4umTurk Portal.Sizin için en iyisi Türkiye'nin incisi


4umTurkü ziyaret ettiğiniz için teşekkürler.Burası sitemizin arşividir.Ana siteye giriş için lütfen yukarıdaki bannerı tıklayınız.


hentbol

TAME®
05-09-2007, 12:32 PM
Plaj Hentbolu oyun kuralları

Kural 1 : Oyun Alanı

1:1 Oyun alanı (Şekil 1) dikdörtgen biçiminde, 27 m uzunluğunda ve 12 m genişliğindedir. Bir oynama alanı ve iki kale alanından oluşur.

Oyun Alanı’nın yüzeyi en az 40 cm derinliğinde bir kum tabakasından müteşekkildir. Oyun Alanı’nın çevresinde yaklaşık 3 m genişliğinde serbest bir alan bulunmalıdır.

1:2 Oyun Alanı’nın uzun kenarları “kenar çizgileri”, kısa kenarları “dış kale çizgileri” olarak adlandırılırlar. Kale dış kale çizgisinin tam ortasında bulunur ve 3 m genişliğinde ve 2 m yüksekliğindedir.Kale direkleri arasındaki çizgi “kale çizgisi” olarak adlandırılır ve kuma çizilir.

1:3 Kale alanı dış kale çizgisine 6 m mesafede paralel bir çizgi çizilerek belirlenir (kale alanı çizgisi).

1:4 Oynama alanı 15 m uzunluğunda ve 12 m genişliğindedir. Çevreleyen çizgiler 8 cm civarında genişliği olan elastik, renkli bir şerit veya yine esnek ve renkli bir halat ile gösterilir.

1:5 Saat hakemi masası en az üç dört kişinin oturmasına yetecek durumda olmalı ve kenar çizgisinin tam ortasından en az 3 m geriye konmalıdır.

1:6 Saha oyuncuları için değişme alanı 15 m uzunluğunda ve yaklaşık 3 m genişliğindedir. Sahanın her iki yanında, kenar çizgilerinin dışında birer tane bulunur.

1:7 Kaleciler sahayı değişme alanındaki kenar çizgisi ya da kendi takımlarının kale alanındaki kenar çizgisi üzerinden terk etmek zorundadırlar (4:3, 5:5).

Kaleciler sahaya kendi takımlarının kale alanındaki kenar çizgisi üzerinden girmek zorundadırlar (4:3, 5:5).

TAME®
05-09-2007, 12:32 PM
Kural 2 : Oyun Süresi
2:1 Oyun ayrı ayrı sonuçlanan iki devreden oluşur. Her devre 10 dakika sürer ( ancak bkz. kural 2:4 ve 2:6). Devre arası 5 dakika sürer.
2:2 Her devre hakem atışıyla başlar (kural 10,15). Yazı-tura ile kaleler belirlenir. Diğer takım hangi kenar çizgisinde değişme alanının bulunacağını seçer. Devre arasından sonra takımlar kaleleri değişirler. Değişme alanlarını değişmezler.
2:3 Devre başına her takım bir takım molası alabilir.
2:4 Bir devrenin sonunda skor berabere ise “altın gol” uygulamasına geçilir, yani bir sonraki gol kazananı belirler. Oyun tekrar hakem atışıyla başlar (kural 15). Her devrenin galibi bir puan alır.
2:5 İki devre de aynı takım tarafından kazanılırsa, bu takım 2:0’lık skorla mutlak galip olur.
2:6 Her takım bir devre kazanırsa sonuç beraberliktir. Her zaman bir kazanan olması gerektiğinden, “kaleciye karşı bir oyuncu (bire bir)” uygulamasına geçilir (kural 9).

TAME®
05-09-2007, 12:33 PM
Kural 3 : Top
3:1 Oyun yuvarlak, kaygan olmayan kauçuk bir topla oynanır.
Erkekler topu 350 - 370 g ağırlığındadır ve çevresi 54 - 56 cm’dir. Bayanlar topu 280 - 300 g ağırlığındadır ve çevresi 50 - 52 cm’dir.Karışık takımlarla oynanan oyunlarda erkek topu kullanılır.
Çocukların karşılaşmalarında daha küçük bir top kullanılabilir.
3:2 Her karşılaşmadan önce en az 3 adet kurallara uygun top bulunmalıdır. Yedek toplar her kalenin tam arkasında belirlenmiş olan yerlerde dururlar. Top oyun alanını terk ettiğinde, herhangi bir oyun süresi kesintisine mahal vermemek amacıyla, kaleciler hakemin işareti üzerine bir yedek topu mümkün olduğunca çabuk bir biçimde oyuna sokmalıdırla

TAME®
05-09-2007, 12:33 PM
Kural 4 : Takımlar
4:1 Prensipte takımlar 8 kişiden oluşurlar ve en az 6 tanesi oyunun başlangıcında sahada bulunmalıdır. Oyuncu sayısı dördün altına düşerse, oyun durur ve söz konusu takım mağlup olarak ilan edilir.
4:2 En çok 4 oyuncu (3 saha oyuncusu ve 1 kaleci) sahada bulunabilir. Geriye kalan oyuncular yedektir ve kendi değişme alanlarında kalırlar. Prensipte, oturmaları gereklidir.
4:3 Oyunun durmasına yol açan bir hatalı değişme sonrasında, oyun karşı takım lehine bir serbest atış (kural 13) veya 6-metre atışıyla (kural 14) devam eder. Aksi takdirde, duruma bağlı olarak olayın gerektirdiği atışla yeniden başlar. Hatalı oyuncu tard edilir.
4:4 Tüm oyuncular yalınayak oynarlar. Çorap veya bandaj kullanılmasına izin verilir. Spor ayakkabıları ve ayağa giyilen diğer eşyaya izin verilmez

TAME®
05-09-2007, 12:34 PM
Kural 5 : Kaleci
5:1 Kaleci, topa sahip olmadığında, kale alanını terk edebilir ve oynama alanında saha oyuncusu olarak oynayabilir.
5:2 Kaleci saha oyuncusu olarak gol attığında fazladan bir puan verilir (kural 9:1) (6-metre atışı istisnadır).
5:3 Bire bir uygulaması sırasında, kaleci kendi kale alanından bir “doğrudan atış”la gol kaydederse, fazladan bir puan verilir. (kural 9:1).
5:4 Her golden sonra oyun kale alanından kaleci atışıyla yeniden başlar (kural 9:1, 10:2, 12:1).
5:5 Kaleci değişimi:
Bir kaleci sadece kendi kale alanındaki kenar çizgisinin üzerinden oyuna girebilir (kural 1:7, 4:3).
Kaleci kendi takımının değişme alanının ya da kale alanının kenar çizgisi üzerinden oyun alanını terk edebilir(kural 1:7,4:3).

TAME®
05-09-2007, 12:34 PM
Kural 6 : Kale Alanı
6:1 Kale alanında olsa dahi, durmakta veya yuvarlanmakta olan topla her zaman oynanabilir. Ancak saha oyuncuları bunun için kale alanına giremezler (serbest atış)
Kural 7 : Topla Oynama
7:1 Yerde duran ya da yuvarlanan topa plonjon yapmaya izin verilebilir.
7:2 Top, en son dokunan oyuncu tarafından tekrar alınmadan önce 3 saniyeden uzun süre yerde kalamaz.

