4umTurk Portal.Sizin için en iyisi Türkiye'nin incisi


4umTurkü ziyaret ettiğiniz için teşekkürler.Burası sitemizin arşividir.Ana siteye giriş için lütfen yukarıdaki bannerı tıklayınız.


Karate

mbiterge
18-05-2007, 04:33 PM
Karate nedir ?


Japon Savaş Sanatı Karate Do için yaygın kullanılan kısaltılmış terimdir
Karate, Japonyanın Okinava adası kökenlidir. Okinavalılar deniz yoluyla ticaret yaptıkları Çin'den öğrendikleri dövüş tekniklerini kendi dillerinde Çin anlamına gelen Kara ve El anlamına gelen Te kelimelerini birleştirerek isimlerndirmişlerdir. Gichin Funakoshi tarafından 20. yüzyıl başında Japonya'ya taşındığında Japonca'da aynı şekilde yazılan ama çok küçük farkla okunan Boş kelimesi Çin kelimesinin yerine geçerek Karate, Boş El anlamını almıştır.

Giysilerine Karate-gi, öğrencilerine karate-ka denir. Karate antrenmanları genel olarak üç kısımdan oluşur. Bunlar, Kihon, Kata ve Kumite'dir. Kihon karatedeki temel tekniklerin parça parça çalışılmasıdır. Kata, sıraları önceden belirlenmiş çeşitli tekniklerin belirli bir sıra ile uygulandığı Karatenin kuşaktan kuşağa aktarılması için oluturulmuş alıştırmalardır. Kumite antrenmanda yapılan dövüş alıştırmasıdır.

Dünyaya Yayılması


Karate bilindiği üzere Japonya'dan dünyaya yayılmıştır. Karateyi Japonya'ya götüren kişi Gichin Funakoshi'dir. Karatenin dünyaya yayılması 2. Dünya Savaşı'ndan sonra başlamıştır. Ülkemize ise 1965'den sonra gelmiştir.Sensei Gichin Funakoshi, Karate Do'da eskiden gelen bazı kata ve teknikleri her yaştaki insanın öğrenebilmesi için tekrar düzenleyerek sadeleştirmiştir. Bu sayede öğrenmesi yıllar alan ve oldukça zor olan Sanat tüm dünyada popüler hale gelebilmiştir. Daha sonra öğrencileri tarafından stili, Ustanın şiir yazarken kullandığı mahlası olan Shoto ve okul anlamına gelen Kan kelimelerinin birleşimi olan Shotokan adını almıştır.

Modern Karate, Japonca'da Yol anlamıda gelen Do ekini almıştır. Zen Budizmi ve Japon Kültürü ile yoğrulan Karate, kişinin kendini; bedensel ve zihinsel olarak eğitmesi ilkesi üzerine kurulu, eğitim sistemi sayesinde insanı şiddetten uzaklaştıran, barışçıl duygular beslemesini sağlayan bir disiplindir.


Tarihçe


Kung Fu'nun Okinava adasındaki tarihi, Ryu Kyu hanedanının başı Kral Satto'nun kardeşi Taiki'yi 1372 yılında İmparator Chu Yuen Cheang ile ticari bir anlaşma yapmak için Çin'e göndermesiyle başlar. Bu ticari anlaşmanın önemi Çin ve Okinava arasıdaki kültürel etkilenmenin başlamasını sağlamasıdır. 1866 yılına kadar iki ülke birbiri ile sürekli kültürel ilişki içinde olmuştur.

