| | TAME® 05-09-2007, 12:44 PM Yamaç Paraşütün’ ün oluşan bölümleri
Yamaç paraşütü sporu, 1980′lerin başlarında ortaya çıkmış, kısa zamanda popüler olmuş ve tüm dünyaya yayılmıştır. Bunun en önemli sebepleri; bilinen en ekonomik hava aracı olması ve doğa sporları ile içiçe olmasıdır.Temelde özel bir yetenek ve aşırı efor gerektirmeyen Yamaç Paraşütü Sporu standart bir eğitim sonrasında kullanımı oldukça kolay ve zevklidir. Yamaç paraşütü basit bir hava aracıdır, fakat bütün diğer hava araçları gibi karmaşık ve güç bir dizayn çalışmasının ürünüdür.
Yamaç paraşütü dört bölümden oluşur:
Kubbe
Askı İpleri
Taşıyıcı Kolonlar
Harnes(kuşam tertibatı)
Kubbe
Kubbe, polyester veya naylon, hava geçirmeyen, kaplamalı özel bir kumaştan yapılır ve canlı parlak renklerle boyanır. Alt ve üst yüzeylerin dik parçalarla birleştirilmeleriyle oluşurlar. Böylece ortaya çıkan bu hava kanallarına “sel” adı verilir. Ön kenardaki uçları açıktır. Ön kenarlarına şeklini korumak ve kalkış sırasında içine kolay hava girişini sağlamak için sert plastik tabakalar dikilir. Geniş sel girişleri daha yavaş ve daha güvenli bir yamaç paraşütünü gösterir. Daha dar sel girişleri, daha yüksek performansı amaçlayan paraşütlerde bulunur. Her sel, diğerlerinden iç sel duvarları ile ayrılmıştır. Bunlar kanadın şeklini belirlerler. Çok sayıda sel duvarı daha istikrarlı daha düzgün bir şekil ortaya koyar. Bu duvarlarda birçok delik vardır. Böylece hava, bir selden diğerine geçebilir. Bu da iç basıncın ayarlanmasını sağlayarak kanadı şişirir. Tamamen şişirildiğinde aerofoil şeklini alır yani, alt yüzey daha düz, üst yüzey daha kamburumsu, eğri bir şekil alır.
Maksimum kalınlık noktası, ön kenardan arkaya doğru giden çizginin yüzde 15 ile 30′u tarafından oluşturulur. Kanadın arka bölümü arka kenar ile sonlanır.
Tipik bir kubbede performansına bağlı olarak çok sayıda sel bulunur. Çoğunlukla orta bölümdeki seller, kenardaki sellere göre daha uzundur. Kubbe böylece elips şeklini alır. Bazı modern kubbelerde kanat uçlarında dik bölümler vardır, bunlara kulak da denir. Daha güvenli bir kubbe oluşturmak için eklenmektedir.
Bir yamaç paraşütünün kubbesi şişirilebilen bir kanattır. Bu nedenle de bir serbest atlayış paraşütü olarak düşünülmemelidir. Yamaç paraşütleri yerden koşarak kalkış için aynı zamanda uygun hava akımlarında süzülmek amacıyla kullanılmaktadır.
Askı İpleri
İpler çok dayanıklı malzemeden yapılmışlardır. İnce yapıları sürtünmeyi azaltmanın yanında hafif bir malzeme olarak da avantaj sağlar. Kevler ve darcon olmak üzere iki ana ip tipi vardır. Kevler, organik polyamid (karbon lifi) malzemedir ve çoğunlukla darcon (terylene) yada benzeri bir malzemeyle çevrelenmiştir.
İpleri daha iyi tanımak için kubbedeki bağlantı yerlerine göre değişik adlar verilir. Ön kenarlara bağlanan iplere A ipleri denir. Arkaya doğru gittikçe B, C ve D ipleri olarak adlandırılırlar. Fren ipleri (kontrol ipleri) en arka kenara bağlanırlar ve renkleri diğerlerinden farklıdır.