TAME®
05-09-2007, 12:35 PM
Kural 8 : Rakibe Karşı Davranışlar
8:1 IHF kural 8 aynı şekilde uygulanır.
İzin Verilenler
8:1
a) Eller ve kollar topu kazanmak veya blok yapmak için kullanılabilir.
b) Açık elle ve herhangi bir yönden rakipten top çelmek
Rakip topsuz bile olsa, vücutla perdeleme yapılabilir.
Yüz yüze iken ve bükülü kolla rakibe temas edilebilir ve rakibi gözlemek ve takip etmek için bu temas sürdürülebilir.
İzin Verilmeyenler
8:2 Rakibin elindeki top vurarak veya çekerek alınamaz.
Kollar, eller ve bacaklar kullanılarak rakip engellenemez veya zorlanamaz.
c) Rakibe sarılma, tutma, itme ve üzerine sıçrama yapılamaz.
d) Kurallara aykırı olarak (toplu ya da topsuz) rakip engellenemez, perdelenemez veya tehlikeye düşürülemez.
Not: Kural 8:2 a-d de sıralanan kuralların ihlalleri savunma ve hücum oyuncuları için eşit şekilde değerlendirilip uygulanmalıdır.
Hücum oyuncularının savunma oyuncuları üzerine sıçraması veya koşması
hücum faul olarak değerlendirilmelidir. Bu kuralın uygulanması için, vücut teması anında savunma oyuncusunun, hücum oyuncusunun önünde önceden yerini almış olması ve öne hareketi bulunmaksızın, doğru savunma pozisyonunda olması gerekir.
8:3 Rakibe karşı davranışları düzenleyen kuralların (8.2a-d) ihlalleri durumunda,
rakip takım lehine serbest atış (13.1g) veya 7m atışına (14.1a) karar verilir.
8:4 Rakibe karşı davranışları düzenleyen kuralların ihlalleri durumunda, hareket
temel olarak topa değil de rakibe karşı ise arttırmalı ceza ile cezalandırılmalıdır (17.1b, 17.3b). Arttırmalı ceza spor dışı davranışlar için de uygulanır. (17.1d).
8:5 Oyuncu rakibe karşı yaptığı hareketle rakibinin sağlığını tehlikeye sokarsa
diskalifiye edilir (17.5b). Özellikle :
Atış kullanan veya pas veren bir oyuncunun atış koluna yandan veya arkadan, vurmak veya çekmek,
Rakibin başına veya boynuna gelen bir darbeyle sonuçlanan her türlü hareket,
c) Rakibin vücuduna ayakla, dizle veya başka bir şekilde vurmak,
d) Koşan, sıçrayan veya hücum halinde olan rakibi, vücut kontrolünün kaybolmasına neden olacak şekilde itmek.
Ağır spor dışı davranışlar diskalifiye ile cezalandırılır (17.5d).
Oyun sırasında fiili saldırıda bulunan oyuncu ihraç edilir (17.7 - 9).
Tard cezası alan oyuncular (kural 17:1) iki takım arasında top el değiştirdiği anda oyun alanına girebilir veya değiştirilebilirler.
Diskalifiye (kural 17:3) veya ihraç (kural 17:3) edilen oyuncuların yerine, iki takım arasında top el değiştirdiği anda, bir başka oyuncu girebilir.

TAME®
05-09-2007, 12:35 PM
Kural 9 : Skor ve Oyun Sonucunun Belirlenmesi
9:1 Top tamamen kale çizgisini geçtiğinde bir gol kaydedilir ve bir puan verilir.
Güzel ve görülmeye değer durumlarda fazladan bir puan verilir (açıklama 1).
Bir oyuncu topu kendi kalesine atarsa, karşı takıma bir puan verilir.
Kaydedilen her golden sonra oyun kale alanından kaleci atışı ile yeniden başlar (kural 5:4,10:2,12:1).
9:2 Her iki takım da birer devreyi kazanırlarsa, “bire bir” uygulamasına geçilir. Her takım, diğer takımla karşılıklı olarak atışlar kullanacak beş oyuncu seçer.
Eğer kaleci atış yapacaklardan biri olarak seçilirse,bir saha oyuncusu olarak kabul edilir ve bir başka oyuncu kalede kalecinin yerini alır.
Beş atış sonrasında daha fazla puan alan takım kazanır.
“Bire bir” durumunda hakemler kalelerin ve başlayacak takımın belirlenmesi amacıyla yazı-tura atarlar.
Başlangıçta her iki kaleci kendi kale çizgilerinde dururlar.
Hareketine başlamadan önce, seçilen her saha oyuncusu bir ayağını kale alanı çizgisi ile sağ veya sol kenar çizgisinin kesiştiği noktaya basmak zorundadır.
Hakem düdük çaldığında, topu geriye, kale çizgisinde durmakta olan kendi kalecisine atar. Bu pas sırasında top yere değmemelidir.
Top oyuncunun elini terk ettiğinde her iki kaleci de öne doğru hareket edebilir.
Topla oynayan kaleci kale alanında kalmalıdır.
Üç saniye içinde ya karşı kaleye şut çekmeli ya da karşı takımın kalesine doğru koşan takım arkadaşına, top yere değmeksizin, pas vermelidir.
Bu oyuncu topu alarak nizami bir gol kaydetmeye çalışır.
Hücum eden kaleci veya saha oyuncusu tarafından bir kural ihlali yapılırsa, hücum sona erer.
Savunma yapan kaleci kale alanını terk ederse, topa sahip olmadığı sürece, istediği an tekrar kale alanına geri dönebilir.
9:3 “Bire bir” pozisyonunda kaleci bir kural ihlali yaparak golü önlerse, 6-metre atışı verilir.
Bu 6-metre atışı sonrasında bir gol kaydedilirse, fazladan bir puan verilir.
9:4 İlk turdan sonra sonuç belli olmazsa, “bire bir” atışlar devam eder.
Bu noktada, takımlar kaleleri değişirler ve tekrar beşer oyuncu seçilir (ancak bkz. Açıklama4)
Bu kez diğer takım önce başlar.
Bu ve bunu izleyen herhangi bir turda, aynı sayıda atış sonrasında bir takımın öne geçmesi neticesinde müsabaka sonucu belli olur.
9:5. Eğer oyuncu sayısı bir turda beşin altına düşerse, söz konusu takım buna uygun olarak daha az sayıda atış şansına sahip olur, çünkü hiç bir oyuncu ikinci kez atış kullanamaz.
9:6 “Bire bir” uygulaması sırasında ilgili tüm saha oyuncuları değişme alanlarında kalırlar. Atışlarını kullanan oyuncular değişme alanlarına geri dönerler.

TAME®
05-09-2007, 12:35 PM
Kural 10 : Oyuna Başlama
10:1 Oyunun her devresi hakem atışıyla başlar (kural 15).
10:2 Bir gol kaydedildiğinde, oyun kale alanından ve golü yiyen kaleci tarafından kullanılan kaleci atışıyla tekrar başlar (kural 5:3, 9:1,12:1)
10:3 Saha oyuncuları oynama alanında herhangi bir yerde durabilirler.
Kural 11 : Kenar Atışı
11:1 IHF kuralları 11:2 ve 11:4 aynen uygulanır.
11:2Kenar atışı, hakemin düdük işareti olmadan (Bak 16:3b), topa kenar veya dış
kale çizgisini aşmadan en son dokunan takımın rakibi tarafından uygulanır.
11:4Kenar atışını kullanan oyuncu, top elinden çıkana dek bir ayağını kenar
çizgisine basmalıdır. Bu oyuncu topu yere koyup tekrar alamaz, top süremez ve tekrar tutamaz (13:1i).
11:2 Top tümüyle kenar çizgisinin dışına çıktığında veya savunma takımı oyuncularından birine değerek dış kale çizgisini geçtiğinde kenar atışı verilir (ancak bkz. IHF kural 7:9).
7:9 Kasıtlı olarak top,kenar çizgiden veya takımın kendi dış kale çizgisinden
dışarı atılamaz (13:1e).
Bu sınırlama kaleci için geçerli değildir. Kaleci kendi kale sahasında kontrol altına alamadığı topu kendi dış kale çizgisinden dışarıya çelebilir (kaleci atışı)
11:3 Kenar atışı topun kenar çizgisini geçtiği noktadan, veya top dış kale çizgisinden ya da kale alanına dahil olan kenar çizgisinden dışarıya çıkmış ise, kale alanı çizgisiyle kenar çizgisinin kesiştiği noktaya en az 1 metre mesafeden kullanılır.
11:4 Bir atış sırasında savunma oyuncuları atışı kullanan oyuncudan en az 1 m uzakta olmalıdırlar.

