özgeylani
29-11-2007, 01:04 AM
REPLACE WITH: http://by108w.bay108.mail.live.com/mail/clear.gif (http://by108w.bay108.mail.live.com/mail/calendar.aspx)
RE: [acikistihbaratturkiye] DIRAR MESCIDLERINE DIKKAT / UGUR KEPEKCI, BIR DE BU HABERE GOZ AT!!!Kimden:murat yesilgul (muratyesilgul@hotmail.com) adına acikistihbaratturkiye@yahoogroups.comGönderme tarihi:28 Kasım 2007 Çarşamba 13:29:32Yanıtla:acikistihbaratturkiye@yahoogroups. comKime: acikistihbaratturkiye@yahoogroups.com
Dırar mescidleriyle, kileseyi cami yapma arasındaki farkı görmek istemiyorsanız size daha ne anlatalım.Nifak tohumlarını ekmek için kurulan mescid anlamı başkadır,kiliseyi ibadet yapmak için camiye çevirmek başkadır.
kiliseye göşteriş olsun diye gidip namaz kılıyoruz demenin anlamı dahada başkadır.Ayosasofyayı camiye çevirdik oldu islami bir ibadethane ama vatikanda namaz kılmakda neymiş işte anlaşılamayan fark bu.Bunu yapanların dinle alakası yok sadece hiristiyan rıhtımında aldığı paralarla gösterişin adıdır bu.
Kişi sevdiğiyle beraberdir.DIRAR MESCIDLERINE DIKKAT diyerek yazı yazan arkadaş bence çok güzel yazmış eline sağlık.Kafaların bulanmasınada gerek yok adı geçen konuda dırar mescidleriyle ilgili ayetler var lütfen bir daha okuyun.saygılarımla
Mevzu bahis vatanise gerisi teferruattır
To: acikistihbaratturkiye@yahoogroups.com
From: abdulhamit70@hotmail.com
Date: Tue, 27 Nov 2007 17:12:09 +0000
Subject: RE: [acikistihbaratturkiye] DIRAR MESCIDLERINE DIKKAT / UGUR KEPEKCI, BIR DE BU HABERE GOZ AT!!!
o zaman kıbrıs'ta kullanılan bütün kiliseden bozma camiler dırar mı oluyor?? Alalah neden hep böyle yaılar yazılıp insanların kafaları bulandırılmak isteniyor anlayamıyorum. bu yazanların dinle imanla namazla niyazlaalakaları yoktur.ama maşallah mangalda kül bırakmazlar. geçin bunları geçin. insanların ibadetleri ile uğraşmayın. Bakarsınız bi gün gelir o mescitlerde namaz kılmak size de nasip olur.
saygılarımla
To: acikistihbaratturkiye@yahoogroups.com
From: pacificnt@gmail.com
Date: Mon, 26 Nov 2007 16:33:46 +0800
Subject: [acikistihbaratturkiye] DIRAR MESCIDLERINE DIKKAT / UGUR KEPEKCI, BIR DE BU HABERE GOZ AT!!!
DIRAR MESCIDLERINE DIKKAT DIYEN KARDESIMIZ COK HAKLI...
DIRAR MESCIDININ NE OLDUGUNU BILENLER ICIN BOMBA GIBI BIR HABER...
ALIN SIZE GERCEK BIR DIRAR MESCIDI HABERI, BIN YILLAR SONRA TEKRAR VE YENIDEN....
KILISEDE NAMAZ KILINMAZ!
AYASOFYA FETH EDILDIGINDE KILISE OZELLIGINI KAYBETTI! BOYLECE FATIH DE NAMAZ KILDI!
KIMSE KENDI KILISESININ KAPILARINI BIR MUSLUMANA NAMAZ KILMALARI UZERE, IYILIK OLSUN, ISLAM YAYILSIN DIYE ACMAZ! BU TUR POLITIKALAR PLANLIDIR MAKSATLIDIR...
FATIHIN FETHEDIP KENDI MALI YAPTIGI AYASOFYADA NAMAZ KILMASI ILE BIR PAPAZIN MUSLUMAN DEVSIRMEK ICIN GOSTERMELIK HIZMETE SUNDUGU KILISE AYNI KEFEYE KONMAZ!
Gecen gun gazetede bir habere denk geldim, beni cok uzdu.
Fethullahci cemiyetin dinler arasi diyalog adina harcadigi çaba sanırım saptırıldı ve saptırılmaya calısılıyor.
Bahsedecegim konu umarim dikkatinizden kacmamistir.
Bir gazete haberinde dinler arası diyalog kapsaminda İtalya'daki bir papazın, italya katolik kilisesini müslümanlara ibadet maksatlı açtığı bildiriliyor.