Taşıyıcı Kolonlar
Taşıyıcı kolonlar, kubbe iplerini kuşama bağlarlar. Genellikle 25mm genişliğindedir. Kuşama, karabinalar ile ipler küçük metal (rabit) halkalar ile bağlıdırlar.
Taşıyıcı kolonlar, pilota kalkışta uygun tutunma yerleri sağlarlar. Kalkışı kolaylaştırmaktan çok, farklı harnes kullanımına imkan tanırlar.
Bazı gelişmiş yamaç paraşütlerinde speed sistemi denilen hızlandırıcılar bulunurken bazılarında harnes kolonlara sabit olarak bağlanmıştır.
Harnes
Yamaç paraşütlerinin harnesi basit olarak; tahtadan yada sert plastikten yapılan oturma yerleri, sağlam dokunmuş kumaştan yapılan sırt bölgesi, bacak ve göğüs kolonlarından oluşur.
Bazı harneslerde çapraz kolonlar bulunur. Bunlar, kubbeyi daha güvenli tutmak için pilotun vücut hareketini doğrudan yukarıya iletmesini engelleyen yapıdadırlar.
Gelişmiş harneslerin, hızlandırıcı (speed sistem) bağlantıları, sırt koruyucusu, hava yastığı, yedek paraşüt bölümü gibi avantajları vardır. Bütün harnesler pilotun vücut yapısına göre ayarlanabilir. TAME® 05-09-2007, 12:45 PM Skydiving ( Serbest paraşütçülük )
TARİHÇE:
Uçmak hayali, insanlık tarihi kadar eskidir. Her ne kadar “skydiving”in tarihini detaylandırmak zor olsa da, aşağıda bu hayalin gerçekleşmesinde rol alan isimleri görebilirsiniz:
Çinliler, ilk paraşüt fikrini düşünen millet. Kulelerden atlamak için şemsiyeye benzeyen aletler geliştirmişler.
15. yy’da ise karşımıza tüm zamanların en büyük dahilerinden Leonardo da Vinci çıkıyor. Yıllarca kuşların kanatlarını ve uçma fiziğini incelemiş, aerodinamik üzerine belli sonuçlara varmış. Onun dizayn ettiği paraşüt piramit şeklindeydi. Amacı yangınlardan insanları kurtarmaktı. Her ne kadar bu paraşütü deneyip denemediğini bilmesek de çoğu insan Leonardo da Vinci’yi “Paraşütün babası” olarak kabul ediyor.
1616′da başka bir İtalyan Fausto de Veranzio “Machiae Nova” (Yeni Makine) adlı kitabı yayınladı. Bu kitapta “Homo Volans” (Uçan İnsan) adlı bir grafik vardı ki burda , bir adam kare bir paraşüte 4 iple ve harnessle bağlanmış olarak bir kuleden atlıyordu. Bu çizim spor at yarışlarında kullanılan paraşütlere çok benziyordu.
1779′da Fransız fizikçi Sebastian le Normand hayvanları taşıyan paraşüt üzerine çalıştı. Yaptığı çalışmalar gözönüne alındığında onu, ilk sistematik paraşüt imalatçısı olarak adlandırabiliriz.
İlk paraşüt atlayışını 27 ekim 1797′de Paris’te Andre Jacques Garnerin, balondan atlayarak gerçekleştirdi.
1885′de Thomas Balwing koruma kolonunu (harness) icat etti.
Spor Paraşüt atlayış 1914′de, ilk serbest atlayışla başladı. 1950lere kadar çok gelişim sağlayamadı. Ta ki, bir grup Fransız atlayıcı eğlence için bu spora başlayana kadar. Serbest düşüş için özel bir paraşüt dizayn ettiler. Gelişim burdan itibaren başladı. İlk spor paraşüt şampiyonası 1951′de Yugoslavya’da gerçekleşti.
