özgeylani
30-01-2008, 01:35 AM
Mustafa KÖSE
Tarih Bilinci
GİRESUN'DA KUVA-YI MİLLİYE
Konu :M.M.
İlgi : Milli Mücadele'de Giresun yöresinde
Millicilerin, İşbirlikçilerle savaşımı…
DAMAT FERİT'İN ÇETELERİNE HEM FİİLİ
HEM YAZILI CEVAP.!..
-------------------------------------------------------------------------------------
Mondros Mütarekesini devamen Ülkemiz İzmir, İstanbul derken dört yan- dan işgal edilmekte bilhassa Yunan Ordusu Anadolu içlerine doğru ilerlemekte,
Karadeniz Bölgemizde de Pontus Rum ve de Ermeni Devleti kurma, sınırlarına katma planları malum Emperyalistlerin desteğiyle gerçekleştirilmeye çalışılmak-
taydı. Karadeniz yöresinde bu tehlikelere karşı savaşan ve kayda değer güç, milis Kuva-yı Milliye gücü olarak Topal Osman Çetesiydi. 19 Mayıs 1919'da arka -daşlarıyla Samsun'a çıkan Mustafa Kemal'in görünür görevi karışıklık çıkaran çetelerle mücadeleydi. Ancak onun asıl amacı işgale karşı Milli Mücadele'yi başlatmaktı. Bu sebeple haberdar olduğu Osman Ağa'yı Havza'ya çağırtmış, ona görev ve yetki vermişti. Gereğini yap… Osman Ağa, Mustafa Kemal'e sımsıkı bağlanmıştı. Ve ondan aldığı güçle gereğini yapmağa başlamıştı.
------------------------------------------------------------------------------------------------
Vatanımız dört yandan işgal edilirken, Vatan toprakları üzerinde Bizans, Pontus Rum, Ermenistan, Kürdistan kurdurulması gayretleri, bir çok topraklarımızda İngiliz, Fransız, İtalyan işgaline uğrayıp, Türk Ulusunun ve Devletinin sonu demek olan "Sevr" fiilen gerçekleştirilmeye çalışılırken, teslimiyet ve ihanetin merkezi durumundaki, İşgalcilerden güç alan, Damat Ferit Hükümeti, Anadolu'daki Milli Hareketi baltalayıp dağıtmak için emrinde saydığı İdarecilere, bürokratlara bir çok yazılı talimatlar yollayarak, Mustafa Kemal ve onunla hareket eden Kuva- yı Milliyecileri hain, eşkıya, çete ilan ederek tutuklanmalarını hatta idamlarını talep ediyordu. Ancak askeri kesimlerden dosdoğru bir destek bulamayan Ferit çetesi, son zamanlarda, Türk Halkına yapılanları görmezden gelip, Rum ve Ermenilerin haklarının , insan haklarının sözde savunucusu haline gelen bazı İdari yöneticilerden destek buluyor, özellikle devrin süper gücü İngiliz casuslarının da etkisiyle Kuva-yı Milliyeci avı yürütüyordu. Bunlarla destek ve işbirliği ilişkisinde bulunan malum guruplarda, bu şartlarda İngiltere ya da A.B.D. manda ve himayesine razı teslimiyet- çiler, adem-i merkeziyetçi yani bilhassa doğu vilayetlerinde yerel yönetimlere yetki isteyen bugünkü tanımla federasyoncu, eyaletçi görüşü savunan malum insiyatif lerdi. Bunlar öteden beri Türk kimliğine karşı çıkan, Anadolu'nun da etnik topluluk- lardan meydana geldiğini , mozaik olduğunu söyleyen gruptu. Ancak Türk Vatanı o işgal günlerinde bile sahipsiz değildi..
GİRESUN'DA İLGİNÇ BİR OLAY :
" Mustafa Kemal Paşa'nın, doğu illerimizde milli mücadelenin temellerini atma-
ya çalıştığı günlerde ve İstanbul'da yabancıların aleti olan Damat Ferit Paşa'yı devirmeye çalıştığı sıralarda, Giresun'da ilginç bir olay cereyan etmişti. Bu olay Osman Ağa'nın bölgede hakimiyetini daha geniş şekilde kurmasını sağlayacaktı.
SUİKASTE HAZIRLIK
Giresun'da Damat Ferid'in kaymakamı bulunan Baki (Badi) Nedim bir gün Giresun'da fazla tanınmayan Rizeli Ekşioğlu Mehmet Ağa'yı bulduruyor, maka- mına davet ediyor ve kendine şu teklifte bulunuyordu :
--- Sana 15 bin lira, 7 bini peşin, 8 bini de iş bittikten sonra . Bir de tüfekle tabanca !.
