mbiterge
05-06-2007, 04:01 PM
Kişi hakları ve siyasal haklar
Başlangıç:
Bu Sözleşmeye Taraf Devletler;
Birleşmiş Milletler Antlaşması'nda ilen edilen ilkeler uyarınca insanlık ailesinin tüm üyelerinin niteliğinden gelen onurunu ve eşit ve ayrılmaz haklarını tanımanın dünyada özgürlük, adalet ve barışın temeli olduğunu gözönünde bulundurarak,
Bu hakların insan kişiliğinin niteliğindeki onurdan kaynaklandığını bilerek İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi uyarınca korkudan ve yoksulluktan arınmış özgür insan ülküsüne ancak kişisel ve siyasal hakların yanısıra, herkesin ekonomik, toplumsal ve kültürel haklardan yararlanabileceği koşullar yarattığında ulaşabileceğinin bilincinde olarak,
Birleşmiş Milletler Antlaşması'na göre Devletlerin insan hak ve özgürlüklerine karşı evrensel saygıyı geliştirme yükümlülüğü üstlendiklerini gözönüne alarak,
Başkalarına ve üyesi olduğu topluluğa karşı ödevleri olan bireyin, bu sözleşmede tanınan hakların geliştirilip gözetilmesi yolunda çaba gösterme sorumluluğu bulunduğunun bilincinde olarak,
Aşağıdaki hükümlerde anlaşmışlardır:
BÖLÜM I
Madde 1
1. Tüm halkların kendi geleceklerini belirleme hakları vardır. Bu haktan ötürü, siyasal durumlarını özgürce belirleyerek ekonomik, toplumsal ve kültürel gelişmelerini özgürce düzenleyebilirler.
2. Tüm halklar, karşılıklı yarar ilkesine dayalı uluslararası ekonomik işbirliği ve uluslararası hukuktan doğan herhangi bir yükümlülüğü zedelemeksizin kendi doğal zenginlik ve kaynaklarını, kendi amaçları için özgürce kullanabilir. Bir halk, hiçbir durumda kendi geçim kaynaklarından yoksun bırakılamaz.
3. Bu Sözleşmeye Taraf Devletler, kendini yönetmeyen ve vesayet altında bulunan ülkelerin yönetiminden sorumlu olanlar da dahil, halkların kendi geleceklerini belirleme hakkının gerçekleşmesini özendirir ve Birleşmiş Milletler Antlaşması'nın hükümleri uyarınca bu hakka saygı gösterir.
BÖLÜM II
Madde 2
1. Bu Sözleşmeye Taraf her Devlet, kendi ülkesinde ve yargı yetkisi içinde bulunan tüm bireylere ırk, renk, cinsiyet, din, siyasal ya da başka bir görüş, ulusal ya da toplumsal köken, doğuş ya da başka bir yapı gibi herhangi bir ayrım gözetmeksizin bu Sözleşmede tanınan hakları sağlamayı ve bu haklara saygı göstermeyi üstlenir.
2. Bu Sözleşmeye Taraf her Devlet, yürürlükteki yasal ya da başka önlemlerle sağlanmamış olması durumunda kendi anayasal ve bu Sözleşmenin hükümleri uyarınca, bu Sözleşmede tanınan hakların işlerlik kazanmasında gerekli olabilecek yasal ve başka önlemleri benimsemek üzere girişimlerde bulunmayı üstlenir.
3. Bu Sözleşmeye Taraf her Devlet;
a- Burada tanınan hak ve özgürlükleri çiğnenen bir kişiye, bu uygulama resmi görevliler tarafından yapılmış olsa bile, etkin bir yargı yolu olanağı sağlamayı;
b- Böyle bir yargı yolu isteğinde bulunan bir kişinin yetkili yargı, yönetim ve yasama organlarınca ya da Devletin yasal sistemine göre yetkili başka makamlarca karara bağlanmak üzere bu hakkını güvence altına almayı ve yargı yolu olanaklarını geliştirmeyi;
c- Bu yoldan bir hak alındığında bunun yetkili makamlarca yerine getirilmesini sağlamayı; üstlenir.
Madde 3
Bu Sözleşmeye Taraf Devletler, erkeklerle kadınlara bu Sözleşmede ileri sürülen tüm kişisel ve siyasal haklardan eşit yararlanma hakkı tanımayı üstlenir.
Madde 4
1. Ulusun geleceğini tehlikeye sokan ve varlığı resmen ilan edilen olağanüstü durumlarda, bu Sözleşmeye Taraf Devletler, uluslararası hukuka göre üstlendikleri öteki yükümlülükleriyle bağdaşmak ve ırk, renk, cinsiyet, dil, din ya da toplumsal köken ayrımı gözetmemek koşuluyla, ancak durumun gerektirdiği ölçüde bu Sözleşmeye göre üstlendikleri yükümlülüklere aykırı önlemler alabilir.
2. Bu hükme dayanılarak, 6, 7, 8, (1. ve 2. fıkralar), 11, 15, 16 ve 18. maddelere aykırı davranılamaz.
3. Bu Sözleşmeye Taraf herhangi bir Devlet, aykırı davranma hakkını kullandığında Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri aracılığıyla bu Sözleşmeye Taraf öteki Devletlere, aykırı davrandığı hükümlerle aykırı davranma gerekçesini bildirir. Bu aykırılık sona erdiğinde de aynı yoldan duyuruda bulunur.
Madde 5
1.Bu Sözleşmenin hiçbir hükmü, herhangi bir devlet, grup ya da kişiye burada tanınan hak ve özgürlüklerinden herhangi birini ortadan kaldırmayı ya da bu Sözleşmede öngörülenden daha kapsamlı olarak sınırlamayı amaçlayan herhangi bir eylem ya da edimde bulunma hakkını verir biçiminde yorumlanamaz.
