4umTurk Portal.Sizin için en iyisi Türkiye'nin incisi


4umTurkü ziyaret ettiğiniz için teşekkürler.Burası sitemizin arşividir.Ana siteye giriş için lütfen yukarıdaki bannerı tıklayınız.


Estetik

copadam
07-10-2006, 12:28 PM
Aristoteles’e göre güzellik âhenktir, uyumdur. Bir bütünü meydana getiren unsurlar birbiri ile uyumlu ise, o şey güzeldir. Tabi burada simetri, orantı, tam uyum (precision) sınırlılık gibi fak-törler geçerlidir ve Aristoteles güzelliği âdeta matematik olarak değerlendirir. Alman filozoflarından I. Kant, güzeli bir estetik değer olarak hoş, iyi doğru ve yararlıdan ayıra-rak, sanat güzelliği ile tabiat güzelliği farkını ortaya koymaktadır. Tabiat güzelliği tabiatın bir maddede amacına ulaşmasıdır; bunun belli kuralları vardır. Sanat güzelliğinde ise çoğu kez amaç, kural yoktur; hoşa gitme ve ruhtaki estetik duygu esastır. Fr. Shiller’e göre de güzelliğin bir duyusal bir de akli yanı vardır. Güzellik, aklın, duyuların şekillenmesidir. İnsandaki oyun içtepisi, akılda-ki biçim içtepisi ile duyulardaki yaşama içtepi-sini güzellik şeklinde birleştirir. Alman idealistlerinden Shelling’e göre de sub-jektif ve objektif zıtlıklarının kalktığı bir eserde yansıyan şey güzelliktir. Hegel’de ise güzellik tekrar bir “ide” seviyesine yükselir. İde, hem doğru hem de güzeldir. Gü-zellik idesi kendisini sanat eserlerinde gösterir. Th. Vischer, estetiği “güzelin bilimi” olarak al-makta ve güzeli de “idenin görünüşe çıkması”, duyular tarafından algılanır hale gelmesi olarak tanımlanmaktadır. İde ile görünüşü arasındaki uyum güzeli, uyumsuzluk ise çirkinliği ortaya çıkarır. Vischer, tabiat güzelliğini de bir güzellik olarak kabul eder ve hatta sanatı; tabiatın objektif güzelliği ile insan hayalgücünün sub-jektif güzelliğinin birleşmesi olarak tanımlar. Varoluşçu (existansiyalist) filozoflardan Martin Heidegger’e göre ise, güzellik “varlığın aydın-lanmasıdır, doğruluktur.” Ancak bu doğruluk, mantıksal doğruluk değil, gerçek doğruluktur; varlıkların içindeki doğruluktur. Varlıkların gizli olan yapısını herkesin görebileceği şekilde açığa çıkarmak, güzeli ortaya koymaktır. Yukarıdaki gibi, güzeli bir “ide”, bir ülkü olarak alan metafizik güzellik anlayışlarının yanında, güzeli psikolojik olarak alıp değerlendirenler de vardır. Th. Lipps, güzeli bir insanın haz duy-duğu, kendisini özgür hissettiği biçim olarak algılıyor. Oysa fenomenciler bunu kabul etmi-yorlar. Onlara göre güzellik, seyredene bağlı olmayan, güzel olan varlığın yapısında temel-lenen bir özelliktir. Güzel bir şey, onu güzel gören olmasa da güzeldir. Güzellik ide de değildir, gerçeklik de; güzellik gerçeğe dayanır ama onun aşar. N.Hartman, güzelliğin genel ve tümel bir metafizik varsayımdan çıkartılması yerine güzel varlıklardan, ontolojiden çıkartıl-ması gerektiğini söyler. 2) Doğa güzelliği ve Sanat Güzelliği Natüralistlere göre bir doğa güzelliği vardır ve bu, sanat için bir model, bir örnek olmalıdır. Sanat, ancak doğayı taklit (mimeris) olabilir. Dolayısıyla doğa güzelliği sanat güzelliğinden önce gelecek ve ona kılavuzluk edecektir. Aristoteles’e göre de, sanatın objesi doğadır. Ancak doğa her zaman güzel değildir ve bazı çirkin ve feci doğa manzaraları sanat eserleri-ne yansıtıldığında orada güzel olabilir. Im-pressionist sanatçılar, doğa güzelliğinin sanat için önemsiz olduğunu vurgulamak için çirkin-liklerin resimlerini yapmışlardır. Kant, Hegel, Croce, Lukacs gibi düşünürler doğa güzelliği ile sanat güzelliğini birbirlerinden ayırmışlardır. Hegel’de sanat güzelliği doğa güzelliğinden üstündür. B.Croce’de konuyu estetik bakış açısından ele alır. Genelde doğa güzelliği estetik dışı bir şeydir; ama onun hoşa giden, bize zevk veren yönlerini bir estetik obje olarak görüyorsak, o doğa parçası güzeldir. Yani güzelliğin kaynağı doğa ve madde dün-yası değil, insanın kendi iç dünyasıdır. Çünkü insan çevreye bakarken bir hayvan gözüyle bakmıyor; onun psikolojik durumu, yaşı, mes-leği, ümitleri, hayalleri v.s. bakışa etki etmekte, onun güzel güzel veya çirkin görmesini etki-lemektedir. İdealist estetiğe göre, sanat güzelliği doğa güzelliğinden üstündür ve onu konu aldığında yüceltir. Buna karşı olan natüralist ve mater-yalist estetik görüşüne göre ise, güzellik her şeyden önce organik hayatın içinde, doğa-dadır. Sanat eseri doğaya dayalı olmalıdır. Ancak güzellik üretim ilişkileri içinde oluşan toplumsal bir değerdir. Resimde romantizm akımının büyük ustası E. Delacroix (1798-1863) “biz romantik olduktan sonra dağlar güzelleşti” diyor. Buna benzer şekilde Kant da “doğa, bir sanat esri olarak görüldüğü zaman güzeldir”, demektedir


EZ Archive Ads Plugin for vBulletin Copyright 2006 Computer Help Forum


Search Engine Optimization by vBSEO 3.2.0