özgeylani
12-11-2007, 11:17 PM
Cumhuriyet 20.10.2007
DERLEYEN NACI KAPTAN
Ortadoğu'da İslami rejimler, siyasal İslamın gölgesinde her gün daha da güçleniyor
BOP coğrafyası şeriatla kıvranıyor
BAHADIR SELIM DILEK
ABD'nin Büyük Ortadoğu ve Genişletil miş Afrika olarak adlandırdığı projenin içerisindeki ülkelerin, bugün yine ABD'nin 20'nci yüzyılın ikinci yarısında uyguladığı "Yeşil Kuşak Projesi" nin içerisinde yer alan ülkeler ile aynı olması dikkat çekiyor. Ancak bölgede, komünizm tehlikesine karşı fazlaca İslamlaştırılan bu ülkelerin, şimdi şeriata teslim olduğu görülüyor. İslami hukuk uygulayan bu ülkelerde, özgürlüklerden söz etmek imkânsız olarak görülürken, birçoğunda kadınlara yalnız başına hareket etme hakkı dahi tanınmıyor.
ABD'nin BOP kapsamında ılımlı İslamı yaygın kılmak istediği ve Türkiye'yi model gösterdiği ülkelerin neredeyse tamamı şeriat ile yönetiliyor. Proje çerçevesinde operasyon düzenlenen Afganistan ve Irak'ta ise bir düzen kurulmuş dahi değil. Afganistan'da Taliban, Cumhurbaşkanı Hamid Karzai' ye karşı yeniden bir anayasa düzenlerken, Kâbil yönetimi terörist saydığı topluluğa tekrar işbirliği çağrısında bulundu.
Saddam döneminde laik bir yapıya sahip olan Irak ise, şimdilerde din temalı bir iç savaş ile uğraşıyor. Her gün Şii ve Sünnilerin birbirlerinin ibadethanelerine düzenlediği saldırılar sonucu birçok Iraklı yaşamını kaybediyor. Ülkenin anayasasında "Irak bir İslam Cumhuriyetidir" ifadesine yer veriliyor. ABD'nin askeri müdahalelerine karşın, daha da kötüye giden bu ülkelerin yanı sıra Ortadoğu'da da İslami rejimler siyasal İslamın gölgesinde her gün daha da güçleniyor. BOP coğrafyasındaki İslami rejimlerden bazıları ve bu ülkele rin anayasal ve yasal durumları şöyle:
İ RAN
Ü lkede 1979 yılında gerçekleştirilen İslam devriminden sonra yapılan halkoylamasında şeriat yönetimi yüzde 97 oranında "evet" ile kabul edildi. 1981'de ise Kuran'ı baz alan ilk İslam anayasası hazırlandı. İran'daki anayasada şeriat üst düzeyde uygulamaya konulurken, kadınların araba kullanmasından peçesiz sokağa çıkılmamasına, İslama uygun giysiler giymemekten içki satışının yasaklanmasına kadar çok sayıda uygulama da peş peşe geldi. Ülke anayasasında özellikle Allah'ın temsilcisi sayılan 12 İmam'a ve Vilayet-i Fakih (Rehber) Kurumu ve liderine büyük yetkiler verildi. Vilayet-i Fakih ülkede cumhurbaşkanından dahi büyük bir kutsallığa sahip olurken devlet yönetim sisteminin tepesinde yer aldı ve İran'daki dini ve siyasal sistemin özünü oluşturdu. Oluşuma ilişkin sistem İslam devrimi lideri Ayetullah Humeyni tarafından 1960'larda geliştirilirken Tanrı'nın mutlak otoritesini yeryüzünde uygulayan kurum olarak tanımlandı. Şu anda eski Cumhurbaşkanı Ayetullah Hamaney 'in yürüttüğü Vilayet-i Fakih'e Türkiye'de yaygın olarak dini lider tanımlaması yapılsa da, İran İslam Cumhuriyeti Anayasası'na göre kurum, sadece dini liderliği değil aynı zamanda siyasi liderliği de elinde bulunduruyor. İran anayasasına göre Vilayet-i Fakih, Tanrı'nın yeryüzündeki dolaylı temsilcisi olarak dinsel meşruiyeti, eşzamanlı olarak iki aşamalı seçimle halk tarafından seçilerek siyasal meşruiyeti kendi elinde topluyor. 1980'de hazırlanan İran İslam Cumhuriyeti Anayasası, kurumun dini gücünün bir kısmını elinden alırken, bu kez farklı bir misyon yükledi. Kurum İran parlamentosundan çıkan yasaların şeriata ve anayasaya uygunluğunu da denetleme ya da reddetme yetkisine sahip. İran İslam Cumhuriyeti Anayasası'nın 113. maddesi de Vilayet-i Fakih'in temel yetki ve görev alanlarını belirliyor. Kurulun görev ve yetki alanları şöyle:?- İran İslam Cumhuriyeti'nin iç ve dış genel siyasi sistemini belirlemek.