TAME®
05-09-2007, 12:36 PM
Kural 12 : Kaleci Atışı
12:1 IHF kuralları 12:2 , 12:3 ve 12:4 aynen uygulanırlar.
12:2 Aut atışı hakemin düdüğü beklenmeksizin, kale alanından kale sahasının
dışına doğru kullanılır (Bak 16:3b).
Kalecinin attığı top kale sahası çizgisini geçince, aut atışı kullanılmış sayılır.
12:3 Top kale sahasında kalırsa, kaleci topu tekrar oyuna sokar (Bak 6:7c ).
12:4 Aut atışından sonra top bir başka oyuncuya dokunmadan kaleci topa tekrar
dokunamaz (5:9, 13:1k).
12:2 Top dış kale çizgisini veya kale çizgisini geçtiğinde kaleci atışı kullanılır (kural 5:3, 9:1, 10:2 – ancak bkz. IHF kural 5:7, 7:9)
5:7 Kontrol altına almış olduğu topu kasıtlı olarak kendi kale çizgisinden auta
atamaz (13:1b).
7:9 Kasıtlı olarak top,kenar çizgiden veya takımın kendi dış kale çizgisinden dışarı atılamaz (13:1e).
Kural 13 : Serbest Atış
13:1 Kural ihlali durumunda karşı takım lehine serbest atış verilir (bkz. IHF kural 13).

TAME®
05-09-2007, 12:36 PM
Kural 13 : Serbest Atış ( IHF kural 13).
13:1Aşağıdaki durumlarda serbest atış verilir:
a)Hatalı oyuncu değişimlerinde veya kural dışı oyuna girmesi durumunda (4:4-6)
Kalecinin hatalarında (5:7-10, 15:13)
Saha oyuncularının kale sahası ihlallerinde (6:2a-b, 6:4)
Topun hatalı olarak oynanmasında (7:2-4, 7:7-8)
Topun kasıtlı olarak kenar ya da dış kale çizgisi dışına atılması durumunda (6:7c, 7:9)
Pasif oyunda (7:10)
Rakibe karşı hatalı davranışlarda (8:3, 8:5 )
Hatalı başlama atışlarında (10:3-4)
Hatalı kenar atışlarında (11:4)
Hatalı aut atışlarında (12:4)
Hatalı serbest atışlarda (13:3-4)
Hatalı 7 m atışlarında (14:3-5, 14:7)
Hakem atışlarındaki hatalı davranışlarda (15:4)
Atışların hatalı uygulanışlarında (16:2-5)
Spor dışı davranışlarda (8:4, 8:6, 17:1d )
q) Fiili saldırı durumunda ( 8:7, 17:7-9 )
13:2 Prensipte serbest atış kural ihlalinin yapıldığı yerden yapılmak zorundadır. Ancak serbest atışı kullanacak olan takım için daha elverişli bir pozisyon arz ediyorsa, atış oyun durdurulduğunda topun bulunduğu yerden kullanılır.
13:3 Serbest atış kullanıldığında, hücum takımı oyuncuları kale alanı çizgisinden en az 1 m uzakta olmalıdırlar.
13:4 Savunma takımı oyuncuları, atışı kullanan oyuncudan en az 1 m uzakta olmalıdırlar. Ancak kale alanı çizgisi boyunca durabilirler.

TAME®
05-09-2007, 12:36 PM
Kural 14 : 6 – Metre Atışı
14:1 IHF kural 14 ( 7-metre atışıyla ilgili olan ) aynen ve tamamen uygulanır.
Kural 14 : 7-Metre Atışı ( IHF kural 14 )
14:17m atışı şu durumlarda verilir:
Yöneticiler tarafından yapılsa bile sahanın neresinde olursa olsun, belirgin bir gol fırsatının engellenmesi durumunda,
Kalecinin kale alanı içinde iken, oyun alanında duran veya yuvarlanan topu kale sahasına alması veya topla oyun alanından kale alanına girmesi durumunda (5:11-12),
Topa sahip hücum oyuncusu karşısında avantaj sağlamak amacı ile savunma oyuncusunun kale sahasına girmesi durumunda (6:2c),
Bir saha oyuncusu topu kasıtlı olarak kendi kale sahasına attığında kaleci topa dokunursa (6:7b),
Belirgin bir gol fırsatı varken gereksiz bir düdük çalındığında,
9:1’ deki açıklama hariç oyuna dahil olmayan bir kişinin müdahalesiyle belirgin bir gol şansının kaçırılmasında,
14:2 6-metre atışı kullanılırken, atışı kullanan oyuncu, top elinden çıkmadan kale alanı çizgisine veya ilerisine basamaz (serbest atış).
14:3 Kaleci veya karşı takımın diğer oyuncuları atışı kullanan oyuncuya 1 m’den fazla yaklaşamazlar.
14:4 6-metre atış sonucu gol olursa, fazladan bir puan verilir (kural 9:1).

TAME®
05-09-2007, 12:36 PM
Kural 15 : Hakem Atışı
15:1 IHF kural 15 aynen uygulanır. Ancak her devre ve “altın gol” uygulaması (devrenin galibini belirlemek amacıyla kullanılır – kural 2:4) hakem atışıyla başlar.
15:1Aşağıdaki durumlarda oyun hakem atışı ile başlar :
İki takımın oyuncularının sahada aynı anda hata yapmalarında.
Top tavana veya sahanın üzerinde sabit bir alete değdiğinde.
İhlal olmaksızın oyun durdurulduğunda takımlardan hiç birinin topa sahip olmadığı durumlarda.
15:2 Hakem düdük çalar ve oynama alanının tam orta noktasında topu dikey olarak havaya atar. İkinci hakem masanın karşı tarafındaki kenar çizgisi dışında pozisyon alır.
Kural 16 : Atışların Kullanılması
16:1IHF kural 16 aynen uygulanır.
16:1Tüm oyuncuların atışla ilgili kurala uygun bir pozisyon almış olmaları gerekir.
Hatalı pozisyonlar düzeltilmelidir (Bak 13:4, 16:7).
Atış öncesi topun atış yapacak oyuncunun elinde olması gerekir.
16:2Başlama, kenar, serbest ve 7m atışları yapılırken,atışı yapan oyuncunun bir
ayağının bir kısmı yerle temasta ve sabit olmalıdır (13:10). Diğer ayak yerden kaldırılabilir ve tekrar yere koyulabilir.
16:2 Hakem atışı dışındaki tüm atışlar doğrudan gol olabilir (bkz. kural 9:1, 3. paragraf).