1960 Ağustosu’nda, skydiving tarihinin en büyük olayı gerçekleşti. Amerikan Hava Kuvvetlerinden Yüzbaşı Joseph W. Kittinger Meksika semalarına balonla yükseldi ve rekor atlayışını gerçekleştirdi. Kayıtlara geçen yükseklik yaklaşık 36km. 30,000 mt.ye geldiğinde terminal hızı saate 1000 km idi (neredeyse ses hızı!). Serbest düşüşü 4,5 dakika sürdü. Atlayışını standart bir kanatla gerçekleştirdi ve toplam inişi 13 dakika 45 saniye sürdü.
Bu atlayışı ile Guiness rekorlar kitabına girdi ve rekoru o tarihten bu yana hala kırılamadı.
MALZEME:
Kask: İşin içinde hız varsa, kask da vardır. kasklar hem hafif hem de sağlamlık sağlayan karbon elyafından yapılmakta. Skydiving’de kullanılan kasklar atlayış stiline göre çeşitlilik göstermekte:
Free Fly: Yüzü açıkta bırakan bir model. Kullanması çok rahattır, ön kısmı açık olduğundan rüzgarı yüzünüzde hissedersiniz.
Formation: Toplu yapılan atlayışlarda kullanılan kask tipi. Bu yüzden yüz ve çene bölümü korumalı üretilir.
Kamera Kaskı: Havada çekim yapmak isteyenlerin tercihi. Özel aparatı sayesinde kamera yada fotoğraf makinesi monte edilerek çekim yapmak mümkün. Hava kameramanları tarafından kullanılır.
Kıyafet (jump suit): Hızı optimum seviyede tutması için özel bir kumaştan dizayn edilmiştir. Esnekliği sayesinde serbest düşüş esnasında hareket kabiliyetini kısıtlamaz.
Paraşüt: Paraşüt seçerken dikkat edilmesi gereken 3 nokta var: atlayıcının ağırlığı, atlayıcının seviyesi ve ne tip bir atlayış için kullanılacağı. Kanatlara binen yüke göre paraşütler 1′den 5′e kadar sıralanıyor. 1. seviye, öğrencilere tavsiye ediliyor. 2 ve 3 orta seviyeler hitab ederken 4 ve 5 nolu paraşüt tipleri deneyimli ve daha extreme atlayıcılara yönelik. Tabi paraşütlerin boyutları, seviye ile tamamen ters orantılı.
Altimetre: Yükseklik ölçer. Dijital ve analog modeller mevcut. Düşüş seviyesinin ve paraşütün açılma zamanının belirlenmesi için atlayıcının en büyük yardımcısıdır. Onsuz atlanmaz.
Gözlük: Çıkılan yüksek hızda gözü rüzgardan korumaya yarar. Buğulanma yapmayan model seçmeye özen gösterin.
Koruyucu Ayakkabı: İniş sırasında her ne kadar hız yavaş olsada inilen yerdeki tehlikelere karşı korunmak amacıyla ayakkabılarda ekstra eklemeler bulunur.
Koruyucu kolon ve konteyner: (Harness/Container): Ana ve yedek paraşütleri atlayıcının vücuduna bağlayan asıl kısım.Yedek paraşüt üst bölümdedir. Çok farklı ebatta pek çok marka bulunmaktadır. Aynı şekilde ana ve yedek paraşütlerde pek çok model seçeneği var.
NEREDE YAPILIR?
Türkiyede bu işin tek adresi Türk Hava Kurumu.
Paraşütçülüğe başlamak için THK nın açtığı paraşüt başlangıç kurslarına katılmak gerekiyor.Bu kurslardan alacağınız Paraşüt Başlangıç Sertifikası ile devam etmek isterseniz tekamül eğitimine başlıyorsunuz. THK’nın açtığı paraşüt başlangıç kursları ücretsiz ancak tekamülün maliyetinin yüksek olmasından dolayı atlayış başına 20 milyon ödemeniz gerekiyor.