Çinden gelen birçok Kung Fu ustası, Shuri ve Naha kasabalarında kaldıkları sürede soylu sınıfa kendi sanatları öğretmişlerdir. Japonya'nın Okinava'yı 1609 yılında topraklarına katması ile İmparator Sho Shin tarafından 1477 yılında çıkardığı silah taşıma yasağı devam etmiştir. Japonlar ayrıca Savaş Sanatlarının öğretilmesini de yasaklamıştı. Bu yasak Okinavalıların eğitimlerini gizlice devam etmelerine neden olmuştur. Takip eden üç yüz yıl boyunca gelişen Okinava kökenli Savaş Sanatları, bugünkü eşsiz formuna ulaşırken genel olarak üç ekole ayrılmıştır. Hepsi de filizlendikleri kasabaların adını almıştır; Shuri Te, Tomari Te ve Naha Te.

Shuri Te, Kung Fu'nun sert yönlerini ele alarak, saldırgan bir yöntem geliştirmiştir. Naha Te, genel olarak yumuşak tekniklere eğilerek nefes ve Chi çalışmalarını ön plana çıkarmıştır. Temel karakteri, boğuşma ve fırlatmalar üstüne kurulu ve savunma ağırlıklıdır. Tomari Te ise, sert ve yumuşak yönlerin ikisinde de etkilenmiştir.

Okinava Te(Eli) yüzyıllar içinde evrim geçirerek, günümüzde Karate(Çin Eli) olarak tanıdığımız sanat haline ulaşmıştır.


Karate Çalışmasının Bölümleri


Karate çalışması temel olarak üç bölüme ayrılır: Kihon (Temel teknikler), Kata (Formlar) ve Kumite ( müsabaka).

Her bölüme ait teknikler refleks haline dönüşene değin eğitim en temel düzeyde verilir. Kişi, zaman içinde teknik olarak geliştikçe, fiziksel gelişme de gerçekleşir. Bununla birlikte çalışmalar daha yüksek dayanıklılık gerektirmeye başlar. Bu aşamada öğrenci daha ayrıntılı ve zor kata çalışmalarına ve daha hareketli kumite çalışmalarına başlar. Çalışmalar sürdükçe kişi, dayanıklılık, hız ve koordinasyon kazanır.

İdmanlar sırasında Karategi denilen özel ve hafif bir giysi giyilir. Bunun dışında, kişinin kendisini ve çalışma arkadaşını sakatlanma ihtimaline karşı koruyan "ellik" ve "dizlik" kullanılır. Genel kabulün aksine, Karate-do çalışmalarında sakatlanma olayları diğer spor çalışmalarına nazaran daha düşük seviyededir. Kişinin yetkinlik kazanması, hareketlerini ve hislerini kontrol altında tutması ile ölçülür.

Topluluk Kurmanın Amacı Çalışma Programı

Karate-do Sporu günümüzde Türkiye'de üniversiteler arasında hızla yayılmaktadır. Halen Ankara'da ODTÜ ve Gazi Üniversitelerinde spor toplulukları altında Karate-do çalışılmakta, üniversiteleri temsilen takımlar oluşturulmakta ve karşılaşmalar düzenlenmektedir. Hacettepe Üniversitesi öğrencileri ve akademisyenleri arasında da bu spor ile uğraşmak isteyen geniş bir kesim bulunmasına karşın, bu güne değin bir girişimin ortaya çıkmamış olması sorunlara yol açmaktadır. Şöyleki;

Karate-do, Türkiye'de, ve Ankara'da da, maalesef genellikle ne olduğu tam olarak belli olmayan, ehliyetsiz kişilerce idare edilen, sağlıksız ve bir ölçüde siyasallaşmış salonlarda çalışılmaktadır (istisnalar dışında !). Öte yandan kaliteli, düzeyli spor salonları ise ulaşım imkanları açısından nispeten uzak yerlerdedir ve bir öğrencinin karşılayabilmesi çok zor ders ücretleri talep etmektedirler.