Buna karşılık Baki Nedim'in Ekşioğlu'ndan istediği, Osman Ağa'ya pusu kurarak onu öldürmesi idi. Teklifin ciddiyeti karşısında Ekşioğlu bunu derhal ne kabul nede reddetmiş, fakat bir yardımcıya ihtiyacı olduğunu söylemekle yetinmişti. Kaymakam'ın yanından ayrıldıktan sonrada doğruca Osman Ağa'yı bularak kendisine durumu bütün çıplaklığı ile anlatmıştı. Osman Ağa inanamamıştı. Belli oluyordu ki işin gerisinde Rumlar vardı. Gene de inanmamış ve bunun üzerine Ekşioğlu, yanına itimat ettiği birisini vermesini söylemişti. Ertesi gün Ekşioğlu Kara Bilal Kaptan ile birlikte kaymakamın yanına gidiyorlar ve teklifi kabul ettiklerini Osman Ağa'yı kolaylıkla vurabileceklerini söylüyorlardı.
Baki Nedim kendilerine yedi bin lira, iki tüfek, ikide tabanca vermişti. Almışlar bunları getirmişlerdi Osman Ağa'ya.
O gece geç vakit Kaymakam'ın evi sarılıyor, tedbir alındıktan sonra da Osman Ağa içeri giriyordu. Baki Nedim'e olanları anlatıyor, neden kendisini öldürtmek istediğini soruyordu. Kaymakam inkar ediyordu.Yoktu böyle bir şey ! Uydurulmuştu külliyen. Bunun üzerine Ekşioğlu ile Kara Bilal odaya çağrılıyor, bunlar Baki Nedim 'in verdiği tüfekleri, tabancaları ortaya koyuyorlardı.Kaymakam gene de inkarda ısrar eyliyordu. Fakat aşikardı ki bu suikastın tertipçisi oydu. Parayı da Rumların getirip kendisine teslim ettikleri anlaşılacaktı...
TRABZON VALİSİ MÜDAHALE EDİYOR
Baki Nedim'i ne yapacaklardı ? O sırada limanda İsa Reis gambotu duru- yordu. Süvarisi Osman Ağa'ya haber göndermiş, Baki Nedim'in kendisine teslim edilmesini istemişti. Kaymakamı koruyor, kendisine bir şey yapıldığı takdirde şehri yakmakla tehditte bulunuyordu. Osman Ağa, Baki Nedim'i iyice ıslatmıştı. Durumdan haberdar olan Trabzon Valisi de işe müdahale ediyor, Osman Ağa'yı telgraf başına çağırtıyordu. Kaymakam'ın kendisine teslim edilmesini istiyor ve onun Trabzon'da cezalandırılacağını ekliyordu. Razı olmuştu Osman Ağa !
Yağmurlu bir havada Baki Nedim'i don- gömlek bir kayığa bindirmişlerdi. Yelkenle, kürekle Giresun'dan Trabzon'a gidecek olan kayığa İsak Gümüşreisoğlu da yerleşmişti. Osman Ağa'nın talimatı kati idi ; eğer Trabzon'a giderken " İsa Reis" gambotu yaklaşır ve Baki Nedim'i almak isterse sandal batırılacak, Baki Nedim öldürülecek ve içindekiler de hemen sahile çıkıp içerilere kaçacaktı. Gündüzleri kıyıya yakın gambotun sokulamayacağı koylarda beklemişler geceleri yol almışlardı. Tirebolu'ya uğradıklarında oranın kaymakamı Hüsnü Bey (Çakır) titreyen Baki Nedim'e bir elbise vermiş ve bunu giymesi içinde İshak Gümüşreisoğlu'ndan müsaade koparmaya muvaffak olmuştu. Nihayet Trabzon 'a varmışlar, Baki Nedim'i sahile kadar gelen vali Kara Galip'e teslim eylemişlerdi. Damat Ferit'in kaymakamı- nın hayatına bu kadar önem veren Trabzon Valisi de ayni yolun yolcusu idi. Birkaç ay sonra Mustafa Kemal Paşa taraftarları onu tevkif edeceklerdi." (1)
GEDİKKAYA GAZETESİNDE BİR MAKALE
1920 yılının ilk aylarında Giresun gazetesiz kalmıştı. Karadeniz ve Işık gazeteleri imkansızlıklar nedeniyle çıkamaz olmuştu. O günlerde (topal)Osman Ağa gazetenin önemini bildiği için bir gazete çıkartmaya karar verir ve adını da kendi Gedikkaya olarak koyar. Işık gazetesinin mesul müdürü Nuri Ahmet Cem-
sizade Gedikkaya'nın da mesul müdürü oluyordu. Trabzonlu Bekir Sukuti'de başmakaleleri yazacaktı. Başmakale yazacak biriside Osman Fikret idi. Yalnız başmakalelerin mevzusu direk Osman Ağa tarafından belirlenecek, gazeteye konulmadan kendine okunacak gerek görürse değiştirilecek, Osman Ağa'nın imzası ve mesuliyeti altında yayınlanacaktı. Öylede oluyordu. O günler Anadolu 'nun büyük tehlikelerle boğuştuğu günlerdi. Gazetede İşgalcilere, Damat Ferit ve Hükümetine, İşgalci Yunanistan'a, Pontus ayaklanmacılarına karşı sert yazılar yayınlanıyor, gazete elden ele bölgede dağıtılıyordu.