2.Bu Sözleşmenin kimi hakları tanımadığı ya da daha sınırlı olarak tanıdığı gerekçesiyle herhangi bir ülkede yasalar, sözleşmeler, düzenlemeler ya da gelenekler uyarınca tanınmış ya da yürürlükte olan temel insan haklarından herhangi biri kısıtlanma ve aykırı davranış konusu olamaz.
BÖLÜM III
Madde 6
1. Her insanın niteliğinden gelen yaşama hakkı vardır. Bu hak, yasayla korunur. Kimse keyfi olarak yaşamından yoksun bırakılamaz.
2. Ölüm cezasını kaldırmamış olan ülkelerde, bu ceza, suçun işlendiği tarihte yürürlükte olan ve bu Sözleşmeyle Soykırım Suçunun Önlenmesi ve Cezalandırılması Sözleşmesinin hükümlerine aykırı olmayan yasalar uyarınca en ağır suçlar için konabilir. Bu ceza, ancak yetkili bir mahkeme tarafından verilmiş bir kesin hüküm üzerine yerine getirilebilir.
3. Yaşamdan yoksun bırakma bir soykırım suçu oluşturduğunda, bu maddenin hiçbir hükmü bu Sözleşmeye Taraf herhangi bir Devlet, Soykırım Suçunun Önlenmesi ve Cezalandırılması Sözleşmesinin hükümlerine göre üstlenilen yükümlülüklere herhangi bir biçimde aykırı davranma yetkisi verdiği biçimde anlaşılamaz.
4. Ölüm cezasına hüküm giyen bir kimse bu cezanın bağışlanmasını ya da hükmün değiştirilerek hafifletilmesini isteme hakkına sahiptir. Ölüm cezasının affı, bağışlanması ya da hafifletilmesi kararı her durumda verilebilir.
5. Ölüm cezası, onsekiz yaşın altındaki kimseler tarafından işlenen suçlar için verilemez ve gebe kadınlar için yerine getirilemez.
6. Bu maddenin hiçbir hükmü, bu Sözleşmeye Taraf herhangi bir Devlet tarafından ölüm cezasının kaldırılmasını geciktirmek ya da engellemek amacıyla dayanak olarak kullanılmaz.
Madde 7
Hiç kimseye işkence ya da zalimce, insanlık dışı ya da onur kırıcı davranış ya da ceza uygulanamaz. Özellikle, hiç kimse, kendi özgür oluru olmadan tıbbi ya da bilimsel deney konusu olamaz.
Madde 8
1. Kimse kölelik durumunda tutulamaz, kölelik ve köle ticareti her türü ile yasaktır.
2. Kimse kulluk durumunda tutulamaz.
3.
a- Kimse zorla ya da zorunlu olarak çalıştırılamaz.
b- 3. (a) fıkrası, bir suçun ağır çalışmayla cezalandırılabildiği ülkelerde yetkili bir mahkeme tarafından verilen böyle bir ceza hükmü uyarına ağır çalışma uygulanmasını engellediği biçimde anlaşılamaz.
c- "Zorla ya da zorunlu çalıştırma" deyimi bu fıkranın amacı bakımından;
i- Bir mahkemenin yasal hükmü uyarınca tutuklu bulunan ya da tutukluyken koşullu salıverilmiş olan bir kişiden bu sırada normal olarak istenen ve (b) bendinde anılmayan herhangi bir iş ya da hizmeti;
ii- Askeri nitelikte herhangi bir hizmetle askerlik hizmetine karşı vicdani itirazın tanındığı ülkelerde bu tutumda olanlardan yasayla istenen herhangi bir ulusal hizmeti;
iii- Toplumun yaşam ve esenliğini tehdit eden olağanüstü durum ya da yıkım koşulunda konulan bir hizmeti;
iv- Normal kamusal yükümlülüklerin bir bölümünü oluşturan herhangi bir iş ya da hizmeti; içermez.
Madde 9
1. Herkesin kişi özgürlüğü ve güvenliğine hakkı vardır. Hiç kimse keyfi olarak yakalanamaz ya da tutuklanamaz. Kimse, yasayla konulmuş gerekçeler ve işlemlere uygun durumlar dışında özgürlüğünden yoksun bırakılamaz.
2. Tutuklanan bir kimseye, tutuklama sırasında, tutuklanma nedenleri ve ne ile suçlandığı hemen bildirilir.
3. Bir suç işlediği gerekçesiyle yakalanan ya da tutuklanan bir kimse, hemen bir yargıç ya da yargı gücünü kullanmaya yetkili bir başka resmi görevli önüne çıkarılır ve makul bir süre içinde yargılanmasını ya da salıverilmesini isteme hakkı vardır. Yargılanmayı bekleyen kişinin gözaltında tutulması genel kural değildir, ancak salıverilme, sanığın yargılama sürecinin herhangi bir aşamasında duruşmada ve -gereğinde- hükmün yerine getirilmesinde hazır bulunması güvencesine bağlanabilir.
4. Yakalanarak ya da tutuklanarak özgürlüğünden yoksun bırakılmış olan bir kimsenin tutuklanmasının yasallığı konusunda gecikmeksizin karar verilmesini ya da yasal değilse salıverilmesi için mahkeme önüne çıkarılmasını isteme hakkı vardır.
5. Yasadışı yakalanan ya da tutuklanan kimse, tazminat isteme hakkına sahiptir.
Madde 10
1. Özgürlüğünden yoksun bırakılmış olan herkese insanca ve insan kişiliğinin niteliğinden gelen onuruna saygı gösterilerek davranılır.
2.
a- Sanık kimseler, ayrık koşullar dışında, hüküm giymiş olanlardan ayrı tutulur ve hüküm giymemiş kişi konumuna uygun olarak ayrı davranış görür.
b- Ergin olmayan sanıklar yetişkinlerden ayrı tutulur ve durumları karara bağlanmak üzere elden geldiğince çabuk yargı önüne çıkarılır.