- Sistemin genel siyaset performansını denetlemek ve tayin etmek.
- Referandum yapılmasına karar vermek.
- İran İslam Cumhuriyeti Silahlı Kuvvetleri'nin başkumandanlığını yapmak, seferberlik, savaş veya barış ilan etmek.
- Anayasa Koruma Konseyi'nin ulema üyelerini, yüksek mahkeme başkanını, radyo televizyon üst kurulu başkanını, genelkurmay başkanını, Devrim Muhafızları komutanını, polis ve düzenli ordu komutanını tayin veya azletmek veya istifasını kabul etmek.
- Yasama, yürütme, yargı arasında çıkabilecek sorunları çözmek.
- Halk tarafından seçildikten sonra cumhurbaşkanını tasdik etmek.
- Cumhurbaşkanını görevden almak.
SUUDİ ARABİSTAN
Krallık ile yönetilen Suudi Arabistan'da şeriatın en koyu şekli uygulanıyor. Ülkede, kadınların neredeyse hiçbi r hakkı bulunmazken, içki içmek ve kumar oynamanın yanı sıra, yalan söylemeye bile ağır cezalar veriliyor. Anayasası Kuran ve hadisler olan, ceza yasası ise bunlara göre hazırlanan Suudi Arabistan'daki yasaklardan bazıları şöyle:
- Hiç kimse Kuran'a aykırı hal ve hareketlerde bulunamıyor. Ülkede heykel, resim gibi plastik sanatları yapmak yasak.
- Ülkede bulunan fetva kurulunun emirlerinin dışına çıkanlara kırbaçtan ölüm cezasına kadar çok sayıda yaptırım uyg ulanıyor.
- Şeriat mahkemeleri ülkenin esas yargı organları olarak görev yapıyor.
- Kadınlar kocalarının izni olmadan seyahat edemiyorlar. Ülke dışına da çıkamıyorlar.
- Karısının hareket özgürlüğünü ve davranışlarını kontrol etme hakkı, aile reisi olan kocanın...
- Kadının seyahat belgesi alabilmesi ve pasaport çıkarabilmesi için, kocasının yazılı ve noterden tasdikli iznini alması gerekiyor.
- Adli suç davalarında en az iki kadının şahitlik yapması gerekiyor.
- Evlenme ve boşanmalarda kadınlar şahitlik yapamıyor. Kadın ve erkekler mahkemelerde eşit sayılmıyor.
- Kadınlar, üniversite, havaalanı, devlet kurumları gibi yerlere girerken farklı girişler kullanmak zorun da.
- Ülkeye gelen turist kadınların da örtünmesi gerekiyor. Hem yerli halk, hem de turistlerin içki içmesi yasaklanıyor. Ülkeye girişte şeriat kurallarına uyulacağına dair bir sözleşme imzalatılıyor.
- Hırsızlık yapan kişi çaldığı şeye göre, kırbaçlanması, elinin kesilmesi ya da ölümle cezalandırılıyor.
- Kadınlara hiçbir şekilde miras kalamıyor.