Başvurular her yılın Ocak ayında başlayıp Mayıs ayına kadar devam ediyor. Katılmak istediğiniz zaman, THK şubelerinden birine gidip başvuru formu almanız yeterli. Bu formları THK Genel Başkanlığı’na yolladıktan sonra, THK’dan kurs için bir davetiye gönderiyor.
Bu kurs, tek haftalık bir programı kapsamakta. Bu nedenle işlerinizi aksatmadan kurslara katılmanız ve bu büyük aileye katılmanız mümkün.
Paraşüt Başlangıç Kurslarında, 5 günlük teorik ve uygulama derslerinin sonunda paraşütçü adayları, aldıkları eğitimi kapsayan yazılı ve sözlü sınava tabi tutulurlar. Bu sınavda başarılı olan kursiyerler T-10B tipi paraşütle atlamaya hak kazanırlar. Atlayışlarını tamamlayan kursiyerler paraşüt başlangıç sertifikasını almaya hak kazanırlar.
E kursu bitirdiniz. Sıra branşınızı seçmeye geldi. Ama nasıl?
Paraşütçülük Branşları TAME® 05-09-2007, 12:46 PM Formation Skydiving : Bir diğer adı da “relative work”, yani eşli çalışmadır.Bu branşta iki veya daha fazla paraşütçünün serbest düşüşte bir formasyonu meydana getirmeleri ve çeşitli kareografik harekeletleri yapmaları gerekmektedir.Yarışmaların 4lü, 8li, 16lı gibi kategorileri bulunmaktadır. Daha önceden kura ile belirlenmiş 5 temel hareketin belirlenen sürede, eksiksiz ve maksimum sayıda yapılması gerekmekte. Roundlar sonunda takımlar elenir ve finalist toplam hareket fazlalığıyla belirlenir.
Takım uyumu başarıyı getiren ana faktör. Çok fazla atlayış ve disiplinli çalışma gerektirir.
Klasik (Hedef): Paraşütçülükte klasik yarışmalardan biri hedef atlayışıdır. Hedef, paraşütçünün inmeye çalıştığı 0 (sıfır) noktasıdır. Bu noktadan uzaklaşma ceza puanı getirir.
Klasik Stil: Stil atlayışında, seri hareketler topluluğunu en kısa sürede yapmak asıl etkendir. Amaç, hareketleri teknik olarak en kısa süre içinde yapabilmektir.
Açık paraşütle eşli çalışma (C.R.W.): Birden fazla açık kanopiyle(paraşüt) atlayıcıların kol uçuşları (yanyana uçuş) esnasında oluşturdukları her türlü formasyon ve rotasyona denir. Diğer branşlar gibi rotasyonda en fazla hareketi en kısa sürede yapmayı esas alır.
Skysurf: Skysurf son 4 seneden beri yapılmaya başlanmış bir daldır. Surf tahtası ile birlikte serbest düşüşte zamana karşı belirli hareketleri, eksiksiz ve hızlı yapmayı gerektirir.
FreeStyle: Atlayıcının kendi belirlediği ve daha önceden belirlenmiş hareketleri yani bir koreografiyi sunmasıdır. Bu branş ta skysurf kadar yenidir.
FreeFly: Son 2 yıldır yapılmaya başlanmış bir branş. 3lü takımlar halinde yarışılır. 2 kişi hareketleri yaparken 3. takım elemanı olan kameraman, değerlendirmeler için atlayışı kaydeder.
FAYDALI BİLGİLER:
Atlayış için gerekli fiziksel şartlar:
Genelde tüm sporlarda geçerli olan kural burada da mevcut: vücudun iyi durumda olması. Bunun yanında 130kg.ın üzerindekilerin atlaması pek tavsiye edilmiyor. Baygınlık geçiren, gözü kararan ya da kalbi zayıf biriyseniz atlamayın. Çünkü sonuçta havada pek çok etkene maruz kalıyorsunuz; basınç, sıcaklık değişimi gibi.
Paraşüt açılmazsa?