TAME®
05-09-2007, 12:37 PM
Kural 17 : Cezalar
17:1 IHF kural 17:3 a-e arasında belirtilen bir kural ihlali veya sportmenlik dışı davranış tard cezası ile sonuçlanmak zorundadır. İki takım arasında top el değiştirir değiştirmez, tard cezası alan oyuncu veya yedeği oyuna girebilir (kural 8:1).
Hatalı değişme veya oyun sahasına kural dışı girişte (4:4-6).
Artırmalı ceza gerektiren, rakibe karşı kural dışı davranışların tekrarında (8:3).
Oyuncuların sahada veya saha dışında takım molası sırasında tekrarlayan spor dışı davranışlarında(8:4, 17:11).
Topa sahip olan takımın aleyhine verilen kararlarda topun yere bırakılmaması durumunda (13:8).
Rakip atış yaparken, kural dışı davranışların tekrarında (16:7).
17:2 Aynı oyuncuya ait ikinci tard cezası diskalifiye sonucunu doğurur. Prensipte, iki tard cezasından kaynaklanan diskalifiye, sadece oyun süresinin kalanı için geçerlidir. Bu durum hakemin oyun gereği bir kararı olarak kabul edilir.
17:3 Ciddi bir kural ihlaline ya da ciddi bir sportmenlik dışı davranışa bağlı olarak doğrudan diskalifiye (IHF kural 17:5 a - d,f) veya fiili saldırı nedeniyle ihraç oyun süresinin kalanı için geçerlidir. Ancak, hadise ileriki sonuçları bakımından federasyonun ilgili birimi veya turnuva yönetimince ele alınır.
Kural 18 : Hakemler
18:1 Her müsabaka eşit yetkilere sahip iki hakem tarafından yönetilir. Yazı ve saat
hakemi de bunlara yardımcı olurlar.
18:2 Hakemler oyuncuların davranışlarını, oyun mahalline geldikleri andan terk
ettikleri ana kadar denetlerler.
18:3 Hakemler maçtan önce oyun alanını, kaleleri ve topları gözden geçirirler ve
müsabakanın hangi topla oynanacağına karar verirler (3:1). Anlaşmazlık durumu olursa baş hakemin kararı geçerlidir.
Hakemler ayrıca her bir takım için, takımların uygun formalarla sahada hazır bulunmalarını sağlarlar, takım listelerini, oyuncuların teçhizatını, sayı cetvelini kontrol ederler, değişme bölgesindeki oyuncuları ve takım yöneticilerinin sayısının sınırlar içinde olmasını sağlar ve takım sorumlusunun kim olduğunu tespit ederler.
Bütün aksaklıklar düzeltilmelidir (4:7).
18:4 Müsabaka başlamadan önce yardımcı hakem ve her iki takım kaptanlarının
önünde kura atışı baş hakem tarafından yapılır (10:1).
18:5 Yardımcı hakem, maç başlangıcında saha hakemi olarak oyunu başlatacak
takımın yarı alanında yerini alır.
Bu hakem başlama atışı düdüğüyle müsabakayı başlatır (10:3).
Müsabaka başladıktan sonra diğer takım topa sahip olduğunda, savunma yapan takımın kale çizgisine gider ve kale hakemi olarak yerini alır.
Savunma yapan takımın kale hakemi olarak müsabakaya başlayan hakem kendi tarafındaki takım topa sahip olunca saha hakemi pozisyonunu alır ve hücumun sonuna kadar saha hakemi olarak görev üstlenir.
Müsabaka süresince hakemler zaman zaman saha değiştirirler.
18:6 Prensip olarak müsabaka aynı hakemler tarafından yönetilmelidir.
Oyunun kurallara göre oynanmasını sağlamak görevleridir ve hatalı davranışları cezalandırmalıdırlar ( bkz.13:6, 14:10).
Herhangi bir nedenle hakemlerden biri müsabakaya devam edemeyecek duruma düşerse diğer hakem tek başına yönetir.
18:7 Prensip olarak saha hakemi aşağıdaki durumlarda düdük çalar:
16:3a-h kurallarına göre yapılan, tüm atışların uygulanışında ve molalardan sonra (2:4).
Eğer otomatik bitiş sinyali çalmaz veya saat hakemi bitiş sinyali vermez ise, müsabakayı bitirmek için Prensip olarak kale hakemi aşağıdaki durumda düdük çalar:
Bir gol atıldığında (9:1).
18:8 Bir kuralın ihlali durumunda, iki hakemde cezalandırılacak takım için aynı
fikirde ancak cezanın şekli konusunda farklı düşüncede iseler, daima daha ağır olan ceza uygulanır.
18:9 Bir kuralın ihlali durumunda veya top oyun alanı dışına çıktığında, iki
hakemde farklı takımları cezalandırmışlar ise, daima saha hakeminin kararı uygulanmalıdır.
Saha hakeminin belirgin el işaretinden sonra oyun düdükle yeniden başlatılır (16:3h).
18:10 Her iki hakem de skoru tutmakla yükümlüdür Ayrıca; ihtar, zaman cezası,
diskalifiye ve ihraçları da not ederler.
18:11 Her iki hakem de oyun süresini kontrolden sorumludurlar. Oyun süresi
konusunda tereddüt olur ise, baş hakemin kararı geçerlidir.
18:12 Müsabakadan sonra hakemler müsabaka cetvelinin doğruluğunu
denetlemekle sorumludurlar.
Oyun alanı dışındaki diskalifiyeler veya hakemlere karşı yapılmış hareketler ve ihraçlar müsabaka cetvelinde belirtilmelidir (17:5c, 17:5d, 17:5f, 17:7)
18:13 Hakemlerin gözlemlerine dayanarak verdikleri kararlar katidir.
Kural dışı alınan kararlara itiraz edilebilir.
Oyun süresince takım sorumluları hakemlere baş vurma hakkına sahiptirler.
18:14 Her iki hakem de müsabakayı durdurma veya tatil etme yetkisine sahiptir.
Müsabaka tatil edilmeden önce devamı için her türlü çaba gösterilmelidir.
18:15 Siyah kıyafet hakemlere ayrılmıştır.
18:2 Hakemlerin bir gol kaydedildiğinde verilecek puan ile ilgili farklı görüşleri bulunması durumunda, saha hakeminin kararı geçerlidir.
Kural 19 : Saat ve Yazı Hakemleri
19:1 IHF kural 19 aynen ve tümüyle uygulanır.

TAME®
05-09-2007, 12:37 PM
Kural 19 : Yazı ve Saat Hakemleri
19:1Yazı hakemi takım listelerini kontrol eder ve sadece listede isimleri bulunan
oyuncular oynama hakkına sahiptir. Saat hakemi ile birlikte, zaman cezası alan ya da maça geç gelen oyuncuların oyuna katılmalarını denetler.
Yazı hakemi müsabaka cetvelinin doldurulması ve goller, ihtarlar, zaman cezaları, diskalifiyeler ve ihraçlar gibi bilgilerin doğru olarak yazılmasından sorumludur.
19:2Saat hakemi aşağıdaki durumları kontrol eder:
Hakemlerin oyun süresinin durdurulması ve tekrar başlatılması için verdikleri kararlarda(2:4) oyun süresini (2:1, 2:2, 2:4, 2:7).
Yedek bankındaki oyuncu ve yöneticilerin sayısını (4:1).
Yazı hakemi ile birlikte, müsabaka başladıktan sonra gelen oyuncuların oyuna katılmalarını (4:3).
Yedek oyuncuların giriş ve çıkışlarını (4:4-5).
Oynama hakkı olmayan oyuncuların girişini (4:6).
İki dakika zaman cezası almış oyuncuların ceza sürelerini (17:4).
Otomatik olarak sinyal veren skorbord yoksa, saat hakemi devreyi veya müsabakayı bitirme işareti verir.
19:3Skorbord yoksa, oyun süresinin durdurulduğu molalarda saat hakemi, takım
yöneticilerine müsabakanın oynanan ve geriye kalan süresini bildirir.
19:4Eğer skorbord iki dakika zaman cezalarının bitiş zamanını göstermek için
yeterli değil ise (IHF karşılaşmalarında her takım için en az 3′er oyuncu) kapasiteli olmalı), saat hakemi masaya koyacağı bir kartla her bir cezalı oyuncu için, forma numarası ile sürenin bitimini gösterir. Bu da mümkün değilse sürenin bitiş zamanı bir karta kaydedilerek takım sorumlusuna verilir.
19:2 Saat ve yazı hakemleri yedek oyuncuların giriş ve çıkışlarını kontrol ederler.
19:3 Bir oyuncu tard cezası aldığında, yazı hakemi bir kart göstererek bunu teyit eder. Bu kartın üzerinde, oyuncunun ilk tard cezası için “1” ve ikinci tard cezası için “2” ibareleri bulunur.
El İşaretleri
1-IHF el işaretleri1 - 11, 13, 16 - 18 aynen uygulanırlar.
1)Kale sahası ihlali
11)Pasif oyun.
13)Hakem atışı.
16)İhraç.
18) Mola süresince oyun alanına giriş izni.
El işareti 12 aynı biçimde uygulanır. Gol.
Gol kaydedildiğinde bir, iki veya üç puan verilirse (kural 9, 14:4, açıklamalar 1 + 2) saha hakemi bir, iki veya üç parmağıyla bunu göstermek zorundadır.
İki veya üç puan verildiğinde, kale hakemi ayrıca kolunun tamamıyla dikey bir daire çizer.
3.El işareti 14 ve 15 değiştirilmiştir. Hakem kural ihlalini belirtir ve hatalı oyuncuyu gösterir. Bükülü bir kolun bilek kısmından diğer el ile yakalanması, kural 17:1 çerçevesinde bir tard cezasını belirtir.
Hakemler kural 17:3 çerçevesinde “doğrudan” bir diskalifiye için kırmızı bir kart kullanırlar.
4.Diskalifiye kararları yazı hakemi tarafından havaya kaldırılan bir kırmızı kartla açıkça teyit edilmek zorundadır.