Bu haberle ilgili yorumlara göz atıldığında ise toplumun konuya oldukça olumlu yaklaştığı dikkati çekiyor.
Oysa bizim dinimizde ibadete münasip olmayan iki yerden birisi kilisedir!
Şöyle ki;
Namaza uygun olmayan yerlerden birisi, abdesti bozacak tuvalet ortamıdır.
Bir diğeri de, kul ile Allah arasındaki namaz ibadetine nifak sokmak üzere hizmete sunulmuş ibadethanelerdir.
Bu tür yerlerde namaz kılınmasının haram olduğunu Tevbe Suresi'nden öğreniyoruz.
(TEVBE suresi) 107. Bir de şunlar var: Tutup bir mescit yapmışlardır: Zarar vermek için, nankörlük için, inananları fırkalara bölmek için, daha önceden Allah ve resulüyle savaşmış kişiye gözetleme yeri kurmak için. "İyilik ve güzellikten başka bir şey istemiş değiliz!" diye gerile gerile yemin de edecekler. Allah şahittir ki, onlar kesinlikle yalancıdırlar.
108. Böyle bir mescitte sakın namaza durma! Daha ilk gününde takva üzerine kurulan bir mescit, içinde namaz kılman için çok daha uygundur. Temizlenmek arzusu taşıyan erler vardır o mescitte. Allah, temizlenenleri sever.
Mezhep İmamları derler ki:
"Kâfirler tarafından inşaa edilen, mü'minlere zarar vermek, tefrikayı artırmak ve ideolojilerini yayarak küfrü güçlendirmek niyetine mâtuf olan her mescid "Dırar" özelliğini taşır. Binaenaleyh "bir mescidin makbûl bir mabed-i İslâm olabilmesi için; helâl bir mal ile, sırf Allah rızası için inşâ edilmiş olması icabeder."s Ehl-i Sünnet'in bütün müctehid imamları, "kâfirlerin inşaa ettikleri mescidlerde namaz kılınmayacağı ve haram mal ile mabed yapılamayacağı, hususunda ittifak vardır.
LUTFEN BU KONU ILE ILGILI OLARAK DIYALOG DOLMUSUNDAN ININIZ, HER DOLMUS DIYALOGA GITMEZ. !!!
YAZIKTIR GÜNAHTIR, 1200 MÜSLÜMANIN BU GÜNAHI TOPLU OLARAK İŞLEDİĞİNDEN BAHSEDİLİYOR.
İTALYA'DA BU İNSANLARA YER Mİ KALMADI, YOKSA TOPTAN KUR'AN'DAN SAPIŞ MI BAŞLADI?
----
HABER
"Gelin İbadetinizi Kilise'de Yapın"
10 Kasım 2007 22:57
Dinler arası diyalog masalıyla Müslümanları uyutmaya çalışan Vatikan, bu kez kilisede cuma namazı kılınmasına yeşil ışık yaktı.
Müslümanlara şirin görünmek isteyen İtalyan rahip, “Gelin ibadetinizi burada yapın” diyor.
İtalya'nın Treviso şehrinde yaşayan müslümanların, 2 yıldan beri cuma namazlarını Santa Maria Assunta Kilisesi'nde kıldığı ortaya çıktı. Dinlerarası diyalogçu olduğunu açıklayan Rahip Aldo Danieli, “Nasıl olsa hepimiz Allah'ın kuluyuz, ne farkeder” demeye getiriyor...
Papa'nın emri
“Papa II. Jean Paul, Müslümanlar için 'saygıdeğer Müslüman kardeşlerim' ifadesini kullanıyordu. Ben de onlara böyle bir imkan vermek istedim” diyen Rahip Danieli'nin aklına nedense bir cami inşa ettirmek gelmedi.
1200 cemaat
Her cuma günü yaklaşık 200 Müslüman'ın ibadet için kiliseye geldiğini bildiren Danieli, “Ramazan'da sayı bin 200'ü buluyor. Eğer vazgeçmemi isteyen olsaydı, kulak asmazdım” diye konuştu.
Dinler arası diyalog masalıyla Müslümanları uyutmaya çalışan Vatikan, bu kez kilisede cuma namazı kılınmasına yeşil ışık yaktı.