- Tecavüze uğrayan kadın zina yapmış sayılıyor. Kadının, uğradığı tecavüzü ispatlayabilmesi için, tecavüz anına en az dört erkeğin tanıklık etmesi gerekiyor. Bunun yanı sıra tecavüze uğrayan kadın, zina yaptığı gerekçesiyle ölüm cezası alıyor. Ancak tecavüzcüyle evlenerek bu cezadan kurtulabiliyor.
- Evlenecek olan kadın ülkenin birçok bölgesinde, başkalarının görmesi namahrem olduğu gerekçesiyle nikâh masasına oturamıyor. Kadını, babası ya da ağabeyi temsil ediyor. Boşanmada çocuğun velayeti erkeğe verilir. Kadın boşanırken imam nikâhı sırasında kendisi için biçilen değer kadar para alabilir. Kadının haberi ve rızası olmadan, erkek kadını boşayabilir. Erkekler, dört kadın ile evlenebilir. Her eşi için devletten teşvik alır.
- Kadınların oy kullanma hakkı bulunmuyor. Bunun yanı sıra kadınlar ancak erkeklerden arınmış alanlarda çalışabiliyorlar.
- Altı yaşından itibaren kız ve erkek çocuklar, ayrı okullara yollanıyor. Karma eğitim yapılmıyor. Bunun yanı sıra Yemen'de olduğu gibi, kız çocuklarını okuldan ailesinden biri almak zorunda. Çocuklar okula tek başına gidemiyor. Kızların erkek öğretmenlerden ders almaları yasaktır. Ayrıca üniversitelerde erkek profesörler üniversitedeki kız öğrencilere kamera aracılığıyla başka bir odadan ders verebiliyor. Kız çocuklarının eğitim yapıp yapmayacağına babaları karar verir. Çocukların bu konuda söz hakkı bulunmuyor.
- Bir erkek doktor, bakması yasak olduğu için kadını ancak aynadaki aksi üzerinden muayene edebilir. Kadınların tek başlarına eczanelerden herhangi bir ilaç almasına izin veril miyor.
NİJERYA
Ülkenin resmi anayasasında kozmopolit yapı nedeniyle resmi bir dine doğrudan yer verilmiyor. Nijerya'nın kuzeyindeki 12 eyalette 2000 yılında şeriat uygulamasına kesin olarak geçildi. Merkezi hükümetin bunu yasaklamasına karşın, ülkedeki ekonomik sıkıntılar nedeniyle bu durum engellenemiyor. Ülkede en ağır şeriat cezaları uygulanıyor. Hırsızlık yapanın eli kesilirken, zina yapan kadınlar "recm" (taşlayarak öldürme) cezasına tabi tutuluyor. Ülkede özellikle şeriat mahkemelerinin verdiği kararlar herhangi bir mahkemece ertelenemiyor ya da durdurulamıyor. İçki kullanmak, kumar oynamak, İslami şartlar dışında giyinmek ise yasak. Bu 12 eyalette yine İslami şartlara göre eğitim-öğretim yapılıyor ve çocuklara Kuran öğretiliyor.
ENDONEZYA
Karma bir yapısı olan Endonezya'da halkın yüzde 90'ının üzerindeki kesimi Müslüman. Geri kalan nüfusu ise Hıristiyanlar ve Budistler oluşturuyor. Ancak devletin anayasasında resmi din İslam olarak yer alıyor. Buna karşın diğer dinlere de vurgu yapılıyor. Ülkenin hızla İslamlaşması ise yakın bir döneme dayanıyor.
Yakın zamana kadar sadece Aceh eyaletinde şeriat uygulanan ülkenin artık birçok bölgesinde merkezi hükümetin baskısına karşın İslami kurallar uygulanıyor. 2004 yılında Asya Pasifik'te gerçekleşen büyük depremin ardından oluşan tsunamiden en çok etkilenen ülke olan Endonezya'da bu tarihten itiraben dini yapılanmalar hızla artarken son dönemde şeriat mahkemeleri, şeriat polisi ve zabıtası kuruldu. Kurallara göre örtünmeyen kadınlar bu birim tarafından yakalanıp sokak ortasında kırbaçlanıyor. Erkekler de tekbir getirerek infazı seyrediyor.
