan Biruni, fizik, astronomi, matematik, tıp, eczacılık, jeodezi ve diğer sosyal bilimlerde 180 aşkın eser bırakmıştır ve bunların çoğu batı dillerine çevrilmiştir. Ancak bunların 27 tanesi günümüze gelebilmiştir.

1 Biruni çağının ötesinde bir gökbilimci ve matematikçidir. Sinüs teoremini düzlem üzerinde kanıtlamış, sinüs ve tanjant cetvellerini hazırlamış, 3. dereceden denklemleri çözmüştür.
2 Güneş ve gezegenlerin eğimlerini bulan Biruni “Asar-ül Bakiye” adlı eserinde dünya ekseninin eğikliğini “23 27” olarak bulmuştur (gerçek değeri “23 26,7”).
3 Biruni dünyanın çapını ilk defa gerçeğe en yakın olarak bulan âlimdir. Bulduğu değer R=6324,66 km’dir ve bu değeri Cosa=R/R+h bağıntısını kullanarak bulmuştur. (Dünyanın çapını ölçmeyle ilgili örüşü günümüz matematik ölçülerine tıpatıp uymakta ve bu kurala Avrupa’da “Biruni Kuralı” denmektedir.)
4 Bir eserinde jeodezi ile ilgili temel bilgiler veren Biruni jeodezinin kurucusu sayılır. Işık hızının varlığını ve bunun sesten kat be kat fazla olduğunu belirtmiştir.
5 Newton’un bulduğu iddia edilen yerçekimi kanunu konusunda ilk defa fikir ortaya atarak incelemelerde bulunan kişi Biruni’dir. (“Dünyanın merkezinde bir çekicilik vardır ve bu yerçekimi, yeryüzündeki nesnelerin dışarı fırlamasına mani olmaktadır.”)
6 “Kitab-ül-Cevahir fi Ma’rifet-il-Cevahir” adlı eserinde kıymetli taşlar ve madenlerden bahseden Biruni sıcak ve soğuk su arasındaki ağırlık farkını 0,041677 olarak bulmuştur. Altının, zümrüdün, kuvarsın izafi (rölati, nisbi) yoğunluklarını o devirde tayin etmiştir. Bulduğu bazı cisimlerin yoğunlukları;

Maddenin Cinsi Biruni’ye Göre Bugünkü Değer
Altın 19,26 19,26
Civa 13,74 13,59
Kurşun 11,40 11,35
Bakır 8,92 8,85
Pirinç 8,67 8,40
Demir 7,82 7,79
Kalay 7,22 7,29

1 Hangi otun hangi derde deva olduğunu çok iyi bilen Biruni eczacılıkla doktorluğun sınırlarını çizerek ilaçların yan etkilerinden bahsetmiştir.
2 Yaşadığı çağda Ümit Burnu’nun varlığından bahsetmiş, Kuzey Asya ve Kuzey Avrupa hakkında geniş bilgiler vermiştir. Kristof Kolomb’tan beş asır önce Amerika kıtasından, Japonya’dan bahsetmiştir ve bu konuları dile getiren ilk âlimdir. Dünyanın yuvarlak olduğunu, döndüğünü keşfetti ve bu konuyu dile getiren ilk âlimdir. Günümüzde sözü edilen karaların kuzeye doğru kayma fikrini 9,5 asır önce dile getirmiştir.
3 Botanikle de ilgilenen Biruni geometriyi botaniğe bağlamıştır. Bitki ve hayvanlarda üreme konularından bahsetti. Bununla birlikte kuşlarla ilgili çok orijinal tespitler de yapmıştır.

mbiterge
23-02-2008, 11:48 AM
Battânî (858-929)
Bir gözlemevi inşa etmiştir. Gözlemevleri ilk kez İslam dünyasında görülmüştür; ve bu kavram dünyada ilk kez İslam dünyasında kullanılmıştır. Kurduğu 'Rakka' adlı gözlemevinde yaptığı ölçümleri Kopernik kullanmıştır. Kopernik'in kitabında Battanî'ye 80 kez atıf vardır.(5)

Daha bir çok büyük Türk bilimadamı mevcuttur; fakat buraya sığmayacağı için hepsinden bahsedemiyoruz. Diğerlerinin birkaçının isimlerini vermekle yetineceğiz:
Beyrûnî
İbn el-Şâtır (1304-1376)
Bitrûci (?-1204)
Uluğ Bey (1394–1449)
Takiyüddîn (16.yy)
Nasireddin al-Tusi (1201-1274)
Cemşit al-Kaşi (1380-1429)
Ömer Hayyam (1048-1131)
Fergani (Afraganus) (?-?)
Akşemseddin (1390–1460)

Osman Turan

Kaynakça:
(1) Prof. Dr. Erdal İnönü'nün 75. doğum yılını kutlmak üzere 7-8 Haziran 2001 tarihlerinde düzenlenen toplantıda yapılan konuşmalar.
Ali Ülger - Koç Üniversitesi
(2) ALI KUSCU (http://www.akat.org/ast_tarihinden/ali_kuscu.html)
(3) 404 Not Found (http://www.turkmucit.com/bilgin/Harezmi.htm)
http://stu.inonu.edu.tr/~e972638/harezmi.html (http://stu.inonu.edu.tr/%7Ee972638/harezmi.html)
Bilim Konuşmaları - Tübitak Popüler Bilim Kitapları
(4) FARABİ (http://www.turkmusikisi.com/bestekarlar/Farabi.htm)
İslam Tarihi Ansiklopedisi, Türkiye Gazetesi, Cilt:4, Sayfa:195–197
http://www.fizikokulu.com.tc/farabi.htm
(5) Doç. Dr. Yavuz Unat
Ankara Üniversitesi DTCF Bilim Tarihi Anabilim Dalı
"Astronomi Biliminin Gelişimi" adlı sunumundan alınmıştır.
alıntı


EZ Archive Ads Plugin for vBulletin Copyright 2006 Computer Help Forum


Search Engine Optimization by vBSEO 3.2.0