Gedikkaya'nın 18 Haziran 1920 (18) sayılı nüshasında verilen bilgiye göre
Damat Ferit bu Zeki Paşa'yı, Kuva-yı Milliye'yi yok etmek ve Anadolu'yu "ıslah etmek"le görevlendirmişti. Abdülhamit devrinde Dördüncü Ordu müfettişi olan Zeki Paşa'ya,"Giresun Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti"nin resmi bir cevap vermesini istemişti. Osman Ağa'da bu cemiyetin Başkanı olarak da bu cevabın nasıl olması gerektiğini anlatmıştı. Kimin bu yazıyı kaleme aldığı bilinmiyor, fakat bunu imzalayıp Zeki Paşa'ya yollayan Osman Ağa beğenmişti yazıyı.
Tarihi bir vesika olarak bunu aynen buraya alıyoruz :
" Vatan'ı mukedderatımızı parçalamaya, şanlı tarihimize, milli hayatımıza son vermeye çalışan düşmanları hukukumuza riayet ettirmek ve hakkı hayatımızı ispat etmek için Vatan sinesinde en büyük azim ve imanla dolu Harekatı Milliye'yi durdurmak ham hayalinde bulunan Ferid Paşa ve avanesinin aldatmalarına uyarak Anadolu Islahat Müfettişliği unvan ve memuriyetini deruhte ve bu taraflara gelmek fikir ve niyetini beslediğinizi öğrendik.
Milli Harekat bilhassa böyle vatani ve meşru olursa önünde hiçbir kuvvetin mukavemet edemeyeceği tarihin en açık, en bariz surette ispat ettiği ahvalden olma- sına ve bilhassa şu zaman, emperyalizmin nasyonalizme yerini bırakarak tarihi düvel ve devamda büyük bir inkilap hasıl olan bir tarihi ve mühim an olduğu malum bulunmasına karşı bu habere, uzun tecrübeniz namına, inanmak istemiyoruz.
BURALARDA GÖRÜNMEYİN
' Binaenaleyh eğer bu haber doğru ise ve eğer bu havaliye gelirseniz, iman ediniz ki, paşa hazretleri, bunca senelik askerlik namusunuz, manevi hayatınız gibi maddi hayatınızı da ortadan kaldırmak için sizi ve yanınızda gelecek olanları parça parça etmeye millet kati kararını vermiştir. Ona göre hareket olunmak ve bu taraflarda değil görünmek, görünmeye niyet bile edilmemesini halisane arz ve beyan eyleriz, muhterem paşa hazretleri.'
Mücadelenin başından itibaren Osman Ağa ile birlikte hareket eden Giresun Askerlik Şubesi Reisi ve Mevki Kumandanı (Binbaşı) Hüseyin Avni Alparslan Bey, beklide bunu kaleme almıştı. Gedikkaya'nın bir çok makalelerini de imzasız olarak Hüseyin Avni Bey'in yazdığı biliniyordu." (1)
Türk Ulusu'nu işgale, düşmana karşı savaşmaya, direnmeye, Vatan Savunmasına çağıran;
HEYECANLI YAZILAR YAZARDI, CEPHELERDE SAVAŞIRKEN..
Kaynakça:
(1) COŞAR,Ömer Sami-Mustafa Kemal'in
Muhafızı-Osman Aga-"Topal Osman"
Harman Yay.