3. Cezaevi sistemi, temel amacı hükümlülerin iyileştirilmesi ve topluma yeniden kazandırılması olan bir uygulamayı da içerir. Ergin olmayan suçlular, yetişkinlerden ayrı tutulur ve yaşlarına ve hukuksal konumlarına uygun bir davranış görür.
Madde 11
Hiç kimse, sadece bir sözleşme yükümlülüğünü yerine getirmediği gerekçesiyle özgürlüğünden yoksun bırakılamaz.
Madde 12
1. Bir Devletin ülkesinde yasal olarak bulunan herkesin bu ülke içinde özgürce yer değiştirme hakkı ve oturacağı yeri seçme özgürlüğü vardır.
2. Herkes, kendi ülkesi dahil herhangi bir ülkeden ayrılmakta özgürdür.
3. Yukarıda anılan haklara, yasayla öngörülmek koşuluyla, ulusal güvenliği kamu düzenini, kamu sağlığını ya da genel ahlakı ya da başkalarının hak ve özgürlüklerini korumak için gerekli olanlar ve bu Sözleşmede tanınan öteki haklarla bağdaşanlar dışında herhangi bir kısıtlama konamaz.
4. Hiç kimse kendi ülkesine girme hakkından keyfi olarak yoksun bırakılamaz.
Madde 13
Bu Sözleşmeye Taraf bir Devletin ülkesinde yasal olarak bulunan bir yabancı, ancak yasa uyarınca alınmış bir karar sonucu sınır dışı edilebilir. Zorlayıcı ulusal güvenlik gerekçelerinin tersini gerektirdiği durumlar dışında, sınır dışı edilmeye karşı çıkmasına ve durumunun yeniden incelenmek üzere yetkili bir makam ya da bu makam tarafından özel olarak görevlendirilmiş kişi ya da kişiler önüne getirilmesine ve bu amaçla temsil edilmesine izin verilir.
Madde 14
1. Herkes mahkeme ve yargı önünde eşittir. Aleyhine bir suça hükmedilirken ya da bir hukuk davasında hak ve yükümlülükleri karara bağlanırken, herkesin yasayla kurulmuş, yetkili, bağımsız ve yansız bir mahkeme tarafından adil ve açık olarak yargılanmaya hakkı vardır. Demokratik bir toplumda genel ahlak, kamu düzeni ya da ulusal güvenlik gerekçeleriyle ya da tarafların özel yaşamlarının çıkarları gerektirdiğinde ya da açıklığın adaletin çıkarlarını zedelediği özel koşullarda mahkemece kesinlikle gerekli görüldüğünde bir duruşmanın tümü ya da bir bölümü basına ve izleyicilere kapalı olabilir. Ancak bir ceza davası ya da bir hukuk davasında varılan herhangi bir hükmü, ergin olmayanların çıkarlarının tersini gerektirdiği durumlarla evlilik anlaşmazlıkları ya da çocukların vesayeti konuları dışında, açık verilir.
2. Kendisine bir suç yüklenen herkes, yasaya göre suçluluğu kanıtlanana kadar suçsuz sayılma hakkına sahiptir.
3. Aleyhine bir suça hükmedilirken herkesin tam bir eşitlikle, en azından;
a- Hakkındaki suçlamanın niteliği ve gerekçesi konusunda hemen anladığı bir dilde ve ayrıntılı olarak bilgi edinmek;
b- Savunmasını hazırlaması için ve seçtiği bir avukatla ilişki kurmak üzere yeterli zaman ve kolaylığa sahip olmak;
c- Gereğinden çok gecikmeksizin yargılanmak;
d- Hazır bulunduğu bir duruşmada yargılanmak ve kendisini doğrudan ya da seçtiği yasal yardımcıyla savunmak, yasal yardımcısı yoksa buna hakkı olduğunu öğrenmek, adaletin çıkarları gerektirdiğinde kendisine verilmiş yasal yardımcıdan yararlanmak ve bu yardım için ödeme gücü yoksa bu yardımcıdan ücretsiz yararlanmak;
e- Aleyhindeki tanıkları sorgulamak ya da sorgulatmak ve aleyhindeki tanıklarla aynı koşullarda kendi tanıklarının hazır bulunmasını ve sorgulamasını sağlamak
f- Mahkemede konuşulan dili konuşup anlayamadığı durumda bir çevirmenin ücretsiz yardımından yararlanmak;
g- Kendi aleyhine tanıklık etmeye ya da suçluluğunu itirafa zorlanmamak; güvencelerine hakkı vardır.
4. Ergin olmayan kişiler sözkonusu olduğunda, yargılama, onların yaşlarını gözönüne alarak topluma yeniden kazandırılmalarını sağlayacak biçimde olur.
5. Bir suçtan hüküm giyen herkes, mahkumiyetinin ve hükmün yasalar uyarınca daha yüksek bir mahkeme tarafından incelenmesi hakkına sahiptir.
6. Kesin bir kararla bir suçtan hüküm giymekle birlikte, sonradan mahkumiyeti bozulduğunda ya da yeni ya da daha sonra ortaya çıkan bulgularla adaletin yanlış yargıya vardığı kesin olarak anlaşıldığı için temize çıktığında, böyle bir mahkumiyet sonucu cezalandırılmaktan ötürü zarar görmüş olan kimsenin, bilinmeyen bulguların zamanında açıklanmamış olmasının tümüyle ya da bir bölümüyle kendisinden doğduğu kanıtlanmadıkça yasaya göre zararı giderilir.
7. Hiç kimse, ülkenin hukuk ve ceza işlemleri uyarınca sonuç olarak hüküm giymiş ya da aklanmış olduğu bir suçtan ötürü yeniden yargılanıp cezalandırılamaz.