Hıristiyanlığı yaymak için her yolu deneyen ve bu amaçla dinler arası diyalog masalını ortaya atan Vatikan'ın son numarası, kilisede cuma namazı. Müslümanlara şirin görünmek isteyen isteyen Vatikan, İtalya'daki bir kilisede cuma namazı kılınması için bölüm ayrılmasına onay verdi. İtalya'nın Treviso şehrindeki Santa Maria Assunta Kilisesi'nin Rahibi Aldo Danieli, kasabadaki Müslümanlar'ın ibadetlerini yerine getirebilmeleri için kilisenin bazı bölümlerinin cuma günü namaz kılınması amacıyla Müslümanlara açıldığını söyledi. Diyalog için kapıların herkese açık olması gerektiğini ifade eden Danieli, şunları söyledi:
Uygulama bir ilk
“Hatırlatmak gerekir ki, Papa II. Jean Paul, Müslümanlar için 'saygıdeğer Müslüman kardeşlerim'ifadesini kullanıyordu. Bu durumda kapılar neden kapansın. Benim için hepimiz Allah'ın kuluyuz ve kardeşçe, hep birlikte barış içinde yaşamak için ne gerekiyorsa yapılması gerekiyor. Müslüman kardeşlerimiz için önemli ibadet günlerinden biri cuma günü. Ben de onlara böyle bir imkan vermek istedim. Bu sayede yine bir ibadet yeri olan kilisede, Allah'ın huzurunda dini görevlerini yerine getiriyorlar.”
Aynı çatı altında 2 yıl
Her cuma günü yaklaşık 200 Müslüman'ın ibadet için kiliseye geldiğini bildiren Rahip Danieli, “Ramazan ayında bu sayı bin 200'ü buluyor. Bu uygulamadan vazgeçmemi isteyen olsaydı, kulak asmazdım. Papa da, 'diyalog için kapıları açık tutun, bunu herkes için olduğu gibi, Müslümanlar için de yapın'çağrısında bulunmuştu. Müslümanlar 2 yıldır kilisemde ibadetlerini yapıyor. Bu, beni oldukça mutlu ediyor” diye konuştu. Veneto bölgesindeki 11 bin 400 nüfuslu Paderno di Ponzano kasabasında 640 yabancı uyruklu yaşıyor. Bunların böyük bölümü Müslüman.
----- Original Message -----
From: U Kepekçi (u.kepekci@yahoo.com)
To: ukepekci@hotmail.com (ukepekci@hotmail.com)
Sent: Monday, November 26, 2007 3:47 PM
Subject: [acikistihbaratturkiye] DIRÂR MESCİDLERİNE DİKKAT..! / UĞUR KEPEKÇİ
DIRÂR MESCİDLERİNE DİKKAT..!
Ülkemizde ve çevremizde dönen dolaplar bizleri adeta küresel güçlerin oyun ve oyuncağı haline getirmekte, toplumun fertlerinin de duyarlılığı gün geçtikçe kaybolmaktadır. Milletimiz, kendisini bekleyen tehlikelerle alay edercesine bir sessizliğe bürünmüş, toplumsal bir hipnozla karşı karşıya kalınmıştır. Toplumsal hipnoz altında kalan milletimizin bu hipnozdan kurtulması için, hipnoz şekillerine ve yerlerine dikkat çekmek gerekmektedir. % 99 Müslüman’ın yaşadığı, dini ve milli değerlerine oldukça bağlı, tarihinin her döneminde mazlumun yanında yer alan, ancak son dönemlerde zalim ve işgalci olan ABD-AB-İsrail üçgeninde yer alıp, onları stratejik ortak sınıfında gören bir hâl almamıza rağmen, Müslüman halkın kılı bile kıpırdamıyorsa bunda bir şeyler vardır (!).
***
Millet olarak genlerimizde var olan merhamet ve adalet duygusunun bile yok olmasında; ruhunu ecnebiye satmış, fikir ve kanaat önderlerinin mutlak katkılarının olduğunu düşünüyorum. Bu fikir ve kanaat önderleri, hazırlanan projede sözlerini dinletebildikleri insanlara “Dırâr Mescidi” hükmünde tuzaklar hazırladılar. Buralarda “hoşgörü ve diyalog” masallarıyla, tarihe şan veren bir neslin evlatlarını “hipnoz“ ettiler. Vatandaşlarımız da maalesef (aralarında vahiy ile beslenen bir peygamber olmadığından), hazırlanan bu tuzaklara düştüler. Sürekli telkinlerle kendi akıllarını kullanmak yerine başkalarının aklıyla hareket etmeye alıştırıldılar… Daha sonra düşünme kabiliyetlerini, korunma reflekslerini kaybettiler. Ve toplumsal hipnozdan etkilendiler.
***
Milletimiz üzerindeki “toplumsal hipnozların” gerçekleştirildiği “Dırâr Mescidlerine” dikkat edilmesi gerektiğine inanıyorum.
“Dırâr Mescidi” nedir?