Herkesin aklına en çok gelen soru…
Uluslararası tüm atlayışlarda harness, buna bağlı bir ana paraşüt ve bir de yedek paraşüt mevcut. Bu da şu anlama geliyor ki ana paraşüt açılmazsa sizi kurtaracak yedek paraşütünüz var.
Şunu da unutmamak lazım ki, artık paraşüt teknolojisi çok gelişti ve yeni paraşütler çok daha sağlam, hafif ve uzun ömürlü.
Yedek paraşütler, çok daha özenli dizayn ediliyor ve paketleniyor. Yedek paraşütler kullanılmasalar bile 120 günde bir kontrol edilir.
Düşüş Hızı :
Uçakta giderken hızınız uçağınki ile aynıdır: 140-160 km/saat. Atlayışın ilk 10 saniyesinde hızınız 170-200 km/saate kadar çıkar. (Tandem atlayanlar bu hızın daha fazla olmaması için ekstra bir paraşüt kullanır.) . Havadaki duruş pozisyonunuza göre hızınızı düşürebilir ya da arttırabilirsiniz. Deneyimli atlayıcılar dalış pozisyonuna geçerek hızlarını 350kmye kadar çıkarabiliyorlar. Bu konuda özel bir ekipman kullanılmadan yapılan en yüksek hız ise 321 Mil/ saat (Yaklaşık 510 km/saat). TAME® 05-09-2007, 12:47 PM Yamaç paraşütü ( Paragliding) hakkında bilgi
Son zamanlarda özellikle gençler arasında hızla yayılan, herkesin kolaylıkla uçma arzusu ve heyecanını tadabileceği bir spor dalı gelişmektedir. Buna Fransızca “parapente”, İngilizce “paragliding” ve Türkçe “yamaç paraşütçülüğü” adı verilmektedir. 15 yaşını bitirmiş her sağlıklı kişi rahatlıkla paraşütçülük kurslarına katılıp bu sporu yapabilir. Rahatça koşulabilecek türden uygun eğimli bir yamaca açık olarak serilen paraşüt, pilotun koşuya başlaması ile hemen hava dolar, kanat şeklini alır ve pilotu taşımaya başlar. Pilotun koşuya 3-5 metre daha devam etmesi ile havalanır ve yamaçtan aşağı süzülerek konforlu ve emniyetli bir uçuşa başlar. Uçuşların süresi, kullanılan malzemenin performansı ve pilotun tecrübesine bağlı olarak kilometrelerce/saatlerce sürebilir.
1940′lı yıllarda, Wright kardeşler başarılı ilk uçuşlarının yanında, birkaç parça perde kumaşından yaptıkları bir tür uçurtmayla yeni bir havacılık olayına da öncülük etmişlerdir. Daha sonraları esnek yapıya sahip kanatlar üzerinde çalışma ve deneyler yapılmış, 1948′de basit yelken kanatlar ortaya çıkmıştır. Bu çalışmalar sırasında kanatların bir bot, araba yada bir kişi tarafından yerden kaldırılması önemli bir gelişmeydi. Bu araç rahatlıkla sökülüp takılabilen çubuklardan ve üzerlerine gerilmiş kumaşlardan yapılmış bir delta kanattı. 1948 yılında Dr. Francis Rogallo, portatif delta kanadı yapmayı başardı. Zamanla delta kanatlar emniyet ve performans açısından oldukça geliştiler. Bugün tecrübeli bir pilot, 30-35 kg ağırlığındaki delta kanadına ek olarak yedek paraşüt, hava akımlarına göre şekillendirilmiş bağlantı elemanları, altimetre, variometre, pusula ve hız saati gibi bazı cihazlara ve telsize ihtiyaç duyar. Elbette bütün bunları taşımak için bir araç ve uçmayı düşündüğünüz tepedeki kalkış noktasına kadar uzanan bir yol gereklidir. Bu yüzden 1970′li yıların sonlarında bazı uçucular, yapısı sabit ve ağır olmayan, daha esnek ve daha hafif bir hava aracı arayışına girdiler. Birkaç öncü, paraşütlerle yamaçlardan uçuş denemelerine başladılar. Bunlar uçaktan atlayarak, limit hızda (yaklaşık 198 km/s) düşerken açılmak üzere dizayn edilmiş serbest düşüş paraşütleriydi. Çok geçmeden limit hızdaki açılış şokunun doğurduğu aşırı yüksek gerilimlerin daha yavaş ve daha yumuşak olan yamaç kalkışlarında ortaya çıkmadığı fark edildi ve farklı malzemelerden daha büyük boyutlarda paraşütlerin işe yarayabileceği düşünüldü.