Kurulan şeriat mahkemeleri ve şeriat polisi nedeniyle şeriata uygun giyinmeyenler halk önünde hemen kırbaçlanıyor. "Şeriat polisi" denilen ahlak polisi biriminde normal polisin 2 katı kadar personel istihdam ediliyor.
Bu polisin; kumar oynadığı, içki içtiği, bir erkekle yakınlık kurduğu ya da İslami kurallara göre giyinmediğini saptadığı kadınları kırbaçlayarak cezalandırma hakkı bulunuyor. Ayrıca ülkede dul Müslüman kadınların, "kötü yola sürükleneceği" gerekçesiyle çalışmasına da izin verilmiyor. Ülkede erkeklere de şeriat cezaları uygulanıyor. Zina yapmak, içki içmek, kumar oynamak erkekler için tamamen yasak.
GALLUP'UN ANKETİ
İslam ülkelerinin şeriata bakışı
ABD 'li güvenilir araştırma şirketi Gallup'un 10 Müslüman ülkede 2006 yılı boyunca yaklaşık 20 bin kişi üzerinde yaptığı ve Türkiye'yi de içine alan araştırmada, Müslüman ülke halklarının şeriata bakışı ortaya çıkıyor. Araştırma kapsamında Türk halkının yüzde 57'si "Yasamada kesinlikle şeriat olmasın" derken yüzde 23'ü sınırlı şeriattan yana. Türkiye'de yüzde 9'luk bir kesim ise şeriat yanlısı... Şeriata en fazla istekli olan ülke ise halen şeriatla yönetilmekte olan İran. İran halkının yüzde 66'sı yasamanın şeriatla sürmesini istiyor. Araştırmanın Türkiye ve diğer ülkeler için sonuçları ise şöyle:
- Yasamada şeriat ister misiniz?
- Türkiye:
Yüzde 57, yasamada şeriat olmasın.
Yüzde 23, sınırlı oranda olsun.
Yüzde 9, şeriat yasamanın tek kaynağı olsun.
- İran:
Yüzde 66, sınırlı olarak yasamada şeriat olsun.
Yüzde 14, şeriat olmasın.
Yüzde 13, şeriat yasamanın tek kaynağı olsun.
- Lübnan
Yüzde 57, sınırlı olarak yasamada şeriat olsun.
Yüzde 33, şeriat olmasın.
Yüzde 8, şeriat yasamanın tek kaynağı olsun.
- Endonezya :
Yüzde 54, sınırlı olarak yasamada şeriat olsun.
Yüzde 18, şeriat olmasın
Yüzde 14, şeriat yasamanın tek kaynağı olsun
- Bangladeş
Yüzde 52, şeriat yasamanın tek kaynağı olsun.
Yüzde 39, sınırlı olarak yasamada şeriat olsun.
Yüzde 6, şeriat olmasın.
- Mısır
Yüzde 66, şeriat yasamanın tek kaynağı olsun.
Yüzde 24, sınırlı olarak yasamada şeriat olsun.
Yüzde 1, şeriat olmasın.
- Ürdün
Yüzde 54, şeriat yasamanın tek kaynağı olsun.
Yüzde 39, sınırlı olarak yasamada şeriat olsun.
Yüzde 1, şeriat olmasın.
- Pakistan
Yüzde 60, şeriat yasamanın tek kaynağı olsun.
Yüzde 21, sınırlı olarak yasamada şeriat olsun.
Yüzde 4, şeriat olmasın.
- D in gündelik hayatınızın önemli bir parçası mı?