Şamil İslam Ansiklopedisinde bu konuda şu bilgilere yer verilmiştir:
“Medine'de münafıklar, İslâm aleyhindeki faaliyetlerini açıkça ve rahatça yapamadıkları için İslâm devletinin takibinden kendilerini koruyacak, gizli çalışmalarını yürütmeye elverişli bir merkeze ihtiyaç duyuyorlardı. Aslen Medineli olduğu halde, Hz. Peygamber'in Medine'ye hicret etmesi üzerine İslâm’a ve Hz. Peygamber (s.a.s.)'e düşmanlığı ve hışmı dolayısıyla önce Mekke'ye daha sonra da Bizans ülkesine giden Ebû Âmir er-Râhib/el-Fâsık (Hz. Peygamber, onun er-Râhib lakabını el-Fâsık şeklinde değiştirmiştir) irtibatlı bulunduğu Medine'deki münafıklara mescit şeklinde bir merkez kurmaları tavsiye ve tahrikinde bulundu.
Bunun üzerine münafıklar, 9/630 senesinde Medine'de Sâlim b. Avf Oğullarının bölgesinde Kubâ Mescidi'ne yakın bir yerde sözde bir mescit inşa ettiler. Bundan sonra Hz. Peygamber'e müracaatla içlerinden yaşlıların ve özür sahiplerinin devamlı merkezdeki Medine Mescidi'ne gelemediklerini, bazen yağmurlu ve soğuk günlerde kendilerinin de cemaata katılamadıklarını, bu sebeple kendi bölgelerinde namazı cemaatla kılabilmek üzere bir mescit inşa ettiklerini belirterek, mescitlerine gelip namaz kıldırmasını ve böylece bu mescidin açılışını yaparak resmen tanınmasını istediler. Bu sırada Hz. Peygamber (s.a.s), Tebûk Gazvesi'nin hazırlıkları ile son derece meşguldü ve sefere çıkmak üzere idi. Bu sebeple kendisine müracaat edenlere, ancak seferden döndükten sonra mescitlerine gelebileceğini belirtti.
***
Fakat Hz. Peygamber (s.a.s), Tebük Seferinden dönerken Medine yakınlarında Tevbe Suresinin 107-110. ayetleri nazil oldu. Bu ayetlerde söz konusu mescidin zarar verme (dırâr) inkar etme, Müslümanlar arasında ayrılık çıkarma, daha önce Allah ve Resulüne karşı savaşanlara gözetleme yeri hazırlama amacıyla yapıldığı, münafıkların bu amaçlarını gizlemek için "Biz sadece iyilik yapmak istiyorduk" diye yemin ettikleri, buna rağmen yalancı oldukları belirtilerek şöyle buyuruluyordu: "Ey Nebi! Bu mescitte asla namaza durma. Şüphesiz ki başlangıcından itibaren takva üzere kurulan mescitte namaz kılman daha hayırlıdır. O mescitte kendilerini maddi ve manevi kirlerden temizlemeyi seven adamlar vardır. Allah kendisini temizleyenleri sever. Binasının temelini Allah'tan korkma ve rızasını kazanma esası üzerine kuran mı, yoksa binasını bir uçurumun kenarına kurup da onunla Cehennemin ateşine göçen mi daha hayırlıdır! Allah zalimler güruhunu doğru yola sevk etmez. Yürekleri paramparça oluncaya kadar yaptıkları o mescit daima bir şüphe kaynağı olarak kalplerinde kalacaktır. Allah Alîm'dir, Hakîm'dir" (et-Tevbe, 9/107-110).
***
Münafıklar “Dırâr Mescidini” açmak için Hz. Peygamber (s.a.s)’in seferden dönmesini bekliyorlardı. Hz. Peygamber (s.a.s), Medine'ye dönünce, gerçek mahiyeti konusunda bilgilendirildiği, yönlendirildiği “Dırâr Mescidini” görevlendirdiği birkaç sahabe vasıtasıyla yaktırarak ortadan kaldırdı. Böylece münafıkların belli bir merkezde üslenerek faaliyette bulunmalarına fırsat vermedi” (Şamil İslam Ansiklopedisi).
***
Özellikle milli ve dini konularda, sözüm ona hoşgörü, diyalog ve değişim adı altında kaybettiğimiz ölçülere tekrar dönüp, devletin ve milletin bekasını düşünen gerçek kanaat önderlerine, gerçek mescitlere ve hakikate yönelmekten başka çare yoktur! İyi ve kötünün mücadelesi kıyamete kadar devem edeceği için her devirde peygamberin kutlu yolunda yürüyen gerçek müminler de olacaktır ama, “Dırâr Mescidi” zihniyetliler de olacaktır. Önemli olan, ferasetle bu “Dırâr Mescidlerinden” ve arkasındakilerden kurtulmasını bilmektir.
Vesselam…!