Madde 15
1. Hiç kimse, işlendiği sırada ulusal ya da uluslararası hukuka göre suç oluşturmayan bir eylem ya da kusurdan ötürü suçlanamaz. Bir suç eylemine, işlendiği sırada uygulanabilecek cezadan daha ağır ceza verilemez. Suçun işlenmesinden sonra yasada daha hafif bir ceza verilmesi öngörülmüşse, suçlu bundan yararlanır.
2. Bu maddenin hiçbir hükmü, bir kimsenin işlendiği sırada uluslar topluluğu tarafından tanınmış genel hukuk ilkelerine göre suç oluşturan herhangi bir eylem ya da kusurundan ötürü yargılanıp cezalandırılmasını önlemez.
Madde 16
Herkes, heryerde hukuksal bir kişilik olarak tanınma hakkına sahiptir.
Madde 17
1. Hiç kimsenin özel yaşamı, ailesi, konutu ya da haberleşmesine keyfi ya da yasadışı olarak dokunulamaz, adına ve şerefine yasadışı saldırıda bulunulmaz.
2. Herkes, bu tür karışmalara ya da saldırılara karşı yasa tarafından korunma hakkına sahiptir.
Madde 18
1. Herkesin, düşünce, vicdan ve din özgürlüğüne hakkı vardır. Bu hak, herkesin bir dine sahip olma ya da kendi seçtiği bir inancı benimseme özgürlüğüyle din ya da inancını tek başına ya da topluca, açık ya da özel olarak, ibadet, gözetme, uygulama ve öğretme yoluyla açıklama özgürlüğünü de içerir.
2. Hiç kimseye bir din ya da inanca sahip olma ya da seçtiği bir din ya da inancı benimseme özgürlüğünü zedeleyici baskıda bulunulamaz.
3. Din ya da inanç açıklama özgürlüğüne ancak, yasayla konulan ve kamu güvenliğini, kamu düzenini ve sağlığını ya da genel ahlakı ya da başkalarının temel hak ve özgürlüklerini korumak için gerekli olan sınırlamalar getirebilir.
4. Bu Sözleşmeye Taraf Devletler, anababanın ve kimi durumlarda yasal vasilerin, çocuklarının kendi inançları doğrultusunda din ve ahlak eğitimi görmelerini sağlama özgürlüğüne saygı göstermeyi üstlenir.
Madde 19
1. Herkesin karışmasız görüş edinme hakkı vardır.
2. Herkesin anlatım özgürlüğüne hakkı vardır. Bu hak, ister sözlü, yazılı ya da basılı sanat biçiminde, ister seçilen başka iletişim yoluyla olsun, sınır tanımaksızın, her türlü bilgi ve düşünceyi araştırma, alma ve verme özgürlüğünü de içerir.
3. Bu maddenin 2. fıkrasında öngörülen hakların kullanılması, ödev ve sorumlulukları da içerir. Bu nedenle belli kısıtlamalara bağlı olabilir. Ancak, bunlar yasayla öngörülen ve
a- Başkalarının haklarına ve adına saygı göstermek
b- Ulusal güvenliği ya da kamu düzenini ya da kamu sağlığını ya da genel ahlakı korumak; için gerekli olan kısıtlamalar olabilir.
Madde 20
1. Her türlü savaş propagandası yasayla yasaklanır.
2. Ayrımcılığa, düşmanlık ve şiddete yolaçan, ulus, ırk ya da din karşıtlığı yasayla yasaklanır.
Madde 21
Herkese, barışçı toplanma hakkı tanınır. Bu hakkın kullanılmasına, demokratik bir toplumda ulusal güvenlik ya da kamu güvenliği, kamu düzeni, kamu sağlığı ve genel ahlakın ya da başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması bakımından gerekli olan ve yasayla belirlenenler dışında hiçbir kısıtlama konamaz.
Madde 22
1. Herkes başkalarıyla birlikte dernek kurma hak ve özgürlüğüne sahiptir. Bu hak, herkesin çıkarlarını korumak için sendika kurma ve sendikaya üye olma hakkını da içerir.
2. Bu hakkın kullanılmasına, demokratik bir toplumda ulusal güvenlik ya da kamu güvenliği, kamu düzeni, kamu sağlığı ve genel ahlakın ya da başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması bakımından gerekli olan ve yasayla belirlenenler dışında hiçbir kısıtlama konulamaz. Bu madde, silahlı kuvvetler ve güvenlik güçleri üyelerinin bu hakkı kullanmalarına yasal kısıtlamalar konmasını önlemez.
3. Bu maddenin hiçbir hükmü, Dernek Kurma Özgürlüğü ve Örgütlenme Hakkının Korunmasına ilişkin ve 1948 tarihli Uluslararası Çalışma Örgütü Sözleşmesine Taraf Devletlere bu Sözleşmede öngörülen güvenceleri zedeleyecek yasal önlemler alma ya da yasaları bu güvenceleri zedeleyecek biçimde uygulama yetkisi vermez.
Madde 23
1. Aile toplumun doğal ve temel birimidir. Ailenin, toplum ve Devlet tarafından korunma hakkı vardır.
2. Evlenme çağındaki erkeklerle kadınların evlenme ve aile kurma hakları tanınır.
3. İstekli eşlerin özgür ve tam oluru olmadan hiçbir evlilik bağı kurulamaz.
4. Bu Sözleşmeye Taraf Devletler, eşlerin evlenirken, evlilik sırasında ve evliliğin bozulmasında hak ve sorumluluklarının eşitliğini güvenceye bağlayacak uygun önlemler alır.
Madde 24
1. Her çocuğun; ırk, renk, cinsiyet, dil, din, ulusal ya da toplumsal köken, mülkiyet ya da doğuşça herhangi bir ayrım yapılmaksızın ailesi, toplum ve Devlet tarafından erginleşmemiş konumunda olmanın gerektirdiği koruma önlemlerine hakkı vardır.