Çok geçmeden ucuzluğun ve basitliğin en son teknoloji ile birleştirildiği Fransızca “parapente”, İngilizce “paragliding” ve Türkçe “yamaç paraşütçülüğü” adıyla bilinen yepyeni bir spor doğdu. 1980′li yıllarda yamaç paraşütçüleri düzenli olarak tepelerden havalanmaya başladılar.
Bugünkü yamaç paraşütlerinin 6:1 ve 9:1 arasında değişen süzülme oranları delta kanatlarınkiyle (12:1-18:1) yada planörlerinkiyle (20:1-45:1) karşılaştırıldığında çok iyi görünmeyebilir fakat bir yamaç paraşütünün onların sahip olmadığı bazı avantajları vardır. Kolaylıkla havalanır, yönlendirilir ve inerler, birkaç dakikada açılabilir ve toplanabilirler. Uygun bir eğitimle temel uçuş kontrolü becerisi birkaç günde kazanılabilir. Hafifliği ve küçük boyutları sayesinde rahatlıkla sırtınıza alıp hiç bir yola, hava alanına yada başka bir tesise gerek duymadan kalkış noktasına tırmanabilir ve yolları olmayan dağlardan bile kolaylıkla havalanabilirsiniz.
Basit ve zevkli olmasının yanı sıra havacılığın her dalında olduğu gibi yamaç paraşütçülüğünün de kesinlikle uymanız gereken bazı emniyet kuralları vardır. Havacılığın düşüncesiz, dikkatsiz ve tedbirsiz hareketleri affetmediğini asla unutmamamız gerekir. Güvenli uçuşlar için, içinde uçtuğumuz hava tabakasını kesinlikle tanımalı, paraşütümüzün değişik şartlar altındaki davranışlarını iyi bilmeli ve doğanın şartlarını ve kendi limitlerimizi asla zorlamamalıyız.
Yamaç paraşütçülüğü havacılığın belki de en basit ve en kolay yoludur. Fakat bütün diğer macera sporları gibi ihmal, yanlış uygulamalar ve uygun olmayan şartlarda yapılması gibi hallerde ciddi yaralanmalar, hatta ölümlere yol açabilir.
YAMAÇ PARAŞÜTÜNÜN YAPISI
Yamaç paraşütü sporu, 1980′lerin başlarında ortaya çıkmış, kısa zamanda popüler olmuş ve tüm dünyaya yayılmıştır. Bunun en önemli sebepleri; bilinen en ekonomik hava aracı olması ve doğa sporları ile içiçe olmasıdır.Temelde özel bir yetenek ve aşırı efor gerektirmeyen Yamaç Paraşütü Sporu standart bir eğitim sonrasında kullanımı oldukça kolay ve zevklidir. Yamaç paraşütü basit bir hava aracıdır, fakat bütün diğer hava araçları gibi karmaşık ve güç bir dizayn çalışmasının ürünüdür. TAME® 05-09-2007, 12:47 PM Yamaç paraşütü dört bölümden oluşur:
Kubbe
Askı İpleri
Taşıyıcı Kolonlar
Harnes(kuşam tertibatı)
Kubbe
Kubbe, polyester veya naylon, hava geçirmeyen, kaplamalı özel bir kumaştan yapılır ve canlı parlak renklerle boyanır. Alt ve üst yüzeylerin dik parçalarla birleştirilmeleriyle oluşurlar. Böylece ortaya çıkan bu hava kanallarına “sel” adı verilir. Ön kenardaki uçları açıktır. Ön kenarlarına şeklini korumak ve kalkış sırasında içine kolay hava girişini sağlamak için sert plastik tabakalar dikilir. Geniş sel girişleri daha yavaş ve daha güvenli bir yamaç paraşütünü gösterir. Daha dar sel girişleri, daha yüksek performansı amaçlayan paraşütlerde bulunur. Her sel, diğerlerinden iç sel duvarları ile ayrılmıştır. Bunlar kanadın şeklini belirlerler. Çok sayıda sel duvarı daha istikrarlı daha düzgün bir şekil ortaya koyar. Bu duvarlarda birçok delik vardır. Böylece hava, bir selden diğerine geçebilir. Bu da iç basıncın ayarlanmasını sağlayarak kanadı şişirir. Tamamen şişirildiğinde aerofoil şeklini alır yani, alt yüzey daha düz, üst yüzey daha kamburumsu, eğri bir şekil alır.