Uğur KEPEKCİ
http://h.live.com/c.gif?RF=&PI=70624&DI=5755&PS=89220
RE: [acikistihbaratturkiye] DIRAR MESCIDLERINE DIKKAT / UGUR KEPEKCI, BIR DE BU HABERE GOZ AT!!!Kimden:murat yesilgul (muratyesilgul@hotmail.com) adına acikistihbaratturkiye@yahoogroups.comGönderme tarihi:28 Kasım 2007 Çarşamba 13:29:32Yanıtla:acikistihbaratturkiye@yahoogroups. comKime: acikistihbaratturkiye@yahoogroups.com
Dırar mescidleriyle, kileseyi cami yapma arasındaki farkı görmek istemiyorsanız size daha ne anlatalım.Nifak tohumlarını ekmek için kurulan mescid anlamı başkadır,kiliseyi ibadet yapmak için camiye çevirmek başkadır.
kiliseye göşteriş olsun diye gidip namaz kılıyoruz demenin anlamı dahada başkadır.Ayosasofyayı camiye çevirdik oldu islami bir ibadethane ama vatikanda namaz kılmakda neymiş işte anlaşılamayan fark bu.Bunu yapanların dinle alakası yok sadece hiristiyan rıhtımında aldığı paralarla gösterişin adıdır bu.
Kişi sevdiğiyle beraberdir.DIRAR MESCIDLERINE DIKKAT diyerek yazı yazan arkadaş bence çok güzel yazmış eline sağlık.Kafaların bulanmasınada gerek yok adı geçen konuda dırar mescidleriyle ilgili ayetler var lütfen bir daha okuyun.saygılarımla
Mevzu bahis vatanise gerisi teferruattır
To: acikistihbaratturkiye@yahoogroups.com
From: abdulhamit70@hotmail.com
Date: Tue, 27 Nov 2007 17:12:09 +0000
Subject: RE: [acikistihbaratturkiye] DIRAR MESCIDLERINE DIKKAT / UGUR KEPEKCI, BIR DE BU HABERE GOZ AT!!!
o zaman kıbrıs'ta kullanılan bütün kiliseden bozma camiler dırar mı oluyor?? Alalah neden hep böyle yaılar yazılıp insanların kafaları bulandırılmak isteniyor anlayamıyorum. bu yazanların dinle imanla namazla niyazlaalakaları yoktur.ama maşallah mangalda kül bırakmazlar. geçin bunları geçin. insanların ibadetleri ile uğraşmayın. Bakarsınız bi gün gelir o mescitlerde namaz kılmak size de nasip olur.
saygılarımla
To: acikistihbaratturkiye@yahoogroups.com
From: pacificnt@gmail.com
Date: Mon, 26 Nov 2007 16:33:46 +0800
Subject: [acikistihbaratturkiye] DIRAR MESCIDLERINE DIKKAT / UGUR KEPEKCI, BIR DE BU HABERE GOZ AT!!!
DIRAR MESCIDLERINE DIKKAT DIYEN KARDESIMIZ COK HAKLI...
DIRAR MESCIDININ NE OLDUGUNU BILENLER ICIN BOMBA GIBI BIR HABER...
ALIN SIZE GERCEK BIR DIRAR MESCIDI HABERI, BIN YILLAR SONRA TEKRAR VE YENIDEN....
KILISEDE NAMAZ KILINMAZ!
AYASOFYA FETH EDILDIGINDE KILISE OZELLIGINI KAYBETTI! BOYLECE FATIH DE NAMAZ KILDI!
KIMSE KENDI KILISESININ KAPILARINI BIR MUSLUMANA NAMAZ KILMALARI UZERE, IYILIK OLSUN, ISLAM YAYILSIN DIYE ACMAZ! BU TUR POLITIKALAR PLANLIDIR MAKSATLIDIR...
FATIHIN FETHEDIP KENDI MALI YAPTIGI AYASOFYADA NAMAZ KILMASI ILE BIR PAPAZIN MUSLUMAN DEVSIRMEK ICIN GOSTERMELIK HIZMETE SUNDUGU KILISE AYNI KEFEYE KONMAZ!
Gecen gun gazetede bir habere denk geldim, beni cok uzdu.
Fethullahci cemiyetin dinler arasi diyalog adina harcadigi çaba sanırım saptırıldı ve saptırılmaya calısılıyor.
Bahsedecegim konu umarim dikkatinizden kacmamistir.
Bir gazete haberinde dinler arası diyalog kapsaminda İtalya'daki bir papazın, italya katolik kilisesini müslümanlara ibadet maksatlı açtığı bildiriliyor.
Bu haberle ilgili yorumlara göz atıldığında ise toplumun konuya oldukça olumlu yaklaştığı dikkati çekiyor.