2. Her çocuk doğumdan hemen sonra kütüğe geçirilir ve bir ad taşır.
3. Her çocuğun bir vatandaşlık edinme hakkı vardır.
Başlangıç:
Bu Sözleşmeye Taraf Devletler;
Birleşmiş Milletler Antlaşması'nda ilen edilen ilkeler uyarınca insanlık ailesinin tüm üyelerinin niteliğinden gelen onurunu ve eşit ve ayrılmaz haklarını tanımanın dünyada özgürlük, adalet ve barışın temeli olduğunu gözönünde bulundurarak,
Bu hakların insan kişiliğinin niteliğindeki onurdan kaynaklandığını bilerek İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi uyarınca korkudan ve yoksulluktan arınmış özgür insan ülküsüne ancak kişisel ve siyasal hakların yanısıra, herkesin ekonomik, toplumsal ve kültürel haklardan yararlanabileceği koşullar yarattığında ulaşabileceğinin bilincinde olarak,
Birleşmiş Milletler Antlaşması'na göre Devletlerin insan hak ve özgürlüklerine karşı evrensel saygıyı geliştirme yükümlülüğü üstlendiklerini gözönüne alarak,
Başkalarına ve üyesi olduğu topluluğa karşı ödevleri olan bireyin, bu sözleşmede tanınan hakların geliştirilip gözetilmesi yolunda çaba gösterme sorumluluğu bulunduğunun bilincinde olarak,
Aşağıdaki hükümlerde anlaşmışlardır:
BÖLÜM I
Madde 1
1. Tüm halkların kendi geleceklerini belirleme hakları vardır. Bu haktan ötürü, siyasal durumlarını özgürce belirleyerek ekonomik, toplumsal ve kültürel gelişmelerini özgürce düzenleyebilirler.
2. Tüm halklar, karşılıklı yarar ilkesine dayalı uluslararası ekonomik işbirliği ve uluslararası hukuktan doğan herhangi bir yükümlülüğü zedelemeksizin kendi doğal zenginlik ve kaynaklarını, kendi amaçları için özgürce kullanabilir. Bir halk, hiçbir durumda kendi geçim kaynaklarından yoksun bırakılamaz.
3. Bu Sözleşmeye Taraf Devletler, kendini yönetmeyen ve vesayet altında bulunan ülkelerin yönetiminden sorumlu olanlar da dahil, halkların kendi geleceklerini belirleme hakkının gerçekleşmesini özendirir ve Birleşmiş Milletler Antlaşması'nın hükümleri uyarınca bu hakka saygı gösterir.
BÖLÜM II
Madde 2
1. Bu Sözleşmeye Taraf her Devlet, kendi ülkesinde ve yargı yetkisi içinde bulunan tüm bireylere ırk, renk, cinsiyet, din, siyasal ya da başka bir görüş, ulusal ya da toplumsal köken, doğuş ya da başka bir yapı gibi herhangi bir ayrım gözetmeksizin bu Sözleşmede tanınan hakları sağlamayı ve bu haklara saygı göstermeyi üstlenir.
2. Bu Sözleşmeye Taraf her Devlet, yürürlükteki yasal ya da başka önlemlerle sağlanmamış olması durumunda kendi anayasal ve bu Sözleşmenin hükümleri uyarınca, bu Sözleşmede tanınan hakların işlerlik kazanmasında gerekli olabilecek yasal ve başka önlemleri benimsemek üzere girişimlerde bulunmayı üstlenir.
3. Bu Sözleşmeye Taraf her Devlet;
a- Burada tanınan hak ve özgürlükleri çiğnenen bir kişiye, bu uygulama resmi görevliler tarafından yapılmış olsa bile, etkin bir yargı yolu olanağı sağlamayı;
b- Böyle bir yargı yolu isteğinde bulunan bir kişinin yetkili yargı, yönetim ve yasama organlarınca ya da Devletin yasal sistemine göre yetkili başka makamlarca karara bağlanmak üzere bu hakkını güvence altına almayı ve yargı yolu olanaklarını geliştirmeyi;
c- Bu yoldan bir hak alındığında bunun yetkili makamlarca yerine getirilmesini sağlamayı; üstlenir.
Madde 3
Bu Sözleşmeye Taraf Devletler, erkeklerle kadınlara bu Sözleşmede ileri sürülen tüm kişisel ve siyasal haklardan eşit yararlanma hakkı tanımayı üstlenir.
Madde 4
1. Ulusun geleceğini tehlikeye sokan ve varlığı resmen ilan edilen olağanüstü durumlarda, bu Sözleşmeye Taraf Devletler, uluslararası hukuka göre üstlendikleri öteki yükümlülükleriyle bağdaşmak ve ırk, renk, cinsiyet, dil, din ya da toplumsal köken ayrımı gözetmemek koşuluyla, ancak durumun gerektirdiği ölçüde bu Sözleşmeye göre üstlendikleri yükümlülüklere aykırı önlemler alabilir.
2. Bu hükme dayanılarak, 6, 7, 8, (1. ve 2. fıkralar), 11, 15, 16 ve 18. maddelere aykırı davranılamaz.
3. Bu Sözleşmeye Taraf herhangi bir Devlet, aykırı davranma hakkını kullandığında Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri aracılığıyla bu Sözleşmeye Taraf öteki Devletlere, aykırı davrandığı hükümlerle aykırı davranma gerekçesini bildirir. Bu aykırılık sona erdiğinde de aynı yoldan duyuruda bulunur.
Madde 5
1.Bu Sözleşmenin hiçbir hükmü, herhangi bir devlet, grup ya da kişiye burada tanınan hak ve özgürlüklerinden herhangi birini ortadan kaldırmayı ya da bu Sözleşmede öngörülenden daha kapsamlı olarak sınırlamayı amaçlayan herhangi bir eylem ya da edimde bulunma hakkını verir biçiminde yorumlanamaz.