TAME®
05-09-2007, 12:38 PM
Geçmişten bugüne Türkiye Hentbol Federasyonu başkanları

PROF.DR.YAŞAR SEVİM: (1976 - 1979) Hentbol Federasyonu’nun kurucusu ve ilk başkanı olan Yaşar Sevim, bu görevi 28 yaşında üstlenen en genç başkan oldu. Halen Gazi Üniversitesi Beden Eğitimi Spor Yüksek Okulu Öğretim Görevlisi v ASKİ Spor Klübünün Hentbol Teknik direktörüdür. Yaşar Sevim EHF Lektörü olarak ülkemizi EHF de temsil etmektedir.

PROF.DR.SEDAT MURATLI: (1979 - 1979) Yaşar Sevim’den sonra 2 ay gibi kısa bir süre federasyon başkanlığ yaptı. Halen Akdeniz Üniversitesi Beden Eğitimi Spor Yüksek Okulunda Öğr. Gör. Olarak spora hizmet vermektedir.

İBRAHİM SELET: (1979 - 1980) Sedat Muratlı’dan sonra yaklaşık olarak bir yıl kadar federasyon başkanlığı yaptı.

ŞEREF TUNCA: (1980 - 1989) İbrahim Selet’ten sonra 9 yıl kadar federasyon başkanlığı yaptı. En uzun süre federasyon başkanlığı yapan Tunca, döneminde Erkekler Deplasmanlı Hentbol 1. Ligi, Erkekler Deplasmanlı Hentbol 2. Ligi ve Bayanlar Deplasmanlı 1. Ligi kuruldu

PROF. DR. YAVUZ İMAMOĞLU: (1989 - 1993) Şeref Tunca’dan sonra Federasyon Başkanlığı’na gelmiştir.

SERHAT BİLGİ: (1993 - 2000) Serhat Bilgi ve federasyonu seçimle ilk işbaşı yapan Federasyondur.

GÜNAL ENSARİ: (2000 - 2004 ) 31.10.1955 Nusaybin doğumlu.Urfa’da futbol, Ankara Şekerspor’da voleybol Yükseliş Spor Kulübü’nde hentbol oynadı
1977 yılından itibaren çeşitli kulüplerde antrenörlük yaptı . Federasyonun teknik ve eğitim çalışmalarıyla milli takımların her kategorisinde görev yaptı.

1982 yılında ilk uluslararası maçını yapan Bayan Hentbol Milli Takımında antrenör olarak görev aldı.

2000 yılında yapılan seçimlerde Sn.Serhat Bilgi’nin önünde seçimi kazanarak Federasyon başkanı oldu.
Halen, Akdeniz Ülkeleri Hentbol Konfederasyonu Yönetim Kurulu Üyeliği ve 2004 Yılında seçildiği IHF Denetim Kurulu Üyeliği gibi 2 uluslararası görevi devam etmektedir..

Sn.Ensari TED Ankara Koleji Lise kısmında Beden Eğitimi Zümre Başkanı olarak çalışmaktadır.

TARIK CENGİZ: (2004 - …….) Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi mezunu olan Tarık Cengiz, 1999 yılında gerçekleştirilen genel seçim sonunda Demokratik Sol Parti mensubu olarak Samsun milletvekili sıfatı ile Türkiye Büyük Millet Meclisine girdi.

17 yıl aktif olarak hentbol oynadıktan sonra 1996 yılında Türkiye Hentbol Federasyonu Merkez Hakem Kurulu Asbaşkanı görevini üstlendi. Daha sonra THF Yönetim Kurulu üyesi olarak da görev yapmıştır.

2001 yılında, Avrupa Hentbol Federasyonu Tahmim Kurulu üyeliklerinden birinin boşalması nedeniyle yapılan seçim sonunda EHF tahkim kurulu üyeliğini kazanmıştır. Sözkonusu görevi 2004yılına kadar sürdürmüştür.

2004 yılında, yapılan Türkiye Hentbol Federasyonu Başkanlığı seçimi sonunda diğer başkan adayları Günal Ensari ve Serhat Bilgi’nin önünde seçimleri kazanarak 8. Hentbol Federasyonu Başkanı olmuştur.

TAME®
05-09-2007, 12:38 PM
Türkiye’ de Hentbol’ un gelişimi

Türkiye’de hentbol ilk kez 1927-1938 yılları arasında açık alan hentbolu olarak başlamıştır. Öncülüğünü Almanya’da öğrenim yapan ve beden eğitimi öğretmeni kökenli Hüsamettin Güreli, Zeki Gökışık, Nafi Tağman, askeri okullarda yapmıştır. Bu askeri okulların yanı sıra Gazi Eğitim Ensitüsü Beden Eğitimi Bölümünde de bazı kurallar tespit edilerek, futbol sahalarında ‘el topu’ adı altında hentbolun yaşatılmasına katkıda bulunmuş. Ülkemizde ilk resmi saha el topu oyun kuralları 1934 yılında Türkiye İdman Cemiyeti ittifakı tarafından yayımlanmıştır.

Ülkemizde ilk resmi açık alan hentbol maçı 1938 yılında oynanmıştır. Ancak Türkiye’de hentbol, voleybol ve basketbol ile birlikte 1942 yılında “Spor Oyunları Federasyonu’na bağlanınca canlanmaya başlamış, ilk hentbol ligi 1942-43 sezonunda İstanbul Hentbol Ligi adıyla kurulmuş ve o yıl Defterdar Takımı şampiyon olmuştur. 1943-44 ve 1944-45 sezonlarında Fenerbahçe, 1945-1955 yılları arasında ise Galatasaray şampiyonluğu elinde tutmuştur. 1945′te ilk kez Türkiye Şampiyonası düzenlenmiş, şampiyon da “Kara Harp Okulu “olmuştur.

1941 yılında Hasan Örengil ve 1947 yılında Mehmet Arkan-İlyas Sınal ikilisi el topu ile ilgili kitaplar yayımlamışlardır. İlk federasyon başkanlığını Vedat Abut bir süre yaptıktan sonra Faik Gökay’a devretmiştir. 1958 yılında Hentbol Federasyonu Başkanlığını Vahit Çolakoğlu yaparken voleybol, el topu adı altında yeni bir kimlik kazanmıştır. Bu süreç içinde kulüplerarası açık alan hentbol maçları yapılmıştır. Bu maçları geliştiren ilk kulüplerimiz Harp Okulu, Jandarmagücü, Ziraat Gençlik, Maltepe Emniyet, Anıtspor, Pınarspor, Doğuspor’dur. Yapılan müsabakalar sonucunda hemen hemen her yıl Harp Okulu şampiyon olmuştur.