Oysa bizim dinimizde ibadete münasip olmayan iki yerden birisi kilisedir!
Şöyle ki;
Namaza uygun olmayan yerlerden birisi, abdesti bozacak tuvalet ortamıdır.
Bir diğeri de, kul ile Allah arasındaki namaz ibadetine nifak sokmak üzere hizmete sunulmuş ibadethanelerdir.
Bu tür yerlerde namaz kılınmasının haram olduğunu Tevbe Suresi'nden öğreniyoruz.
(TEVBE suresi) 107. Bir de şunlar var: Tutup bir mescit yapmışlardır: Zarar vermek için, nankörlük için, inananları fırkalara bölmek için, daha önceden Allah ve resulüyle savaşmış kişiye gözetleme yeri kurmak için. "İyilik ve güzellikten başka bir şey istemiş değiliz!" diye gerile gerile yemin de edecekler. Allah şahittir ki, onlar kesinlikle yalancıdırlar.
108. Böyle bir mescitte sakın namaza durma! Daha ilk gününde takva üzerine kurulan bir mescit, içinde namaz kılman için çok daha uygundur. Temizlenmek arzusu taşıyan erler vardır o mescitte. Allah, temizlenenleri sever.
Mezhep İmamları derler ki:
"Kâfirler tarafından inşaa edilen, mü'minlere zarar vermek, tefrikayı artırmak ve ideolojilerini yayarak küfrü güçlendirmek niyetine mâtuf olan her mescid "Dırar" özelliğini taşır. Binaenaleyh "bir mescidin makbûl bir mabed-i İslâm olabilmesi için; helâl bir mal ile, sırf Allah rızası için inşâ edilmiş olması icabeder."s Ehl-i Sünnet'in bütün müctehid imamları, "kâfirlerin inşaa ettikleri mescidlerde namaz kılınmayacağı ve haram mal ile mabed yapılamayacağı, hususunda ittifak vardır.
LUTFEN BU KONU ILE ILGILI OLARAK DIYALOG DOLMUSUNDAN ININIZ, HER DOLMUS DIYALOGA GITMEZ. !!!
YAZIKTIR GÜNAHTIR, 1200 MÜSLÜMANIN BU GÜNAHI TOPLU OLARAK İŞLEDİĞİNDEN BAHSEDİLİYOR.
İTALYA'DA BU İNSANLARA YER Mİ KALMADI, YOKSA TOPTAN KUR'AN'DAN SAPIŞ MI BAŞLADI?
----
HABER
"Gelin İbadetinizi Kilise'de Yapın"
10 Kasım 2007 22:57
Dinler arası diyalog masalıyla Müslümanları uyutmaya çalışan Vatikan, bu kez kilisede cuma namazı kılınmasına yeşil ışık yaktı.
Müslümanlara şirin görünmek isteyen İtalyan rahip, “Gelin ibadetinizi burada yapın” diyor.
İtalya'nın Treviso şehrinde yaşayan müslümanların, 2 yıldan beri cuma namazlarını Santa Maria Assunta Kilisesi'nde kıldığı ortaya çıktı. Dinlerarası diyalogçu olduğunu açıklayan Rahip Aldo Danieli, “Nasıl olsa hepimiz Allah'ın kuluyuz, ne farkeder” demeye getiriyor...
Papa'nın emri
“Papa II. Jean Paul, Müslümanlar için 'saygıdeğer Müslüman kardeşlerim' ifadesini kullanıyordu. Ben de onlara böyle bir imkan vermek istedim” diyen Rahip Danieli'nin aklına nedense bir cami inşa ettirmek gelmedi.
1200 cemaat
Her cuma günü yaklaşık 200 Müslüman'ın ibadet için kiliseye geldiğini bildiren Danieli, “Ramazan'da sayı bin 200'ü buluyor. Eğer vazgeçmemi isteyen olsaydı, kulak asmazdım” diye konuştu.
Dinler arası diyalog masalıyla Müslümanları uyutmaya çalışan Vatikan, bu kez kilisede cuma namazı kılınmasına yeşil ışık yaktı.