2.Bu Sözleşmenin kimi hakları tanımadığı ya da daha sınırlı olarak tanıdığı gerekçesiyle herhangi bir ülkede yasalar, sözleşmeler, düzenlemeler ya da gelenekler uyarınca tanınmış ya da yürürlükte olan temel insan haklarından herhangi biri kısıtlanma ve aykırı davranış konusu olamaz.
BÖLÜM III
Madde 6
1. Her insanın niteliğinden gelen yaşama hakkı vardır. Bu hak, yasayla korunur. Kimse keyfi olarak yaşamından yoksun bırakılamaz.
2. Ölüm cezasını kaldırmamış olan ülkelerde, bu ceza, suçun işlendiği tarihte yürürlükte olan ve bu Sözleşmeyle Soykırım Suçunun Önlenmesi ve Cezalandırılması Sözleşmesinin hükümlerine aykırı olmayan yasalar uyarınca en ağır suçlar için konabilir. Bu ceza, ancak yetkili bir mahkeme tarafından verilmiş bir kesin hüküm üzerine yerine getirilebilir.
3. Yaşamdan yoksun bırakma bir soykırım suçu oluşturduğunda, bu maddenin hiçbir hükmü bu Sözleşmeye Taraf herhangi bir Devlet, Soykırım Suçunun Önlenmesi ve Cezalandırılması Sözleşmesinin hükümlerine göre üstlenilen yükümlülüklere herhangi bir biçimde aykırı davranma yetkisi verdiği biçimde anlaşılamaz.
4. Ölüm cezasına hüküm giyen bir kimse bu cezanın bağışlanmasını ya da hükmün değiştirilerek hafifletilmesini isteme hakkına sahiptir. Ölüm cezasının affı, bağışlanması ya da hafifletilmesi kararı her durumda verilebilir.
5. Ölüm cezası, onsekiz yaşın altındaki kimseler tarafından işlenen suçlar için verilemez ve gebe kadınlar için yerine getirilemez.
6. Bu maddenin hiçbir hükmü, bu Sözleşmeye Taraf herhangi bir Devlet tarafından ölüm cezasının kaldırılmasını geciktirmek ya da engellemek amacıyla dayanak olarak kullanılmaz.
Madde 7
Hiç kimseye işkence ya da zalimce, insanlık dışı ya da onur kırıcı davranış ya da ceza uygulanamaz. Özellikle, hiç kimse, kendi özgür oluru olmadan tıbbi ya da bilimsel deney konusu olamaz.
Madde 8
1. Kimse kölelik durumunda tutulamaz, kölelik ve köle ticareti her türü ile yasaktır.
2. Kimse kulluk durumunda tutulamaz.
3.
a- Kimse zorla ya da zorunlu olarak çalıştırılamaz.
b- 3. (a) fıkrası, bir suçun ağır çalışmayla cezalandırılabildiği ülkelerde yetkili bir mahkeme tarafından verilen böyle bir ceza hükmü uyarına ağır çalışma uygulanmasını engellediği biçimde anlaşılamaz.
c- "Zorla ya da zorunlu çalıştırma" deyimi bu fıkranın amacı bakımından;
i- Bir mahkemenin yasal hükmü uyarınca tutuklu bulunan ya da tutukluyken koşullu salıverilmiş olan bir kişiden bu sırada normal olarak istenen ve (b) bendinde anılmayan herhangi bir iş ya da hizmeti;
ii- Askeri nitelikte herhangi bir hizmetle askerlik hizmetine karşı vicdani itirazın tanındığı ülkelerde bu tutumda olanlardan yasayla istenen herhangi bir ulusal hizmeti;
iii- Toplumun yaşam ve esenliğini tehdit eden olağanüstü durum ya da yıkım koşulunda konulan bir hizmeti;
iv- Normal kamusal yükümlülüklerin bir bölümünü oluşturan herhangi bir iş ya da hizmeti; içermez.
Madde 9
1. Herkesin kişi özgürlüğü ve güvenliğine hakkı vardır. Hiç kimse keyfi olarak yakalanamaz ya da tutuklanamaz. Kimse, yasayla konulmuş gerekçeler ve işlemlere uygun durumlar dışında özgürlüğünden yoksun bırakılamaz.
2. Tutuklanan bir kimseye, tutuklama sırasında, tutuklanma nedenleri ve ne ile suçlandığı hemen bildirilir.
3. Bir suç işlediği gerekçesiyle yakalanan ya da tutuklanan bir kimse, hemen bir yargıç ya da yargı gücünü kullanmaya yetkili bir başka resmi görevli önüne çıkarılır ve makul bir süre içinde yargılanmasını ya da salıverilmesini isteme hakkı vardır. Yargılanmayı bekleyen kişinin gözaltında tutulması genel kural değildir, ancak salıverilme, sanığın yargılama sürecinin herhangi bir aşamasında duruşmada ve -gereğinde- hükmün yerine getirilmesinde hazır bulunması güvencesine bağlanabilir.
4. Yakalanarak ya da tutuklanarak özgürlüğünden yoksun bırakılmış olan bir kimsenin tutuklanmasının yasallığı konusunda gecikmeksizin karar verilmesini ya da yasal değilse salıverilmesi için mahkeme önüne çıkarılmasını isteme hakkı vardır.
5. Yasadışı yakalanan ya da tutuklanan kimse, tazminat isteme hakkına sahiptir.
Madde 10
1. Özgürlüğünden yoksun bırakılmış olan herkese insanca ve insan kişiliğinin niteliğinden gelen onuruna saygı gösterilerek davranılır.
2.
a- Sanık kimseler, ayrık koşullar dışında, hüküm giymiş olanlardan ayrı tutulur ve hüküm giymemiş kişi konumuna uygun olarak ayrı davranış görür.
b- Ergin olmayan sanıklar yetişkinlerden ayrı tutulur ve durumları karara bağlanmak üzere elden geldiğince çabuk yargı önüne çıkarılır.