Endonezya yüzde 99
Mısır yüzde 98
S.Arabistan yüzde 98
Birleşik Arap Emirlikleri yüzde 98
Bangladeş yüzde 96
Pakistan yüzde 95
Ürdün yüzde 92
Lübnan yüzde 87
Türkiye yüzde 86
Kuveyt yüzde 82
Fas yüzde 82
İran yüzde 74
DERLEYEN NACI KAPTAN
Ortadoğu'da İslami rejimler, siyasal İslamın gölgesinde her gün daha da güçleniyor
BOP coğrafyası şeriatla kıvranıyor
BAHADIR SELIM DILEK
ABD'nin Büyük Ortadoğu ve Genişletil miş Afrika olarak adlandırdığı projenin içerisindeki ülkelerin, bugün yine ABD'nin 20'nci yüzyılın ikinci yarısında uyguladığı "Yeşil Kuşak Projesi" nin içerisinde yer alan ülkeler ile aynı olması dikkat çekiyor. Ancak bölgede, komünizm tehlikesine karşı fazlaca İslamlaştırılan bu ülkelerin, şimdi şeriata teslim olduğu görülüyor. İslami hukuk uygulayan bu ülkelerde, özgürlüklerden söz etmek imkânsız olarak görülürken, birçoğunda kadınlara yalnız başına hareket etme hakkı dahi tanınmıyor.
ABD'nin BOP kapsamında ılımlı İslamı yaygın kılmak istediği ve Türkiye'yi model gösterdiği ülkelerin neredeyse tamamı şeriat ile yönetiliyor. Proje çerçevesinde operasyon düzenlenen Afganistan ve Irak'ta ise bir düzen kurulmuş dahi değil. Afganistan'da Taliban, Cumhurbaşkanı Hamid Karzai' ye karşı yeniden bir anayasa düzenlerken, Kâbil yönetimi terörist saydığı topluluğa tekrar işbirliği çağrısında bulundu.
Saddam döneminde laik bir yapıya sahip olan Irak ise, şimdilerde din temalı bir iç savaş ile uğraşıyor. Her gün Şii ve Sünnilerin birbirlerinin ibadethanelerine düzenlediği saldırılar sonucu birçok Iraklı yaşamını kaybediyor. Ülkenin anayasasında "Irak bir İslam Cumhuriyetidir" ifadesine yer veriliyor. ABD'nin askeri müdahalelerine karşın, daha da kötüye giden bu ülkelerin yanı sıra Ortadoğu'da da İslami rejimler siyasal İslamın gölgesinde her gün daha da güçleniyor. BOP coğrafyasındaki İslami rejimlerden bazıları ve bu ülkele rin anayasal ve yasal durumları şöyle:
İ RAN
Ü lkede 1979 yılında gerçekleştirilen İslam devriminden sonra yapılan halkoylamasında şeriat yönetimi yüzde 97 oranında "evet" ile kabul edildi. 1981'de ise Kuran'ı baz alan ilk İslam anayasası hazırlandı. İran'daki anayasada şeriat üst düzeyde uygulamaya konulurken, kadınların araba kullanmasından peçesiz sokağa çıkılmamasına, İslama uygun giysiler giymemekten içki satışının yasaklanmasına kadar çok sayıda uygulama da peş peşe geldi. Ülke anayasasında özellikle Allah'ın temsilcisi sayılan 12 İmam'a ve Vilayet-i Fakih (Rehber) Kurumu ve liderine büyük yetkiler verildi. Vilayet-i Fakih ülkede cumhurbaşkanından dahi büyük bir kutsallığa sahip olurken devlet yönetim sisteminin tepesinde yer aldı ve İran'daki dini ve siyasal sistemin özünü oluşturdu. Oluşuma ilişkin sistem İslam devrimi lideri Ayetullah Humeyni tarafından 1960'larda geliştirilirken Tanrı'nın mutlak otoritesini yeryüzünde uygulayan kurum olarak tanımlandı. Şu anda eski Cumhurbaşkanı Ayetullah Hamaney 'in yürüttüğü Vilayet-i Fakih'e Türkiye'de yaygın olarak dini lider tanımlaması yapılsa da, İran İslam Cumhuriyeti Anayasası'na göre kurum, sadece dini liderliği değil aynı zamanda siyasi liderliği de elinde bulunduruyor. İran anayasasına göre Vilayet-i Fakih, Tanrı'nın yeryüzündeki dolaylı temsilcisi olarak dinsel meşruiyeti, eşzamanlı olarak iki aşamalı seçimle halk tarafından seçilerek siyasal meşruiyeti kendi elinde topluyor. 1980'de hazırlanan İran İslam Cumhuriyeti Anayasası, kurumun dini gücünün bir kısmını elinden alırken, bu kez farklı bir misyon yükledi. Kurum İran parlamentosundan çıkan yasaların şeriata ve anayasaya uygunluğunu da denetleme ya da reddetme yetkisine sahip. İran İslam Cumhuriyeti Anayasası'nın 113. maddesi de Vilayet-i Fakih'in temel yetki ve görev alanlarını belirliyor. Kurulun görev ve yetki alanları şöyle:?- İran İslam Cumhuriyeti'nin iç ve dış genel siyasi sistemini belirlemek.