Hıristiyanlığı yaymak için her yolu deneyen ve bu amaçla dinler arası diyalog masalını ortaya atan Vatikan'ın son numarası, kilisede cuma namazı. Müslümanlara şirin görünmek isteyen isteyen Vatikan, İtalya'daki bir kilisede cuma namazı kılınması için bölüm ayrılmasına onay verdi. İtalya'nın Treviso şehrindeki Santa Maria Assunta Kilisesi'nin Rahibi Aldo Danieli, kasabadaki Müslümanlar'ın ibadetlerini yerine getirebilmeleri için kilisenin bazı bölümlerinin cuma günü namaz kılınması amacıyla Müslümanlara açıldığını söyledi. Diyalog için kapıların herkese açık olması gerektiğini ifade eden Danieli, şunları söyledi:
Uygulama bir ilk
“Hatırlatmak gerekir ki, Papa II. Jean Paul, Müslümanlar için 'saygıdeğer Müslüman kardeşlerim'ifadesini kullanıyordu. Bu durumda kapılar neden kapansın. Benim için hepimiz Allah'ın kuluyuz ve kardeşçe, hep birlikte barış içinde yaşamak için ne gerekiyorsa yapılması gerekiyor. Müslüman kardeşlerimiz için önemli ibadet günlerinden biri cuma günü. Ben de onlara böyle bir imkan vermek istedim. Bu sayede yine bir ibadet yeri olan kilisede, Allah'ın huzurunda dini görevlerini yerine getiriyorlar.”
Aynı çatı altında 2 yıl
Her cuma günü yaklaşık 200 Müslüman'ın ibadet için kiliseye geldiğini bildiren Rahip Danieli, “Ramazan ayında bu sayı bin 200'ü buluyor. Bu uygulamadan vazgeçmemi isteyen olsaydı, kulak asmazdım. Papa da, 'diyalog için kapıları açık tutun, bunu herkes için olduğu gibi, Müslümanlar için de yapın'çağrısında bulunmuştu. Müslümanlar 2 yıldır kilisemde ibadetlerini yapıyor. Bu, beni oldukça mutlu ediyor” diye konuştu. Veneto bölgesindeki 11 bin 400 nüfuslu Paderno di Ponzano kasabasında 640 yabancı uyruklu yaşıyor. Bunların böyük bölümü Müslüman.
----- Original Message -----
From: U Kepekçi (u.kepekci@yahoo.com)
To: ukepekci@hotmail.com (ukepekci@hotmail.com)
Sent: Monday, November 26, 2007 3:47 PM
Subject: [acikistihbaratturkiye] DIRÂR MESCİDLERİNE DİKKAT..! / UĞUR KEPEKÇİ
DIRÂR MESCİDLERİNE DİKKAT..!
Ülkemizde ve çevremizde dönen dolaplar bizleri adeta küresel güçlerin oyun ve oyuncağı haline getirmekte, toplumun fertlerinin de duyarlılığı gün geçtikçe kaybolmaktadır. Milletimiz, kendisini bekleyen tehlikelerle alay edercesine bir sessizliğe bürünmüş, toplumsal bir hipnozla karşı karşıya kalınmıştır. Toplumsal hipnoz altında kalan milletimizin bu hipnozdan kurtulması için, hipnoz şekillerine ve yerlerine dikkat çekmek gerekmektedir. % 99 Müslüman’ın yaşadığı, dini ve milli değerlerine oldukça bağlı, tarihinin her döneminde mazlumun yanında yer alan, ancak son dönemlerde zalim ve işgalci olan ABD-AB-İsrail üçgeninde yer alıp, onları stratejik ortak sınıfında gören bir hâl almamıza rağmen, Müslüman halkın kılı bile kıpırdamıyorsa bunda bir şeyler vardır (!).
***
Millet olarak genlerimizde var olan merhamet ve adalet duygusunun bile yok olmasında; ruhunu ecnebiye satmış, fikir ve kanaat önderlerinin mutlak katkılarının olduğunu düşünüyorum. Bu fikir ve kanaat önderleri, hazırlanan projede sözlerini dinletebildikleri insanlara “Dırâr Mescidi” hükmünde tuzaklar hazırladılar. Buralarda “hoşgörü ve diyalog” masallarıyla, tarihe şan veren bir neslin evlatlarını “hipnoz“ ettiler. Vatandaşlarımız da maalesef (aralarında vahiy ile beslenen bir peygamber olmadığından), hazırlanan bu tuzaklara düştüler. Sürekli telkinlerle kendi akıllarını kullanmak yerine başkalarının aklıyla hareket etmeye alıştırıldılar… Daha sonra düşünme kabiliyetlerini, korunma reflekslerini kaybettiler. Ve toplumsal hipnozdan etkilendiler.
***
Milletimiz üzerindeki “toplumsal hipnozların” gerçekleştirildiği “Dırâr Mescidlerine” dikkat edilmesi gerektiğine inanıyorum.
“Dırâr Mescidi” nedir?