Hentbol, yurt dışından gelen ve devlet büyükleri için gösteri sporu olarak da oynatılmıştır. İran Şahı’nın Türkiye’yi ziyaretinde Harp Okulu’nda iki takım oluşturularak bu takımlardan birisine ‘Şah’, diğerine de ‘Süreyya’ adı verilmiştir. Şah ile Süreyya takımları arasındaki maç berberlikle sonuçlanmıştır.

1945 yılı ve sonrasındaki okullarda bayanlararası 2×15 dakika süreli iki devreli salon hentbolü maçları yapılmıştır. 1960-1962 yıllarında açılan hakem kurslarının öğretmenliğini İbrahim Selet yapmış ve bu kurs sonunda başarılı olan Atilla Bostancıoğlu, Bülent Yılmazer, Necip Doğutürk, Nadir Irmaklar, Sedat Çötelli, Ömer Lütfi Tuncel, Fahri Alpagut, Turan Çelikkol, Ertuğ Fırat, Mazhar Kerestecioğlu, İbrahim Selet, Hüsamettin Topuzoğlu, Rıza Nur Mazlumca ve Şeref Tunca resmi hakem ünvanını alan ilk hakemlerimizdir.

Ülkemizdeki salon hentbolu ile ilgili ilk ciddi çalışmalar 1974-1975 yıllarına dayanır. Bu tarihlerde Milli Eğitim Bakanlığı tarafından yurt dışına eğitime gönderilen bir grup beden eğitimi öğretmeni, eğitim gördükleri Federal Almanya’dan dönerek görev yaptıkları Beden Eğitimi Bölümlerinde modern salon hentbolunun temellerini atmaya çalıştılar

Bir süre sonra Gençlik ve Spor Bakanı Ali Şevki Erek ve Beden Terbiyesi Genel Müdürü merhum Talat Akgül’ün gayretleriyle 4 Şubat 1976 yılında 22. federasyon olarak Hentbol Federasyonu kuruldu.

Federasyon başkanlığına Almanya Köln Spor Akademisinde 4 yıl hentbol, basketbol, futbol, voleybol, antrenman bilgisi dallarında ihtisas öğrenimi gören Yaşar Sevim getirildi. Yaşar Sevim başkanlığındaki ilk federasyon kurulları şöyle oluştu.

Başkan: Yaşar Sevim

Genel Sekreter: İsmail Hakkı Esemen

Asbaşkan: Erol İlgin

Üye: Sedat Muratlı

Üye: Fahrettin Günvar

Üye: Atilla Bostancıoğlu

Üye: Şahin Köktürk

Üye: İlhan Özler

Üye: Murat Kılıç

Üye: Sabahattin Erman

Üye: Turgay Kayaoğlu

Eğitim Birimi Asbaşkanı: Sedat Muratlı

Eğitim Birimi Üyesi: Murat Kılıç

Eğitim Birimi Üyesi: Kayhan Beyhan

Eğitim Birimi Üyesi: Ahmet Sarıyer

Eğitim Birimi Üyesi: Erhan Bayramoğlu

Merkez Hakem Komitesi Asbaşkanı: İsmail Hakkı Esemen

Merkez Hakem Komitesi Üyesi: Mete Öktem

Merkez Hakem Komitesi Üyesi: Atilla Bostancıoğlu

Merkez Hakem Komitesi Üyesi: Ercan Ersü

1977 yılından itibaren üniversitelerin (Anadoluhisarı, 9 Eylül ve Manisa) Beden Eğitimi ve Spor Bölümlerinde hentbol bilim dalı kurulmuş ve giderek her dereceli eğitim kurumunun müfredat programlarında yer almaya başlamıştır.

Tabanını okulların oluşturduğu bu spor daha sonraları MTA, Beşiktaş, İstanbul Bankası Yenişehir, İTÜ, Kolej, Arçelik, Simtel,Taçspor, Çukobirlik, Hacettepe, Karşıyaka, İzmirspor, Etispor, Eskişehir Kılıçoğlu Toprakspor, Pertevniyal ve isimlerini sayamayacağımız Konya, Adana, Eskişehir, Mersin, Trabzon, Rize, Bursa gibi illerimizdeki kulüplerimizin uğraşlarıyla daha da yayılmış ve üst düzeyde oynanmaya başlamıştır.

Deplasmanlı Türkiye Ligi’nin kurulmasıyla, başarılı olan takımlar, yurt dışında Türkiye’yi temsil etmişlerdir. Türk Milli Takımı ilk resmi maçını Mısır’a karşı 1979 yılında Akdeniz Oyunları sırasında oynamıştır.

İlk milli maç galibiyetimiz 1980 yılında Romanya’daki Balkan Şampiyonası’ndan 32-19′luk skorla Yunanistan’a karşı alınmıştır.. 1981 yılında Genç Milli Hentbol Takımımız’ın Balkan Üçüncülüğü bu alandaki ilk başarımız olmuştur. Her kategorideki Türkiye şampiyonları 1978 yılında, Deplasmanlı Türkiye Hentbol Ligi ise 1982 yılında başladı

Bayan milli takımımız ise 2 yıllık bir hazırlıktan sonra 1983 yılında ilk defa Bulgaristan’daki Haskova Turnuvası’na katıldı.

1983 yılında Türkiye’de yapılan Balkan Büyükler Hentbol Şampiyonası’nda Yugoslavya, Romanya ve Bulgaristan gibi dünya ve Olimpiyat şampiyonu takımlara karşı büyük bir mücadele örneği verildi ve Bulgaristan ile 18-18 beraberlik sonucu averajla Balkan üçüncülüğü kaybedildi.

1993 yılı Haziran ayında ilk kez yapılan Yıldız Erkekler ve Bayanlar Balkan Şampiyonası’nda hentbolcularımız erkeklerde 2., bayanlarda 3.’lük elde etmiştir. Aynı yılın Kasım ayında düzenlenen Balkan Şampiyonası’nda Hentbol Büyük Erkekler Milli Takımı hentbol tarihimizde ilk kez Balkan şampiyonu olmuştur.

1994 yılında yapılan Balkan Yıldız Bayanlar Balkan Şampiyonası’nda takımımız birinciliğe ulaşmış, Eskişehir’de düzenlenen Gençler Balkan Şampiyonası’nda ise hentbolcularımız erkek ve bayanlarda üçüncü sırayı almışlardır. Ocak 1995′te İzmir’de düzenlenen Dünya Üniversitelerarası Hentbol Şampiyonası’nda hentbolcularımız dünya ikincisi olmuş, Eskişehir’de yapılan Balkan Büyükler Hentbol Şampiyonası’nda milli takımımız Balkan Şampiyonluğu’na ulaşmıştır.