M.KÖSE-
27.01.2008- SAMSUN
Tarih Bilinci
GİRESUN'DA KUVA-YI MİLLİYE
Konu :M.M.
İlgi : Milli Mücadele'de Giresun yöresinde
Millicilerin, İşbirlikçilerle savaşımı…
DAMAT FERİT'İN ÇETELERİNE HEM FİİLİ
HEM YAZILI CEVAP.!..
-------------------------------------------------------------------------------------
Mondros Mütarekesini devamen Ülkemiz İzmir, İstanbul derken dört yan- dan işgal edilmekte bilhassa Yunan Ordusu Anadolu içlerine doğru ilerlemekte,
Karadeniz Bölgemizde de Pontus Rum ve de Ermeni Devleti kurma, sınırlarına katma planları malum Emperyalistlerin desteğiyle gerçekleştirilmeye çalışılmak-
taydı. Karadeniz yöresinde bu tehlikelere karşı savaşan ve kayda değer güç, milis Kuva-yı Milliye gücü olarak Topal Osman Çetesiydi. 19 Mayıs 1919'da arka -daşlarıyla Samsun'a çıkan Mustafa Kemal'in görünür görevi karışıklık çıkaran çetelerle mücadeleydi. Ancak onun asıl amacı işgale karşı Milli Mücadele'yi başlatmaktı. Bu sebeple haberdar olduğu Osman Ağa'yı Havza'ya çağırtmış, ona görev ve yetki vermişti. Gereğini yap… Osman Ağa, Mustafa Kemal'e sımsıkı bağlanmıştı. Ve ondan aldığı güçle gereğini yapmağa başlamıştı.
------------------------------------------------------------------------------------------------
Vatanımız dört yandan işgal edilirken, Vatan toprakları üzerinde Bizans, Pontus Rum, Ermenistan, Kürdistan kurdurulması gayretleri, bir çok topraklarımızda İngiliz, Fransız, İtalyan işgaline uğrayıp, Türk Ulusunun ve Devletinin sonu demek olan "Sevr" fiilen gerçekleştirilmeye çalışılırken, teslimiyet ve ihanetin merkezi durumundaki, İşgalcilerden güç alan, Damat Ferit Hükümeti, Anadolu'daki Milli Hareketi baltalayıp dağıtmak için emrinde saydığı İdarecilere, bürokratlara bir çok yazılı talimatlar yollayarak, Mustafa Kemal ve onunla hareket eden Kuva- yı Milliyecileri hain, eşkıya, çete ilan ederek tutuklanmalarını hatta idamlarını talep ediyordu. Ancak askeri kesimlerden dosdoğru bir destek bulamayan Ferit çetesi, son zamanlarda, Türk Halkına yapılanları görmezden gelip, Rum ve Ermenilerin haklarının , insan haklarının sözde savunucusu haline gelen bazı İdari yöneticilerden destek buluyor, özellikle devrin süper gücü İngiliz casuslarının da etkisiyle Kuva-yı Milliyeci avı yürütüyordu. Bunlarla destek ve işbirliği ilişkisinde bulunan malum guruplarda, bu şartlarda İngiltere ya da A.B.D. manda ve himayesine razı teslimiyet- çiler, adem-i merkeziyetçi yani bilhassa doğu vilayetlerinde yerel yönetimlere yetki isteyen bugünkü tanımla federasyoncu, eyaletçi görüşü savunan malum insiyatif lerdi. Bunlar öteden beri Türk kimliğine karşı çıkan, Anadolu'nun da etnik topluluk- lardan meydana geldiğini , mozaik olduğunu söyleyen gruptu. Ancak Türk Vatanı o işgal günlerinde bile sahipsiz değildi..
GİRESUN'DA İLGİNÇ BİR OLAY :
" Mustafa Kemal Paşa'nın, doğu illerimizde milli mücadelenin temellerini atma-
ya çalıştığı günlerde ve İstanbul'da yabancıların aleti olan Damat Ferit Paşa'yı devirmeye çalıştığı sıralarda, Giresun'da ilginç bir olay cereyan etmişti. Bu olay Osman Ağa'nın bölgede hakimiyetini daha geniş şekilde kurmasını sağlayacaktı.
SUİKASTE HAZIRLIK
Giresun'da Damat Ferid'in kaymakamı bulunan Baki (Badi) Nedim bir gün Giresun'da fazla tanınmayan Rizeli Ekşioğlu Mehmet Ağa'yı bulduruyor, maka- mına davet ediyor ve kendine şu teklifte bulunuyordu :
--- Sana 15 bin lira, 7 bini peşin, 8 bini de iş bittikten sonra . Bir de tüfekle tabanca !.