3. Cezaevi sistemi, temel amacı hükümlülerin iyileştirilmesi ve topluma yeniden kazandırılması olan bir uygulamayı da içerir. Ergin olmayan suçlular, yetişkinlerden ayrı tutulur ve yaşlarına ve hukuksal konumlarına uygun bir davranış görür.
Madde 11
Hiç kimse, sadece bir sözleşme yükümlülüğünü yerine getirmediği gerekçesiyle özgürlüğünden yoksun bırakılamaz.
Madde 12
1. Bir Devletin ülkesinde yasal olarak bulunan herkesin bu ülke içinde özgürce yer değiştirme hakkı ve oturacağı yeri seçme özgürlüğü vardır.
2. Herkes, kendi ülkesi dahil herhangi bir ülkeden ayrılmakta özgürdür.
3. Yukarıda anılan haklara, yasayla öngörülmek koşuluyla, ulusal güvenliği kamu düzenini, kamu sağlığını ya da genel ahlakı ya da başkalarının hak ve özgürlüklerini korumak için gerekli olanlar ve bu Sözleşmede tanınan öteki haklarla bağdaşanlar dışında herhangi bir kısıtlama konamaz.
4. Hiç kimse kendi ülkesine girme hakkından keyfi olarak yoksun bırakılamaz.
Madde 13
Bu Sözleşmeye Taraf bir Devletin ülkesinde yasal olarak bulunan bir yabancı, ancak yasa uyarınca alınmış bir karar sonucu sınır dışı edilebilir. Zorlayıcı ulusal güvenlik gerekçelerinin tersini gerektirdiği durumlar dışında, sınır dışı edilmeye karşı çıkmasına ve durumunun yeniden incelenmek üzere yetkili bir makam ya da bu makam tarafından özel olarak görevlendirilmiş kişi ya da kişiler önüne getirilmesine ve bu amaçla temsil edilmesine izin verilir.
Madde 14
1. Herkes mahkeme ve yargı önünde eşittir. Aleyhine bir suça hükmedilirken ya da bir hukuk davasında hak ve yükümlülükleri karara bağlanırken, herkesin yasayla kurulmuş, yetkili, bağımsız ve yansız bir mahkeme tarafından adil ve açık olarak yargılanmaya hakkı vardır. Demokratik bir toplumda genel ahlak, kamu düzeni ya da ulusal güvenlik gerekçeleriyle ya da tarafların özel yaşamlarının çıkarları gerektirdiğinde ya da açıklığın adaletin çıkarlarını zedelediği özel koşullarda mahkemece kesinlikle gerekli görüldüğünde bir duruşmanın tümü ya da bir bölümü basına ve izleyicilere kapalı olabilir. Ancak bir ceza davası ya da bir hukuk davasında varılan herhangi bir hükmü, ergin olmayanların çıkarlarının tersini gerektirdiği durumlarla evlilik anlaşmazlıkları ya da çocukların vesayeti konuları dışında, açık verilir.
2. Kendisine bir suç yüklenen herkes, yasaya göre suçluluğu kanıtlanana kadar suçsuz sayılma hakkına sahiptir.
3. Aleyhine bir suça hükmedilirken herkesin tam bir eşitlikle, en azından;
a- Hakkındaki suçlamanın niteliği ve gerekçesi konusunda hemen anladığı bir dilde ve ayrıntılı olarak bilgi edinmek;
b- Savunmasını hazırlaması için ve seçtiği bir avukatla ilişki kurmak üzere yeterli zaman ve kolaylığa sahip olmak;
c- Gereğinden çok gecikmeksizin yargılanmak;
d- Hazır bulunduğu bir duruşmada yargılanmak ve kendisini doğrudan ya da seçtiği yasal yardımcıyla savunmak, yasal yardımcısı yoksa buna hakkı olduğunu öğrenmek, adaletin çıkarları gerektirdiğinde kendisine verilmiş yasal yardımcıdan yararlanmak ve bu yardım için ödeme gücü yoksa bu yardımcıdan ücretsiz yararlanmak;
e- Aleyhindeki tanıkları sorgulamak ya da sorgulatmak ve aleyhindeki tanıklarla aynı koşullarda kendi tanıklarının hazır bulunmasını ve sorgulamasını sağlamak
f- Mahkemede konuşulan dili konuşup anlayamadığı durumda bir çevirmenin ücretsiz yardımından yararlanmak;
g- Kendi aleyhine tanıklık etmeye ya da suçluluğunu itirafa zorlanmamak; güvencelerine hakkı vardır.
4. Ergin olmayan kişiler sözkonusu olduğunda, yargılama, onların yaşlarını gözönüne alarak topluma yeniden kazandırılmalarını sağlayacak biçimde olur.
5. Bir suçtan hüküm giyen herkes, mahkumiyetinin ve hükmün yasalar uyarınca daha yüksek bir mahkeme tarafından incelenmesi hakkına sahiptir.
6. Kesin bir kararla bir suçtan hüküm giymekle birlikte, sonradan mahkumiyeti bozulduğunda ya da yeni ya da daha sonra ortaya çıkan bulgularla adaletin yanlış yargıya vardığı kesin olarak anlaşıldığı için temize çıktığında, böyle bir mahkumiyet sonucu cezalandırılmaktan ötürü zarar görmüş olan kimsenin, bilinmeyen bulguların zamanında açıklanmamış olmasının tümüyle ya da bir bölümüyle kendisinden doğduğu kanıtlanmadıkça yasaya göre zararı giderilir.
7. Hiç kimse, ülkenin hukuk ve ceza işlemleri uyarınca sonuç olarak hüküm giymiş ya da aklanmış olduğu bir suçtan ötürü yeniden yargılanıp cezalandırılamaz.
Madde 15
1. Hiç kimse, işlendiği sırada ulusal ya da uluslararası hukuka göre suç oluşturmayan bir eylem ya da kusurdan ötürü suçlanamaz. Bir suç eylemine, işlendiği sırada uygulanabilecek cezadan daha ağır ceza verilemez. Suçun işlenmesinden sonra yasada daha hafif bir ceza verilmesi öngörülmüşse, suçlu bundan yararlanır.