- Sistemin genel siyaset performansını denetlemek ve tayin etmek.
- Referandum yapılmasına karar vermek.
- İran İslam Cumhuriyeti Silahlı Kuvvetleri'nin başkumandanlığını yapmak, seferberlik, savaş veya barış ilan etmek.
- Anayasa Koruma Konseyi'nin ulema üyelerini, yüksek mahkeme başkanını, radyo televizyon üst kurulu başkanını, genelkurmay başkanını, Devrim Muhafızları komutanını, polis ve düzenli ordu komutanını tayin veya azletmek veya istifasını kabul etmek.
- Yasama, yürütme, yargı arasında çıkabilecek sorunları çözmek.
- Halk tarafından seçildikten sonra cumhurbaşkanını tasdik etmek.
- Cumhurbaşkanını görevden almak.
SUUDİ ARABİSTAN
Krallık ile yönetilen Suudi Arabistan'da şeriatın en koyu şekli uygulanıyor. Ülkede, kadınların neredeyse hiçbi r hakkı bulunmazken, içki içmek ve kumar oynamanın yanı sıra, yalan söylemeye bile ağır cezalar veriliyor. Anayasası Kuran ve hadisler olan, ceza yasası ise bunlara göre hazırlanan Suudi Arabistan'daki yasaklardan bazıları şöyle:
- Hiç kimse Kuran'a aykırı hal ve hareketlerde bulunamıyor. Ülkede heykel, resim gibi plastik sanatları yapmak yasak.
- Ülkede bulunan fetva kurulunun emirlerinin dışına çıkanlara kırbaçtan ölüm cezasına kadar çok sayıda yaptırım uyg ulanıyor.
- Şeriat mahkemeleri ülkenin esas yargı organları olarak görev yapıyor.
- Kadınlar kocalarının izni olmadan seyahat edemiyorlar. Ülke dışına da çıkamıyorlar.
- Karısının hareket özgürlüğünü ve davranışlarını kontrol etme hakkı, aile reisi olan kocanın...
- Kadının seyahat belgesi alabilmesi ve pasaport çıkarabilmesi için, kocasının yazılı ve noterden tasdikli iznini alması gerekiyor.
- Adli suç davalarında en az iki kadının şahitlik yapması gerekiyor.
- Evlenme ve boşanmalarda kadınlar şahitlik yapamıyor. Kadın ve erkekler mahkemelerde eşit sayılmıyor.
- Kadınlar, üniversite, havaalanı, devlet kurumları gibi yerlere girerken farklı girişler kullanmak zorun da.
- Ülkeye gelen turist kadınların da örtünmesi gerekiyor. Hem yerli halk, hem de turistlerin içki içmesi yasaklanıyor. Ülkeye girişte şeriat kurallarına uyulacağına dair bir sözleşme imzalatılıyor.
- Hırsızlık yapan kişi çaldığı şeye göre, kırbaçlanması, elinin kesilmesi ya da ölümle cezalandırılıyor.
- Kadınlara hiçbir şekilde miras kalamıyor.
