4umTurk Portal.Sizin için en iyisi Türkiye'nin incisi


4umTurkü ziyaret ettiğiniz için teşekkürler.Burası sitemizin arşividir.Ana siteye giriş için lütfen yukarıdaki bannerı tıklayınız.


Irak,Amerika ve Cengiz Çandar

özgeylani
29-11-2007, 02:11 AM
BAŞIMIZA ÇUVAL GEÇİRİRKEN
COLATURCA İÇEN ABD

(Ekonomik Zaferin Anatomisi)
Irak'a yönelik kanıtların çarpıtıldığı ve bu çarpıtmada ABD Savunma Bakanlığı'nın kilit rol oynadığı haberleri gelmeye başlayınca; "yazar" Çengiz Çandar'ı daha bir dikkatle takip eder olduk. Türkiye'deki Silahlı Kuvvetlerin her türlü yönelimini eleştiren bu ismin kendi ordusuna karşı gösterdiği katılığı ABD ordusuna karşı da göstereceğini bekliyorduk ki; birileri Çengiz Çandar'ın Wolfowitz'le "derin" dostluğuna dikkat çekti. Wolfowitz'i her Türkiye'ye geldiğinde Çandar'ı arayıp; yemeğe davet ettiren dostluğa. Kendi derin devletini "dikta", ABD'ninkini "think tank" olarak algılayan ve ABD derin devletinin politikalarını halkına izah etmeyi kendine misyon belirleyen Çandar geçenlerde Irak'a gidip incelemelerde bulunacağını duyurduğunda ise çok sevindik; sonunda ABD'nin Irak'ta ne yapmaya çalıştığını ve Türkiye'den ne istediğini net bir şekilde öğrenebilecektik.
Beklentilerimizde yanılmadık. Çünkü Habur sınır kapısında bekletilmeyi bile; Jandarma astsubayının kendisine üst düzey bir general tarafından verilen izne karşı lakayıt tavrı olarak yorumlayarak, ABD Savunma Bakanı Rumsfeld'in Erdoğan'a yazdığı mektupta kullandığı "askerlerin veya en azından bazılarının" ifadesi ile paralel takındığı tutum; "Irak Raporu" başlıklı yazı dizisinin ilk gözlemi idi. Çandar aslında bölgedeki ayrıntılar açısından çok dikkatli takip edilmesi gereken yazı dizisinin hemen ilk bölümüne bir de görüşlerini aktardığı "Doğru Olan Kuzey Irak'tan Çekilmek" başlıklı köşe yazısı iliştirmişti ve Türkiye'nin Kuzey Irak'ı artık askeri değil ekonomik bir mücadele alanı olarak görmesi gerektiğini tavsiye ediyordu. Çandar bu tezi; Irak gezisine başlamadan önce bir önkabul olarak benimsemiş olacak ki; Kuzey Irak'ta gittiği kentlerin pejmürdeliğinden (Özellikle Erbil) dem verup; bu şehirlerin Diyarbakır'ı yakalamak için yıllar geçmesi gerektiğini ve Türkiye'nin Kuzey Irak için rahatlıkla bir cazibe merkezi olabileceğini vurgulamayı hiç bir bölümde ihmal etmiyor.
Olay Çandar'ın yazı dizisi ile sınırlı kalsa sadece Pentagon'un politikası deyip geçecektik. Fakat baktık ki; son aylarda uzlaşmakta hayli zorlanan Pentagon ve ABD Dışişleri Bakanlığı; Kuzey Irak'ı Türkiye'nin nasıl algılaması gerektiği konusunda mutabık kalmışa benziyorlar. Bu mutabakatın izi ise; görevini Edelman'a terketmeye hazırlanan ABD Büyükelçisi Pearson'un Hürriyet'ten Sedat Ergin'e verdiği mülakatta gizliydi.
Pearson bu mülakatta ABD ile Türkiye'nin Irak'ta ortak ve berrak bir vizyona sahip olması gerektiğini belirtirken; "Türkiye'nin doğusu ve güneydoğusu ile Kuzey Irak aynı doğal ekonomik alanın parçasıdır...Eğer Türkiye ve ABD olarak Kuzey Irak'ın güvenliği konusunda farklı görüşlere sahip olursak, bu durum iki ülke ve iki bölge arasında ortak ticaret ve yatırım perspektifini zedeler. Ama uzun döneme dönük paralel bir yaklaşım geliştirirsek, "ekonomik güvenlik" herkes için daha sağlam bir güvenlik anlamına gelir." diyordu.

Bu sözlerin söylendiği bir dönemde; kamuoyu ABD'ye Ülker'in Cola Turca'sı ile kafa tutmanın serinliğini hissederken; gazetelerimizde ABD'li askerlerin Irak'ta nasıl Türk malı ve özellikle Ülker ürünleri kullandığına dair resimler yeralmaya başladı.

Irak savaşı öncesindeki gelişmelerin en kızıştığı; Türkiye'nin limanlarıının herkesin gözü önünde ABD askerleri ile dolduğu ve kamuoyu tepkisinin dorukta olduğu dönemde bile ABD mallarını boykot çağrılarına bir satır bile yer vermeyen gazetelerin; bir anda dünyada ABD mallarını boykot trendinin Türkiye'ye de sıçradığını keşfetmesi ve bunu hayli görülür bir şekilde kamuoyuna duyurması dikkatli gözlerden kaçmadı. Türkiye'de "anti-amerikancılık" ürün temelli ekonomik bir yaklaşıma doğru kontrollü bir şekilde kanalize edilirken; Kuzey Irak'ın "ekonomik bir alan" olduğu kulaklara fısıldanmaya başlamıştı bile.
Açık İstihbarat önümüzdeki dönemde; "Topluma Kazandırma Yasası" ile PKK'yı siyasallaştırma amacında ciddi bir yol katedecek olan ABD'nin; yeni büyükelçi Edelman'ın gelişi ile birlikte Güneydoğu ve Doğu Anadolu'nun ekonomik gelişimine dair ciddi projeleri de gündeme getireceğini ve bu projelerin bir ayağının hep Kuzey Irak olacağını öngörmektedir. Bu çalışmaların; nedense CIA'in fazlası ile ilgi alanında bulunan ve yeni oluşturulmaya başlanan Bölgesel Kalkınma Ajansları aracılığı ile yürütülme ihtimali hayli yüksektir.

Güneydoğu ve Doğu Anadolu'nun Türkiye'nin diğer bölümleri ile değil de; Kuzey Irak/ Irak ile doğal bir ekonomik alan oluşturacak şekilde gelişmesi; dikkatle izlenmelidir.

Sonuçta; Türk kamuoyu, "ABD askeri başımıza çuval geçirirken ColaTurca içiyorsa; rövanşı aldık ve çıkarlarımızı dengeledik demektir" noktasına getirilirken; Türkiye'nin batısı ile ekonomik bağları zaten zayıf olan Doğu ve Güneydoğu'nun hızla Kuzey Irak/Irak'la ekonomik olarak eklemlenmesi gerçekleşecektir.

Türkiye Cumhuriyeti; Doğu ve Güneydoğu Anadolu'yu Kuzey Irak ile değil Anadolu ile doğal bir ekonomik alan haline getirecek altyapı ve ekonomi çalışmalarını hızlandırmalıdır.

Jeo-Kritik-Sayı:17


EZ Archive Ads Plugin for vBulletin Copyright 2006 Computer Help Forum


Search Engine Optimization by vBSEO 3.2.0