1996 yılı Şubat ayında Hentbol Federasyonu’nun kuruluşunun 20. yılı nedeniyle düzenlenen Uluslararası Ankara Turnuvası’nda Türkiye şampiyon olmuştur. 1992-1993 sezonundan itibaren erkeklerde ve bayanlarda Türkiye Ligi ve Play-Off müsabakalarında dereceye giren dörder takımımız Avrupa Kupaları müsabakalarına katılmaya başlamışlardır. Bu kupalar:

- Şampiyonlar Ligi

- Avrupa Kupa Galipleri Kupası

- EHF Kupası

- Challange Kupası

Hentbol liglerimizde yapılmakta olan yurt içi kupa maçları ise şöyle:

1- Cumhurbaşkanlığı Kupası (Erkekler)
2- Başbakanlık Kupası (Bayanlar)
3- GSGM Kupası (Erkekler)
4- Federasyon Kupası (Bayanlar ve Erkekler)

TAME®
05-09-2007, 12:39 PM
Hentbol teknik terimleri

Hentbolun temel teknik becerilerini öğrenmek, karmaşık ve zor değildir. Çünkü topu yakalamak, pas atmak ve topu sürmek, herkesin çocukluğundan beri rahatlıkla yaptığı temel hareketlerdir. Devamlı ve bilinçli çalışmalarla hentbol teknik becerileri öğrenilebilir ve oyunun temelinde bulunan dayanıklılık, sürat, beceri, esneklik, sıçrama gibi motorik özelliklerde buna paralel kazanılabilir. Motorik özelliklerin kazanılması, organizmanın kuvvetlendirilmesi, duruş bozukluklarının önüne geçme, kollektif düşünme ve birlikte hareket edebilme alışkanlıklarının geliştirilmesinde, hentbol en uygun spor türlerinin başında gelmektedir.

TOP TUTMA VE PASLAŞMA
Hentbolde temel teknik beceriler top tutma ve paslaşmayla başlar. Çünkü oyunun gelişebilmesi bu becerilerin iyi kazanılmasına bağlıdır. Kural gereği, bir elle pas atabilmeli ve iki elle top tutabilmek gerekir.

TEMEL PAS (ELÜSTÜ PAS)
Henbolun en önemli ve güvenle yapılabilen pas şeklidir. Bu paslaşmada top iki elle hemen hemen omuz seviyesinde tutulur. Top parmaklarla kavranarak atış eline alınır . Bu durumda atış eli dirseklerden 90 derece geri bükülüdür. Sağ elini kullanan oyuncunun sol ayağı yere destek olarak öne alınır. Ağırlık arka bacaktadır. Atış sırasında sağ ayak öne hareket ettirilerek vücut topun gidiş yönüne doğru hareket ettirilerek top elden çıkarılır. Atış eli topu takip eder. Temel atış destek ayaklı veya destek ayağı olmaksızın yapılabilir.

BİLEKTEN PAS
Bel yüksekliğinde top iki elle tutulur. Ayaklar omuz hizası açıklığındadır. Top atılacak yöne bir adım atılır. Dirsek hedefi gösterecek şekilde kaldırılır. Top pas atılacak elin parmakları tarafından kavranır. Dirsek gerginleştirilerek, top bilekten itilerek pas yapılır. Kol ve bilek topu gidiş yönüne doğru takip eder.

TOP TUTMA
Top tutmanın dört temel prensibi vardır. Birincisi, iki el açık ve pas gelecek yöne dönük olmalı. İkincisi, topu takip etmek. Üçüncüsü, kollar gergin vaziyette ve topu karşılarken, kollar dirseklerden hafif bükülü vaziyette ve topu yumuşatarak kavramalı. Dördüncü prensip ise, topu yakaladıktan sonra, çabukça şut, pas, aldatma veya top sürme yapılmalıdır. Temel olarak bel üstü ve belaltı tutuş olmak üzere iki türlü tutuş vardır.

TOP SÜRME (DRIBLING)
Hentbolde basketbolda top sürmede iki farklılıkla hemen hemen aynıdır. Birinci farklılık, hentbolde top sürme öncesi ve sonrası üç adım atılabilir. İkincisi, top süren el topa temas ederken açık olmalıdır.

Top sürmeye karar verildiğinde, el top üzerinde açık olarak yer alır. Top süren elin dirseği yaklaşık 90 derece bükülür ve gerginleşir. Parmaklar direk topla temastadır. Baş yukarıda olmalıdır.

TAME®
05-09-2007, 12:39 PM
ŞUT
Hentbolda şut, atakları skora dönüştürebilmek için sonuç hareketidir. Hentbolda dört temel şut çeşidi vardır. Bunlar temel şut, sıçrayarak şut, kanattan şut (Yana bükülü şut) ve düşerek şut’tur. Herbirinin kulanım durumu ve zamanına göre değişik avantajları ve teknikleri vardır.

TEMEL ŞUT
Bu şut şekli tamamen elüstü (temel) pas gibidir. Top parmaklarla kavranarak atış elindedir . Bu durumda atış eli dirseklerden 90 derece geri bükülüdür. Sağ elini kullanan oyuncunun sol ayağı yere destek olarak öne alınır. Ağırlık arka bacaktadır. Atış sırasında sağ ayak öne hareket ettirilerek vücut topun gidiş yönüne doğru hareket ettirilerek top elden çıkarılır. Atış el omuzu geriden atış yönüne doğru döndürülür. Atış eli topu takip eder.

SIÇRAYARAK ŞUT
Koşar durumda üç adım kullanılır. Atış elinin tersi ayak yerden son olarak kesilir. Şut eli yukarı ve geriye çekilir. Diğer destek kolu hafifçe vücudun önüne getirilir. Destek kolu geriye doğru alınırken aynı zamanda şut omuzuda şut yönüne doğru döndürülür. Atış kolu öne doğru kamçı gibi hareket etirilerek top elden çıkarılır. Vücut ve atış kolu topu gidiş yönüne doğru takip ederken, destek ayağı yere konur.

YANA BÜKÜLÜ ATIŞ (Kanat Şutu)
Genellikle bu atış, savunma oyuncusu kaleyi kapattığında, hücum oyuncusunun en etkili şekilde kullanabileceği bir atış şeklidir. Bu atış genellikle kanat pozisyonlarında kullanıldığından, öbür adıda kanat şutudur. Sağ elini kullanan bir oyuncu için, savunma yapan oyuncunun sağından atar gibi yaparken, vücudunu sol dayanma ayağının üzerinde yana büker. Top, kolun baş arkasından iyice bükülerek, atış kolunun aksi yönünden elden çıkarılır.

DÜŞEREK ATIŞ
Düşerek atış genellikle, yana ve öne olmak üzere iki formda yapılabilir. Düşerek atışın öne doğru yapılan formunda, oyuncu, başlangıçta bacaklar hafif açık, dizler bükülü ve kalça öne alınmış şekildedir. Oyuncu, dizlerin ve kalçanın öne doğru getirilmesi anında ve bununla birlikte atış omuzunun geriye alınmasıyla beraber düşme hareketine başlar. Bu sırada top gövdenin ön yanında tutulur. Düşme sırasında gövdenin üst kısmı yukarı doğru gerginleştirilir. Bu gerilmede omuuzn öne doğru çok hızlı alınması ve atış kolunun savurma şeklindeki hareketiyle top kuvvetli olarak elden çıkarılır. Düşme hareketi diğer elin yere dokunmasıyla yada atış omuzunun üzerine yuvarlanmayla son bulur.

TAME®
05-09-2007, 12:40 PM
Temel Hentbol kuralları

İki takım arasında oynanan bir takım oyunudur. Hentbol 30 dakikalık iki devreden oluşur. Defanstaki takım, hücum eden takımı ceza sahasının önünde kalelerine yaklaştırmamaya çalışır. D şeklindeki 6 m uzaklıktaki ceza sahasına kaleci dışındaki oyuncuların girmesi yasaktır.

Savunma sırasında, defans oyuncuları belirli ölçüde rakip oyunculara temasta bulunabilirler. Aşırı faullü temaslarda oyuncu iki dakikalık oyundan çıkma cezası ile cezalandırılır ve ceza alan oyuncunun yerine oyuncu giremez. Cezası biten oyuncu veya yerine başka oyuncu girebilir. Hentbol sahası 40 metre uzunluğunda ve 20 m genişliğinde diktörtgen şeklinde bir alandır. Kaleye 9 cm uzaklıkta kesik çizgilerle belirlenmiş ceza sahasında yapılan fauller penaltı olarak nitelendirilir. Penaltı atışları kalenin tam 7 m karşısından yapılır. Bu atışlara 7 m atışı da denir.