- Tecavüze uğrayan kadın zina yapmış sayılıyor. Kadının, uğradığı tecavüzü ispatlayabilmesi için, tecavüz anına en az dört erkeğin tanıklık etmesi gerekiyor. Bunun yanı sıra tecavüze uğrayan kadın, zina yaptığı gerekçesiyle ölüm cezası alıyor. Ancak tecavüzcüyle evlenerek bu cezadan kurtulabiliyor.
- Evlenecek olan kadın ülkenin birçok bölgesinde, başkalarının görmesi namahrem olduğu gerekçesiyle nikâh masasına oturamıyor. Kadını, babası ya da ağabeyi temsil ediyor. Boşanmada çocuğun velayeti erkeğe verilir. Kadın boşanırken imam nikâhı sırasında kendisi için biçilen değer kadar para alabilir. Kadının haberi ve rızası olmadan, erkek kadını boşayabilir. Erkekler, dört kadın ile evlenebilir. Her eşi için devletten teşvik alır.
- Kadınların oy kullanma hakkı bulunmuyor. Bunun yanı sıra kadınlar ancak erkeklerden arınmış alanlarda çalışabiliyorlar.
- Altı yaşından itibaren kız ve erkek çocuklar, ayrı okullara yollanıyor. Karma eğitim yapılmıyor. Bunun yanı sıra Yemen'de olduğu gibi, kız çocuklarını okuldan ailesinden biri almak zorunda. Çocuklar okula tek başına gidemiyor. Kızların erkek öğretmenlerden ders almaları yasaktır. Ayrıca üniversitelerde erkek profesörler üniversitedeki kız öğrencilere kamera aracılığıyla başka bir odadan ders verebiliyor. Kız çocuklarının eğitim yapıp yapmayacağına babaları karar verir. Çocukların bu konuda söz hakkı bulunmuyor.
- Bir erkek doktor, bakması yasak olduğu için kadını ancak aynadaki aksi üzerinden muayene edebilir. Kadınların tek başlarına eczanelerden herhangi bir ilaç almasına izin veril miyor.
NİJERYA
Ülkenin resmi anayasasında kozmopolit yapı nedeniyle resmi bir dine doğrudan yer verilmiyor. Nijerya'nın kuzeyindeki 12 eyalette 2000 yılında şeriat uygulamasına kesin olarak geçildi. Merkezi hükümetin bunu yasaklamasına karşın, ülkedeki ekonomik sıkıntılar nedeniyle bu durum engellenemiyor. Ülkede en ağır şeriat cezaları uygulanıyor. Hırsızlık yapanın eli kesilirken, zina yapan kadınlar "recm" (taşlayarak öldürme) cezasına tabi tutuluyor. Ülkede özellikle şeriat mahkemelerinin verdiği kararlar herhangi bir mahkemece ertelenemiyor ya da durdurulamıyor. İçki kullanmak, kumar oynamak, İslami şartlar dışında giyinmek ise yasak. Bu 12 eyalette yine İslami şartlara göre eğitim-öğretim yapılıyor ve çocuklara Kuran öğretiliyor.
ENDONEZYA
Karma bir yapısı olan Endonezya'da halkın yüzde 90'ının üzerindeki kesimi Müslüman. Geri kalan nüfusu ise Hıristiyanlar ve Budistler oluşturuyor. Ancak devletin anayasasında resmi din İslam olarak yer alıyor. Buna karşın diğer dinlere de vurgu yapılıyor. Ülkenin hızla İslamlaşması ise yakın bir döneme dayanıyor.
Yakın zamana kadar sadece Aceh eyaletinde şeriat uygulanan ülkenin artık birçok bölgesinde merkezi hükümetin baskısına karşın İslami kurallar uygulanıyor. 2004 yılında Asya Pasifik'te gerçekleşen büyük depremin ardından oluşan tsunamiden en çok etkilenen ülke olan Endonezya'da bu tarihten itiraben dini yapılanmalar hızla artarken son dönemde şeriat mahkemeleri, şeriat polisi ve zabıtası kuruldu. Kurallara göre örtünmeyen kadınlar bu birim tarafından yakalanıp sokak ortasında kırbaçlanıyor. Erkekler de tekbir getirerek infazı seyrediyor.