Buna karşılık Baki Nedim'in Ekşioğlu'ndan istediği, Osman Ağa'ya pusu kurarak onu öldürmesi idi. Teklifin ciddiyeti karşısında Ekşioğlu bunu derhal ne kabul nede reddetmiş, fakat bir yardımcıya ihtiyacı olduğunu söylemekle yetinmişti. Kaymakam'ın yanından ayrıldıktan sonrada doğruca Osman Ağa'yı bularak kendisine durumu bütün çıplaklığı ile anlatmıştı. Osman Ağa inanamamıştı. Belli oluyordu ki işin gerisinde Rumlar vardı. Gene de inanmamış ve bunun üzerine Ekşioğlu, yanına itimat ettiği birisini vermesini söylemişti. Ertesi gün Ekşioğlu Kara Bilal Kaptan ile birlikte kaymakamın yanına gidiyorlar ve teklifi kabul ettiklerini Osman Ağa'yı kolaylıkla vurabileceklerini söylüyorlardı.
Baki Nedim kendilerine yedi bin lira, iki tüfek, ikide tabanca vermişti. Almışlar bunları getirmişlerdi Osman Ağa'ya.
O gece geç vakit Kaymakam'ın evi sarılıyor, tedbir alındıktan sonra da Osman Ağa içeri giriyordu. Baki Nedim'e olanları anlatıyor, neden kendisini öldürtmek istediğini soruyordu. Kaymakam inkar ediyordu.Yoktu böyle bir şey ! Uydurulmuştu külliyen. Bunun üzerine Ekşioğlu ile Kara Bilal odaya çağrılıyor, bunlar Baki Nedim 'in verdiği tüfekleri, tabancaları ortaya koyuyorlardı.Kaymakam gene de inkarda ısrar eyliyordu. Fakat aşikardı ki bu suikastın tertipçisi oydu. Parayı da Rumların getirip kendisine teslim ettikleri anlaşılacaktı...
TRABZON VALİSİ MÜDAHALE EDİYOR
Baki Nedim'i ne yapacaklardı ? O sırada limanda İsa Reis gambotu duru- yordu. Süvarisi Osman Ağa'ya haber göndermiş, Baki Nedim'in kendisine teslim edilmesini istemişti. Kaymakamı koruyor, kendisine bir şey yapıldığı takdirde şehri yakmakla tehditte bulunuyordu. Osman Ağa, Baki Nedim'i iyice ıslatmıştı. Durumdan haberdar olan Trabzon Valisi de işe müdahale ediyor, Osman Ağa'yı telgraf başına çağırtıyordu. Kaymakam'ın kendisine teslim edilmesini istiyor ve onun Trabzon'da cezalandırılacağını ekliyordu. Razı olmuştu Osman Ağa !
Yağmurlu bir havada Baki Nedim'i don- gömlek bir kayığa bindirmişlerdi. Yelkenle, kürekle Giresun'dan Trabzon'a gidecek olan kayığa İsak Gümüşreisoğlu da yerleşmişti. Osman Ağa'nın talimatı kati idi ; eğer Trabzon'a giderken " İsa Reis" gambotu yaklaşır ve Baki Nedim'i almak isterse sandal batırılacak, Baki Nedim öldürülecek ve içindekiler de hemen sahile çıkıp içerilere kaçacaktı. Gündüzleri kıyıya yakın gambotun sokulamayacağı koylarda beklemişler geceleri yol almışlardı. Tirebolu'ya uğradıklarında oranın kaymakamı Hüsnü Bey (Çakır) titreyen Baki Nedim'e bir elbise vermiş ve bunu giymesi içinde İshak Gümüşreisoğlu'ndan müsaade koparmaya muvaffak olmuştu. Nihayet Trabzon 'a varmışlar, Baki Nedim'i sahile kadar gelen vali Kara Galip'e teslim eylemişlerdi. Damat Ferit'in kaymakamı- nın hayatına bu kadar önem veren Trabzon Valisi de ayni yolun yolcusu idi. Birkaç ay sonra Mustafa Kemal Paşa taraftarları onu tevkif edeceklerdi." (1)
GEDİKKAYA GAZETESİNDE BİR MAKALE
1920 yılının ilk aylarında Giresun gazetesiz kalmıştı. Karadeniz ve Işık gazeteleri imkansızlıklar nedeniyle çıkamaz olmuştu. O günlerde (topal)Osman Ağa gazetenin önemini bildiği için bir gazete çıkartmaya karar verir ve adını da kendi Gedikkaya olarak koyar. Işık gazetesinin mesul müdürü Nuri Ahmet Cem-
sizade Gedikkaya'nın da mesul müdürü oluyordu. Trabzonlu Bekir Sukuti'de başmakaleleri yazacaktı. Başmakale yazacak biriside Osman Fikret idi. Yalnız başmakalelerin mevzusu direk Osman Ağa tarafından belirlenecek, gazeteye konulmadan kendine okunacak gerek görürse değiştirilecek, Osman Ağa'nın imzası ve mesuliyeti altında yayınlanacaktı. Öylede oluyordu. O günler Anadolu 'nun büyük tehlikelerle boğuştuğu günlerdi. Gazetede İşgalcilere, Damat Ferit ve Hükümetine, İşgalci Yunanistan'a, Pontus ayaklanmacılarına karşı sert yazılar yayınlanıyor, gazete elden ele bölgede dağıtılıyordu.