İçeriği yukarıda tarif edildiği şekli ile, doğru Karate-do doğru çalışması yapmak isteyen üniversitemiz öğrencisi, akademik ve idari personeli için en makul çözüm Hacettepe Üniversitesi bünyesinde, diğer üniversitelerde olduğu gibi, bir Karate-do Topluluğu kurmaktı. Topluluğun kurulması ve çalışmaların başlaması ile hali hazırda başka yerlerde çalışmalara katılan veya daha önceden Karate sporu ile uğraşmış fakat şu an imkansızlıklar nedeni ile devam edemeyen kişiler Hacettepe çatısı altında toplanma imkanı bulmuşlardır. İşlerlik kazanan topluluk Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğüne bağlı Türk Karate Federasyonu'ndan onay aldıktan sonra lisanslı sporcu yetiştirmeye başlayacak ve üniversitemizi çeşitli spor ve kültürel etkinliklerde temsil edebilecektir.


Karate'nin Yararları


Karate'nin kamuoyunda bilinen en başta gelen faydası, bireylerin kendilerine yönelmiş bir fiziksel saldırı karşısında kendilerini silahsız olarak savunabilme yollarını öğretiyor olmasıdır. Karate teknikleri kişiye, vücudun tüm bölgelerini en etkin şekilde kullanarak kendisini savunma imkanı sağlar. Fakat Karate'nin yararları bunun çok ötesine uzanmaktadır.

Her yaş grubundan insanlar için Karate-do, günlük uğraşıları dışında kişilere yaratıcı, eğitici, güvenli ve üretken zaman harcama imkanını sağlar. Özellikle genç yaştakiler için Karate doğru çalışıldığında, vücut duruşunu geliştirmenin dışında, düşünme sürecine ilişkin becerileri de geliştirirler. Kişi, zihinsel ve bedensel becerileri konusunda daha bilinçli olur ve kendine olan güveni artar. Karete dikkati toplama yetisinin geliştirmesi ile bireyin bağımsızlığını ve kişisel bütünlüğünü fark etmesine yardımcı olur. Kişinin kendisine ve yaşıtlarına olan güvenini ve saygısını arttırır. Bedensel ve zihinsel disiplin, sorumluluk duygusu gibi yeteneklerinin gelişmesini sağlar.
Yetişkinler için özellikle Karate-do çalışmaları stres azaltıcı hareketlerle bedensel ve zihinsel rahatlama imkanı sağlar. Dayanıklılık, kas gücü ve bedensel kuvvetin azalmasına mani olur.

Kısaca Karate'nin ruhsal ve bedensel gelişime yönelik amaçları; doğru, ciddi ve disiplinli çalışmayı öğrenmek; zihinsel ve bedensel eğitim vasıtası ile güçlü ve canlı bir ruhsal enerjiye sahip olmak; saygınlık, nezaket, içtenlik ve samimiyeti geliştirmektir.
Karate-do takım sporlarından farklı olarak bireyin, kendi kendisini geliştirmesine odaklanmıştır. Yarışma maçlarının amacı, kişinin kendi açıklarını kapatması ve gerçekte başkalarına karşı değil kendisine karşı yarıştığının farkına varabilmesini sağlamaktır. Kazanmak kadar kaybetmenin de öğrenilmesi gerekir, çünkü kazanmak da kaybetmek de aynı ölçüde önemlidir.

Türkiyede karate


Dünyanın gelişmiş ülkelerinin önem verdiği ve insanlarını bu sporu yapmaya teşvik ettiği halde, gerek yazılı gerekse görsel basını ve yayının ilgi göstermediği halde gayet iyi bir durumdadır.

Örnek verecek olursak Türkiyede en fazla lisanslı sporcusu olan branşlardandır. Bir İstanbul şampiyonasında binin üzerinde katılım olmaktadır. Karate gerekli maddi desteği almasada bir çok başarılı sporcu ferdi ve takım halinde ülkemize dünya şampiyonluğunu tattırmışlardır. Karate Türkiyeye en çok madalya kazandıran spor dalıdır.


EZ Archive Ads Plugin for vBulletin Copyright 2006 Computer Help Forum


Search Engine Optimization by vBSEO 3.2.0