Her takım sahaya 10′u saha oyuncusu, 2’si kaleci olmak üzere 12 oyuncu ile çıkar. Maç başlarken oyun alanı içinde, bir takımdan 6′ sı oyuncu, biri kaleci olmak üzere toplam 7 oyuncu bulunur. Kenarda 5 yedek oyuncu otururur. Oyun süresi içerisinde çizgi ile belirlenen bölümde, kendi aralarında her an istedikleri kadar oyuncu değiştirilebilirler. Oyunda amaç, rakip kaleye gol atmaktır. Eğer bir oyuncu kurallar içinde topu rakip kaleye atar ve sokabilirse bu “gol” olarak kabul edilir. Takımlar, birbirlerinin kalelerine topu atıp gole çevirmeye çalışırken, gol olmaması için de savunma ile kendi kalelelerini korurlar. Top oyuncular tarafından sadece elle oynanır ancak, kaleci kalesini vücudunun tümüyle koruyabilir. Oyuncu, topu elinde en fazla 3 saniye tutabilir ve topla sadece 3 adım atabilir. İki devre sonunda en çok gol kaydeden takım galip gelir. Gol sayıları eşitse karşılaşma beraberlikle son bulur. Galibiyette 2 puan, beraberlikte 1 puan alınırken, yenilgide puan alınmaz.

Oyun basketboldaki gibi hava atışı ile başlar ve top çelindikten sonra tutan oyuncunun hava atışı yapılan yere 3 metre uzaklıkta olması zorunluluğu vardır. Defans yapan takım, hucum eden takımı ceza sahasının önünde kalelerine yaklaştırmamaya çalışır. Topun çapı bayanlar müsabakalarında 54-56 iken erkeklerde 58-60 cm dir.

Topun ağırlığı erkeklerde 425 ile 475 gr bayanlarda ise 325 ile 400 gramı geçmemesi gerekir. Oyuncular topu sürerken iki kez tutabilirler ancak tuttuktan sonra üç saniye içinde ellerinden çıkarmak zorundalar ve topla en fazla üç adım atabilirler. Oyun iki hakemle yönetilir.

TAME®
05-09-2007, 12:41 PM
Hentbol’ un Türkiye tarihi

Türkiye’de hentbol ilk kez 1927-1938 yılları arasında açık alan hentbolu olarak başlamıştır. Öncülüğünü Almanya’da öğrenim yapan ve beden eğitimi öğretmeni kökenli Hüsamettin Güreli, Zeki Gökışık ve Nafi Tağman askeri okullarda yapmıştır. Bu askeri okulların yanı sıra, Gazi Eğitim Ensitüsü Beden Eğitimi Bölümünde de bazı kurallar tespit edilerek, futbol sahalarında “el topu” adı altında hentbolun yaşatılmasına ve yaygınlaştırılmasına katkıda bulunmuştur. Ülkemizde ilk resmi saha el topu oyun kuralları, 1934 yılında Türkiye İdman Cemiyeti ittifakı tarafından yayımlanmıştır. Ülkemizde ilk resmi açık alan hentbol maçı 1938 yılında oynanmıştır.

Hentbolun Türkiye’de gelişmesi ve yaygınlaşması yıllar sonra salon hentboluna geçilmesiyle sağlanmıştır. Ülkemizdeki salon hentbolu ile ilgili ilk ciddi çalışmalar 1974-1975 yıllarına dayanır. Bu tarihlerde Milli Eğitim Bakanlığı tarafından yurt dışına eğitime gönderilen bir grup beden eğitimi öğretmeni, eğitim gördükleri Federal Almanya’dan dönerek, görev aldıkları Beden Eğitimi Bölümlerinde modern salon hentbolunun temellerini atmaya çalıştılar. 1975 yılında Gazi Eğitim Enstitüsü ve Ankara Spor Akademisi öğretim görevlisi Yaşar Sevim, ülkemizde ilk kez salon hentbolu oyun kurallarını yayımladı. Özellikle Gazi Eğitim Enstitüsü Beden Eğitimi Bölümü ve Ankara Spor Akademisi’ndeki hentbole yönelik çalışmalar, bu spor dalının kökleşmesini ve yaygınlaşmasını sağladı. Hentbol Federasyonu 1976 yılında kuruldu ve ilk federasyon başkanlığına Yaşar Sevim getirildi.

TAME®
05-09-2007, 12:41 PM
Hentbol tarihçesi

Hentbol, tarihi çok eskilere dayanan bir spor dalıdır. Antik Yunan ozanlarından Homeros bu oyuna oldukça benzer bir oyunun oynandığını yazmaktadır. Milattan önce 600 yıllarında geçtiği tahmin edilen bu sporda, atletlerin bir duvara topu vurduktan sonra kapma çalışmaları ve bu süreç içinde yaptıkları mücadeleyi anlatır. Yine bizanslıların “harpaston” adı verdikleri oyunsa neredeyse günümüz hentbolunun temelini oluşturmaktadır. Ortaçağda Alman ozan Walter ise “top yakalama” adında hentbole oldukça benzer bir oyundan bahseder. Ancak Hentbol, gerçek şeklini 19. yüzyılda Danimarka’ da almıştır. Hentbolun kökeni Danimarka’da oynanan ‘Haandboll’ denen bir oyundan gelmektedir. Hentbol oyununun gelişimi diğer Avrupa ülkelerinde de görülmüştür ama bu sporun Avrupa’ya ve dünyaya yayılmasını Berlin’deki Alman Yüksek Beden Eğitimi Okulu sağlamıştır. 1848 yılında yaygınlaşan bu oyunu Alman Cimnastikçi Konrad Koch 1897′ de Almanya’ya taşıdı ve adı raffbol olarak değişti. Hentbol, adını ilk olarak 1910 yılnda İsveç’te aldı. 1925 yılında Almanya ve Avusturya arasında yapılan ilk uluslararası hentbol maçıdır. Fakat o dönemlerde hentbol hala 11 oyuncu ile futbol sahalarında oynanmaktaydı. Hentbol 4 Ağustos 1928 tarihinde Amsterdam’da yapılan Uluslararası Amatör Hentbol Federasyonu kuruluş kongresinden sonra ayrı bir federasyon tarafından yürütülmeye başlanmıştır. 1936 Berlin Olimpiyatlarında ilk olimpiyat spor dalı olarak 11′er kişilik futbol sahasında oynanmıştır. Önceleri sadece açık havada oynanan hentbol, 1934 yılında Kopenhag’da İsveç ve Danimarka arasında yapılan bir müsabaka ile ilk defa salonda oynanmıştır. Bu tarih aynı zamanda salon hentbolünün de başlangıç tarihidir. İkinci dünya savaşından sonra, batı avrupada hentbol çok popüler rekreatif bir spor dalı halini almıştır. Uluslararası Hentbol Federasyonu (IHF) 1946 yılında kurulmuştur. Şimdiki 7 kişiyle oynanan salon sporu şeklini, 1960′larda aldı ve ilk olarak, 1972 Munih Olimpiyatlarında ise 7′ şer kişiyle salonlarda oynandı. İlk Hentbol erkekler dünya şampiyonası 1938 de, ilk hentbol bayanlar dünya şampiyonası ise, 1949 yılında oynanmıştır.. Günümüzde hentbol 150 ülkede oynanmakta ve bu oyunu oynayan lisanslı 8 milyona yakın sporcu bulunmaktadır.


EZ Archive Ads Plugin for vBulletin Copyright 2006 Computer Help Forum


Search Engine Optimization by vBSEO 3.2.0