Gedikkaya'nın 18 Haziran 1920 (18) sayılı nüshasında verilen bilgiye göre
Damat Ferit bu Zeki Paşa'yı, Kuva-yı Milliye'yi yok etmek ve Anadolu'yu "ıslah etmek"le görevlendirmişti. Abdülhamit devrinde Dördüncü Ordu müfettişi olan Zeki Paşa'ya,"Giresun Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti"nin resmi bir cevap vermesini istemişti. Osman Ağa'da bu cemiyetin Başkanı olarak da bu cevabın nasıl olması gerektiğini anlatmıştı. Kimin bu yazıyı kaleme aldığı bilinmiyor, fakat bunu imzalayıp Zeki Paşa'ya yollayan Osman Ağa beğenmişti yazıyı.
Tarihi bir vesika olarak bunu aynen buraya alıyoruz :
" Vatan'ı mukedderatımızı parçalamaya, şanlı tarihimize, milli hayatımıza son vermeye çalışan düşmanları hukukumuza riayet ettirmek ve hakkı hayatımızı ispat etmek için Vatan sinesinde en büyük azim ve imanla dolu Harekatı Milliye'yi durdurmak ham hayalinde bulunan Ferid Paşa ve avanesinin aldatmalarına uyarak Anadolu Islahat Müfettişliği unvan ve memuriyetini deruhte ve bu taraflara gelmek fikir ve niyetini beslediğinizi öğrendik.
Milli Harekat bilhassa böyle vatani ve meşru olursa önünde hiçbir kuvvetin mukavemet edemeyeceği tarihin en açık, en bariz surette ispat ettiği ahvalden olma- sına ve bilhassa şu zaman, emperyalizmin nasyonalizme yerini bırakarak tarihi düvel ve devamda büyük bir inkilap hasıl olan bir tarihi ve mühim an olduğu malum bulunmasına karşı bu habere, uzun tecrübeniz namına, inanmak istemiyoruz.
BURALARDA GÖRÜNMEYİN
' Binaenaleyh eğer bu haber doğru ise ve eğer bu havaliye gelirseniz, iman ediniz ki, paşa hazretleri, bunca senelik askerlik namusunuz, manevi hayatınız gibi maddi hayatınızı da ortadan kaldırmak için sizi ve yanınızda gelecek olanları parça parça etmeye millet kati kararını vermiştir. Ona göre hareket olunmak ve bu taraflarda değil görünmek, görünmeye niyet bile edilmemesini halisane arz ve beyan eyleriz, muhterem paşa hazretleri.'
Mücadelenin başından itibaren Osman Ağa ile birlikte hareket eden Giresun Askerlik Şubesi Reisi ve Mevki Kumandanı (Binbaşı) Hüseyin Avni Alparslan Bey, beklide bunu kaleme almıştı. Gedikkaya'nın bir çok makalelerini de imzasız olarak Hüseyin Avni Bey'in yazdığı biliniyordu." (1)
Türk Ulusu'nu işgale, düşmana karşı savaşmaya, direnmeye, Vatan Savunmasına çağıran;
HEYECANLI YAZILAR YAZARDI, CEPHELERDE SAVAŞIRKEN..
Kaynakça:
(1) COŞAR,Ömer Sami-Mustafa Kemal'in
Muhafızı-Osman Aga-"Topal Osman"
Harman Yay.
M.KÖSE-
27.01.2008- SAMSUN