Maksimum kalınlık noktası, ön kenardan arkaya doğru giden çizginin yüzde 15 ile 30′u tarafından oluşturulur. Kanadın arka bölümü arka kenar ile sonlanır.
Tipik bir kubbede performansına bağlı olarak çok sayıda sel bulunur. Çoğunlukla orta bölümdeki seller, kenardaki sellere göre daha uzundur. Kubbe böylece elips şeklini alır. Bazı modern kubbelerde kanat uçlarında dik bölümler vardır, bunlara kulak da denir. Daha güvenli bir kubbe oluşturmak için eklenmektedir.
Bir yamaç paraşütünün kubbesi şişirilebilen bir kanattır. Bu nedenle de bir serbest atlayış paraşütü olarak düşünülmemelidir. Yamaç paraşütleri yerden koşarak kalkış için aynı zamanda uygun hava akımlarında süzülmek amacıyla kullanılmaktadır.
Askı İpleri
İpler çok dayanıklı malzemeden yapılmışlardır. İnce yapıları sürtünmeyi azaltmanın yanında hafif bir malzeme olarak da avantaj sağlar. Kevler ve darcon olmak üzere iki ana ip tipi vardır. Kevler, organik polyamid (karbon lifi) malzemedir ve çoğunlukla darcon (terylene) yada benzeri bir malzemeyle çevrelenmiştir.
İpleri daha iyi tanımak için kubbedeki bağlantı yerlerine göre değişik adlar verilir. Ön kenarlara bağlanan iplere A ipleri denir. Arkaya doğru gittikçe B, C ve D ipleri olarak adlandırılırlar. Fren ipleri (kontrol ipleri) en arka kenara bağlanırlar ve renkleri diğerlerinden farklıdır.
Taşıyıcı Kolonlar
Taşıyıcı kolonlar, kubbe iplerini kuşama bağlarlar. Genellikle 25mm genişliğindedir. Kuşama, karabinalar ile ipler küçük metal (rabit) halkalar ile bağlıdırlar.
Taşıyıcı kolonlar, pilota kalkışta uygun tutunma yerleri sağlarlar. Kalkışı kolaylaştırmaktan çok, farklı harnes kullanımına imkan tanırlar.
Bazı gelişmiş yamaç paraşütlerinde speed sistemi denilen hızlandırıcılar bulunurken bazılarında harnes kolonlara sabit olarak bağlanmıştır.
Harnes
Yamaç paraşütlerinin harnesi basit olarak; tahtadan yada sert plastikten yapılan oturma yerleri, sağlam dokunmuş kumaştan yapılan sırt bölgesi, bacak ve göğüs kolonlarından oluşur.
Bazı harneslerde çapraz kolonlar bulunur. Bunlar, kubbeyi daha güvenli tutmak için pilotun vücut hareketini doğrudan yukarıya iletmesini engelleyen yapıdadırlar.