Kurulan şeriat mahkemeleri ve şeriat polisi nedeniyle şeriata uygun giyinmeyenler halk önünde hemen kırbaçlanıyor. "Şeriat polisi" denilen ahlak polisi biriminde normal polisin 2 katı kadar personel istihdam ediliyor.
Bu polisin; kumar oynadığı, içki içtiği, bir erkekle yakınlık kurduğu ya da İslami kurallara göre giyinmediğini saptadığı kadınları kırbaçlayarak cezalandırma hakkı bulunuyor. Ayrıca ülkede dul Müslüman kadınların, "kötü yola sürükleneceği" gerekçesiyle çalışmasına da izin verilmiyor. Ülkede erkeklere de şeriat cezaları uygulanıyor. Zina yapmak, içki içmek, kumar oynamak erkekler için tamamen yasak.
GALLUP'UN ANKETİ
İslam ülkelerinin şeriata bakışı
ABD 'li güvenilir araştırma şirketi Gallup'un 10 Müslüman ülkede 2006 yılı boyunca yaklaşık 20 bin kişi üzerinde yaptığı ve Türkiye'yi de içine alan araştırmada, Müslüman ülke halklarının şeriata bakışı ortaya çıkıyor. Araştırma kapsamında Türk halkının yüzde 57'si "Yasamada kesinlikle şeriat olmasın" derken yüzde 23'ü sınırlı şeriattan yana. Türkiye'de yüzde 9'luk bir kesim ise şeriat yanlısı... Şeriata en fazla istekli olan ülke ise halen şeriatla yönetilmekte olan İran. İran halkının yüzde 66'sı yasamanın şeriatla sürmesini istiyor. Araştırmanın Türkiye ve diğer ülkeler için sonuçları ise şöyle:
- Yasamada şeriat ister misiniz?
- Türkiye:
Yüzde 57, yasamada şeriat olmasın.
Yüzde 23, sınırlı oranda olsun.
Yüzde 9, şeriat yasamanın tek kaynağı olsun.
- İran:
Yüzde 66, sınırlı olarak yasamada şeriat olsun.
Yüzde 14, şeriat olmasın.
Yüzde 13, şeriat yasamanın tek kaynağı olsun.
- Lübnan
Yüzde 57, sınırlı olarak yasamada şeriat olsun.
Yüzde 33, şeriat olmasın.
Yüzde 8, şeriat yasamanın tek kaynağı olsun.
- Endonezya :
Yüzde 54, sınırlı olarak yasamada şeriat olsun.
Yüzde 18, şeriat olmasın
Yüzde 14, şeriat yasamanın tek kaynağı olsun
- Bangladeş
Yüzde 52, şeriat yasamanın tek kaynağı olsun.
Yüzde 39, sınırlı olarak yasamada şeriat olsun.
Yüzde 6, şeriat olmasın.
- Mısır
Yüzde 66, şeriat yasamanın tek kaynağı olsun.
Yüzde 24, sınırlı olarak yasamada şeriat olsun.
Yüzde 1, şeriat olmasın.
- Ürdün
Yüzde 54, şeriat yasamanın tek kaynağı olsun.
Yüzde 39, sınırlı olarak yasamada şeriat olsun.
Yüzde 1, şeriat olmasın.
- Pakistan
Yüzde 60, şeriat yasamanın tek kaynağı olsun.
Yüzde 21, sınırlı olarak yasamada şeriat olsun.
Yüzde 4, şeriat olmasın.
- D in gündelik hayatınızın önemli bir parçası mı?
Endonezya yüzde 99
Mısır yüzde 98
S.Arabistan yüzde 98
Birleşik Arap Emirlikleri yüzde 98
Bangladeş yüzde 96
Pakistan yüzde 95
Ürdün yüzde 92
Lübnan yüzde 87
Türkiye yüzde 86
Kuveyt yüzde 82
Fas yüzde 82
İran yüzde 74