Şamil İslam Ansiklopedisinde bu konuda şu bilgilere yer verilmiştir:
“Medine'de münafıklar, İslâm aleyhindeki faaliyetlerini açıkça ve rahatça yapamadıkları için İslâm devletinin takibinden kendilerini koruyacak, gizli çalışmalarını yürütmeye elverişli bir merkeze ihtiyaç duyuyorlardı. Aslen Medineli olduğu halde, Hz. Peygamber'in Medine'ye hicret etmesi üzerine İslâm’a ve Hz. Peygamber (s.a.s.)'e düşmanlığı ve hışmı dolayısıyla önce Mekke'ye daha sonra da Bizans ülkesine giden Ebû Âmir er-Râhib/el-Fâsık (Hz. Peygamber, onun er-Râhib lakabını el-Fâsık şeklinde değiştirmiştir) irtibatlı bulunduğu Medine'deki münafıklara mescit şeklinde bir merkez kurmaları tavsiye ve tahrikinde bulundu.
Bunun üzerine münafıklar, 9/630 senesinde Medine'de Sâlim b. Avf Oğullarının bölgesinde Kubâ Mescidi'ne yakın bir yerde sözde bir mescit inşa ettiler. Bundan sonra Hz. Peygamber'e müracaatla içlerinden yaşlıların ve özür sahiplerinin devamlı merkezdeki Medine Mescidi'ne gelemediklerini, bazen yağmurlu ve soğuk günlerde kendilerinin de cemaata katılamadıklarını, bu sebeple kendi bölgelerinde namazı cemaatla kılabilmek üzere bir mescit inşa ettiklerini belirterek, mescitlerine gelip namaz kıldırmasını ve böylece bu mescidin açılışını yaparak resmen tanınmasını istediler. Bu sırada Hz. Peygamber (s.a.s), Tebûk Gazvesi'nin hazırlıkları ile son derece meşguldü ve sefere çıkmak üzere idi. Bu sebeple kendisine müracaat edenlere, ancak seferden döndükten sonra mescitlerine gelebileceğini belirtti.
***
Fakat Hz. Peygamber (s.a.s), Tebük Seferinden dönerken Medine yakınlarında Tevbe Suresinin 107-110. ayetleri nazil oldu. Bu ayetlerde söz konusu mescidin zarar verme (dırâr) inkar etme, Müslümanlar arasında ayrılık çıkarma, daha önce Allah ve Resulüne karşı savaşanlara gözetleme yeri hazırlama amacıyla yapıldığı, münafıkların bu amaçlarını gizlemek için "Biz sadece iyilik yapmak istiyorduk" diye yemin ettikleri, buna rağmen yalancı oldukları belirtilerek şöyle buyuruluyordu: "Ey Nebi! Bu mescitte asla namaza durma. Şüphesiz ki başlangıcından itibaren takva üzere kurulan mescitte namaz kılman daha hayırlıdır. O mescitte kendilerini maddi ve manevi kirlerden temizlemeyi seven adamlar vardır. Allah kendisini temizleyenleri sever. Binasının temelini Allah'tan korkma ve rızasını kazanma esası üzerine kuran mı, yoksa binasını bir uçurumun kenarına kurup da onunla Cehennemin ateşine göçen mi daha hayırlıdır! Allah zalimler güruhunu doğru yola sevk etmez. Yürekleri paramparça oluncaya kadar yaptıkları o mescit daima bir şüphe kaynağı olarak kalplerinde kalacaktır. Allah Alîm'dir, Hakîm'dir" (et-Tevbe, 9/107-110).
***
Münafıklar “Dırâr Mescidini” açmak için Hz. Peygamber (s.a.s)’in seferden dönmesini bekliyorlardı. Hz. Peygamber (s.a.s), Medine'ye dönünce, gerçek mahiyeti konusunda bilgilendirildiği, yönlendirildiği “Dırâr Mescidini” görevlendirdiği birkaç sahabe vasıtasıyla yaktırarak ortadan kaldırdı. Böylece münafıkların belli bir merkezde üslenerek faaliyette bulunmalarına fırsat vermedi” (Şamil İslam Ansiklopedisi).
***
Özellikle milli ve dini konularda, sözüm ona hoşgörü, diyalog ve değişim adı altında kaybettiğimiz ölçülere tekrar dönüp, devletin ve milletin bekasını düşünen gerçek kanaat önderlerine, gerçek mescitlere ve hakikate yönelmekten başka çare yoktur! İyi ve kötünün mücadelesi kıyamete kadar devem edeceği için her devirde peygamberin kutlu yolunda yürüyen gerçek müminler de olacaktır ama, “Dırâr Mescidi” zihniyetliler de olacaktır. Önemli olan, ferasetle bu “Dırâr Mescidlerinden” ve arkasındakilerden kurtulmasını bilmektir.
Vesselam…!
Uğur KEPEKCİ
http://h.live.com/c.gif?RF=&PI=70624&DI=5755&PS=89220