2. Bu maddenin hiçbir hükmü, bir kimsenin işlendiği sırada uluslar topluluğu tarafından tanınmış genel hukuk ilkelerine göre suç oluşturan herhangi bir eylem ya da kusurundan ötürü yargılanıp cezalandırılmasını önlemez.
Madde 16
Herkes, heryerde hukuksal bir kişilik olarak tanınma hakkına sahiptir.
Madde 17
1. Hiç kimsenin özel yaşamı, ailesi, konutu ya da haberleşmesine keyfi ya da yasadışı olarak dokunulamaz, adına ve şerefine yasadışı saldırıda bulunulmaz.
2. Herkes, bu tür karışmalara ya da saldırılara karşı yasa tarafından korunma hakkına sahiptir.
Madde 18
1. Herkesin, düşünce, vicdan ve din özgürlüğüne hakkı vardır. Bu hak, herkesin bir dine sahip olma ya da kendi seçtiği bir inancı benimseme özgürlüğüyle din ya da inancını tek başına ya da topluca, açık ya da özel olarak, ibadet, gözetme, uygulama ve öğretme yoluyla açıklama özgürlüğünü de içerir.
2. Hiç kimseye bir din ya da inanca sahip olma ya da seçtiği bir din ya da inancı benimseme özgürlüğünü zedeleyici baskıda bulunulamaz.
3. Din ya da inanç açıklama özgürlüğüne ancak, yasayla konulan ve kamu güvenliğini, kamu düzenini ve sağlığını ya da genel ahlakı ya da başkalarının temel hak ve özgürlüklerini korumak için gerekli olan sınırlamalar getirebilir.
4. Bu Sözleşmeye Taraf Devletler, anababanın ve kimi durumlarda yasal vasilerin, çocuklarının kendi inançları doğrultusunda din ve ahlak eğitimi görmelerini sağlama özgürlüğüne saygı göstermeyi üstlenir.
Madde 19
1. Herkesin karışmasız görüş edinme hakkı vardır.
2. Herkesin anlatım özgürlüğüne hakkı vardır. Bu hak, ister sözlü, yazılı ya da basılı sanat biçiminde, ister seçilen başka iletişim yoluyla olsun, sınır tanımaksızın, her türlü bilgi ve düşünceyi araştırma, alma ve verme özgürlüğünü de içerir.
3. Bu maddenin 2. fıkrasında öngörülen hakların kullanılması, ödev ve sorumlulukları da içerir. Bu nedenle belli kısıtlamalara bağlı olabilir. Ancak, bunlar yasayla öngörülen ve
a- Başkalarının haklarına ve adına saygı göstermek
b- Ulusal güvenliği ya da kamu düzenini ya da kamu sağlığını ya da genel ahlakı korumak; için gerekli olan kısıtlamalar olabilir.
Madde 20
1. Her türlü savaş propagandası yasayla yasaklanır.
2. Ayrımcılığa, düşmanlık ve şiddete yolaçan, ulus, ırk ya da din karşıtlığı yasayla yasaklanır.
Madde 21
Herkese, barışçı toplanma hakkı tanınır. Bu hakkın kullanılmasına, demokratik bir toplumda ulusal güvenlik ya da kamu güvenliği, kamu düzeni, kamu sağlığı ve genel ahlakın ya da başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması bakımından gerekli olan ve yasayla belirlenenler dışında hiçbir kısıtlama konamaz.
Madde 22
1. Herkes başkalarıyla birlikte dernek kurma hak ve özgürlüğüne sahiptir. Bu hak, herkesin çıkarlarını korumak için sendika kurma ve sendikaya üye olma hakkını da içerir.
2. Bu hakkın kullanılmasına, demokratik bir toplumda ulusal güvenlik ya da kamu güvenliği, kamu düzeni, kamu sağlığı ve genel ahlakın ya da başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması bakımından gerekli olan ve yasayla belirlenenler dışında hiçbir kısıtlama konulamaz. Bu madde, silahlı kuvvetler ve güvenlik güçleri üyelerinin bu hakkı kullanmalarına yasal kısıtlamalar konmasını önlemez.
3. Bu maddenin hiçbir hükmü, Dernek Kurma Özgürlüğü ve Örgütlenme Hakkının Korunmasına ilişkin ve 1948 tarihli Uluslararası Çalışma Örgütü Sözleşmesine Taraf Devletlere bu Sözleşmede öngörülen güvenceleri zedeleyecek yasal önlemler alma ya da yasaları bu güvenceleri zedeleyecek biçimde uygulama yetkisi vermez.
Madde 23
1. Aile toplumun doğal ve temel birimidir. Ailenin, toplum ve Devlet tarafından korunma hakkı vardır.
2. Evlenme çağındaki erkeklerle kadınların evlenme ve aile kurma hakları tanınır.
3. İstekli eşlerin özgür ve tam oluru olmadan hiçbir evlilik bağı kurulamaz.
4. Bu Sözleşmeye Taraf Devletler, eşlerin evlenirken, evlilik sırasında ve evliliğin bozulmasında hak ve sorumluluklarının eşitliğini güvenceye bağlayacak uygun önlemler alır.
Madde 24
1. Her çocuğun; ırk, renk, cinsiyet, dil, din, ulusal ya da toplumsal köken, mülkiyet ya da doğuşça herhangi bir ayrım yapılmaksızın ailesi, toplum ve Devlet tarafından erginleşmemiş konumunda olmanın gerektirdiği koruma önlemlerine hakkı vardır.
2. Her çocuk doğumdan hemen sonra kütüğe geçirilir ve bir ad taşır.
3. Her çocuğun bir vatandaşlık edinme hakkı vardır.