Gelişmiş harneslerin, hızlandırıcı (speed sistem) bağlantıları, sırt koruyucusu, hava yastığı, yedek paraşüt bölümü gibi avantajları vardır. Bütün harnesler pilotun vücut yapısına göre ayarlanabilir. TAME® 05-09-2007, 12:55 PM Paraşütçülüğün Türkiye tarihçesi
Havacılık tarihi Türkiye’de İmam Cevheri ile başlar. Hicri 400 yılında o zamanın büyük Türk bilginlerinden İmam Cevheri kendi hazırlamış olduğu iki kanat ile Nişabur Caminin kubbesinden atlayarak, ilk uçma denemesini yapar. Fakat hazırladığı kanat, havada tutunmasına yetmez ve hızla yere düşerek Türk Havacılık tarihinin ilk şehidi olur. Havacılık tarihine giren ikinci Türk ise, Hezarfen Çelebi’ dir. 1632 yılında kendi yaptığı kanatlarla Galata Kulesinden atlayarak, Üsküdar Doğancılar Meydanına inmeyi başarmıştır. Zamanın padişahı Sultan Murat, bu olayı korku ile izlemiş, etrafındaki adamların yanıltması sonucu, önce Hezarfen Çelebi’ yi bir kese altınla ödüllendirmiş sonrada Cezayir’ e sürgüne göndermiştir. Hezarfen’den çok az sonra da Lagari Hasan Çelebi bugünkülere çok benzeyen dört kollu bir füzeyi ateşleyerek çok yükseklere çıkmış ve daha sonra kendi hazırlamış olduğu özel bir sistemle arızasız olarak denize inmeyi başarmıştır. Fakat sonu yine Hezarfen Çelebi gibi sürgüne gönderilmek olmuştur. TAME® 05-09-2007, 12:56 PM Paraşütçülüğün tarihçesi
İnsanoğlunun kuşlara özenerek uçma arzusu, insanlığın uygarlığı kadar eskidir. Bu arzunun ortaya çıkışı ilk kuş kanatlarından esinlenerek veya şemsiye tarzı yapılan paraşütlerle gerçekleştirilmesi yoluyla çok eskilere dayanmaktadır.
İlk paraşütle atlama denemelerinin M.Ö. 2200′ lü yıllarda, Çin imparatorlarını eğlendirmek amacıyla, Çin Seddi üzerinden şemsiyeye benzeyen, serbest düşüşü yavaşlatıcı bazı araçlar kullanılarak yapıldığı anlatılmaktadır. Genellikle paraşüte ait ilk anlatılanlar, hep Uzak Doğuya aittir.
İlk paraşütle atlamayı düşünen ve proje üreten kişi Leonardo da Vinci olmuştur. Bu tarihten sonra, birçok kişi paraşütle ilgili denemeler yapmışlarsa da, tarihte ilk ciddi paraşütçü Fransız Andre Jacques Garner olarak bilinmektedir.
Garner ilk paraşütle atlayışını kardeşinin kullanmakta olduğu balona bağlanmış paraşütle irtibatlı bir sepet içinde yapar. Bu ilk denemelerden sonra 1797 yılında 700 metreden atlayışını başarılı bir şekilde tamamlar. İlk paraşüt brövesini ise, Garner’ ın eşi olan Jean Genevieve almıştır.
Bir kablo aracılığı ile açılması sağlanan otomatik açılışlı paraşüt ile ilk atlayışı ise 1885 tarihinde, Amerikalı Thomas Baldwin yapmıştır.
Yine ilk olarak deklanşörlü serbest düşüş atlayışını yapan ve paraşütçülüğün Edisonu olarak kabul edilen Leslie Irvin’ dır. Buna ek oarak dünyanın ilk gecikmeli paraşüt atlayışını yapan kişi ise, Amerikalı bir asker olan Randhall Bose’ dır.
Paraşütü askeri amaçlarla 1925 yılında ilk kullananlar ise Ruslar olmuştur. Bu yıllardan sonra paraşütçülük, teknolojik gelişmelerle birlikte gelişerek, günümüze kadar ulaşmıştır. | |