nicomedia
05-10-2006, 11:23 PM
Aikido, kişinin kendisiyle barışık, doğal ve sosyal çevresiyle uyum içinde yaşamasının yoludur. Aikido, aynı zamanda bir savaş sanatıdır. Yalnız, aikidonun öncelikli savaşı, kişinin kendisine, başka bir ifadeyle iç dünyasında yarattığı hayali düşmanlara karşı vermesi gereken bir savaştır. Bu hayali düşmanlar, genelde güven eksikliği veya yokluğundan kaynaklanan kişinin korkuları, endişeleri, panikleri ile kompleksleridir. Tabii buna bir de onun açgözlü egosunu eklemek gerekir. Kişideki bu güven eksikliği veya yokluğu süreklilik arz ederse, hayali marazi düşmanlarının sayısı artar ve kronikleşir. Bunun sonucu olarak karşımıza ya içine kapanık, sinik bir kişi çıkar veya kaba saba, saldırgan ve doyumsuz biri. Yalnız, her iki kişiliğin de ortak paydaları, uyumsuz ve asosyal olmalarıdır. İşte aikido, kişinin kendisiyle barışık, doğal ve sosyal çevresiyle "uyum" içinde yaşamasının önündeki engelleri kaldırarak onu toplumun içine çeker, sosyalleşmesine yardımcı olur. Bu yüzdendir ki aikidoya aynı zamanda “uyum yolu” da denir.
İç ve dış barışın sağlanmasında bu denli önemli olan "uyum" aikido ile nasıl sağlanır? Kişi, aikido yapmaya karar vermekle zaten “uyum” yolunda ilk adımını atmış demektir. Daha ilk derste, aikidocular arasında tanık olduğu içten sevgi, arkadaşlık ve “uyum” onun üzerinde etkisini hemen gösterir. Kişi, o zamana kadar pek tanık olmadığı bu hoş ve güven verici ortama intibak etmekte zorlanmaz. Bir süre sonra kendisi de mevcut “uyum”un bir parçası haline gelir. Dojoda samimi arkadaşlıklar, kalıcı dostluklar kurar.Bu arada hayatta başka güzellikler ile başka zenginliklerin olduğunun farkına varır. Hayatındaki mevcut eksileri artıya çevirirken, olay ve olgulara daha mantıklı yorumlar getirmeye başlar. Tüm bu olumlu değişme ve gelişmeler sonunda o, daha iyi bir eş, daha güvenilir bir dost, daha iyi bir patron, ve daha iyi bir insan olmuştur.
Aikidonun kendisini “Barış, sevgi ve kardeşlik sporu” olarak deklare etmesinin ardındaki soylu felsefenin dayanağı işte bu duygu ve düşüncedir.Görüldüğü üzere insana, doğaya bakışıyla aikido yetkin bir dünya görüşü, bir öğretidir.Yaşama hakkı hakların en kutsalıdır. Bu kutsal hakka yönelik bir saldırı halinde aikido kendini savunmayı bir hak,bir görev kabul eder.Yalnız, bu hakkı kullanırken bile “başkalarının maddi ve manevi bütünlüğüne zarar verme” yi ahlak dışı görür.Aikido teknikleri basit, doğal ve son derece etkilidir.Yalnız, sanatta bu seviyeye gelmek büyük bir istek ve sabırla çalışmayı gerektirir.
Böyle bir çalışma sonucu varılan nokta heyecan vericidir.Yukarıda da değinildiği üzere kişinin kendine güveni artmış, insanlarla daha çabuk ve içten iletişim kurmaya, olay ve olgulara daha mantıklı ve gerçekçi bakmaya başlamıştır.Dahası, zaman içinde bazı ruhsal ve bedensel rahatsızlıklardan kurtulmanın yanında, kendisinin de şaşıracağı büyük bir ruhsal ve bedensel güce sahip olmuştur.
İç ve dış barışın sağlanmasında bu denli önemli olan "uyum" aikido ile nasıl sağlanır? Kişi, aikido yapmaya karar vermekle zaten “uyum” yolunda ilk adımını atmış demektir. Daha ilk derste, aikidocular arasında tanık olduğu içten sevgi, arkadaşlık ve “uyum” onun üzerinde etkisini hemen gösterir. Kişi, o zamana kadar pek tanık olmadığı bu hoş ve güven verici ortama intibak etmekte zorlanmaz. Bir süre sonra kendisi de mevcut “uyum”un bir parçası haline gelir. Dojoda samimi arkadaşlıklar, kalıcı dostluklar kurar.Bu arada hayatta başka güzellikler ile başka zenginliklerin olduğunun farkına varır. Hayatındaki mevcut eksileri artıya çevirirken, olay ve olgulara daha mantıklı yorumlar getirmeye başlar. Tüm bu olumlu değişme ve gelişmeler sonunda o, daha iyi bir eş, daha güvenilir bir dost, daha iyi bir patron, ve daha iyi bir insan olmuştur.
Aikidonun kendisini “Barış, sevgi ve kardeşlik sporu” olarak deklare etmesinin ardındaki soylu felsefenin dayanağı işte bu duygu ve düşüncedir.Görüldüğü üzere insana, doğaya bakışıyla aikido yetkin bir dünya görüşü, bir öğretidir.Yaşama hakkı hakların en kutsalıdır. Bu kutsal hakka yönelik bir saldırı halinde aikido kendini savunmayı bir hak,bir görev kabul eder.Yalnız, bu hakkı kullanırken bile “başkalarının maddi ve manevi bütünlüğüne zarar verme” yi ahlak dışı görür.Aikido teknikleri basit, doğal ve son derece etkilidir.Yalnız, sanatta bu seviyeye gelmek büyük bir istek ve sabırla çalışmayı gerektirir.
Böyle bir çalışma sonucu varılan nokta heyecan vericidir.Yukarıda da değinildiği üzere kişinin kendine güveni artmış, insanlarla daha çabuk ve içten iletişim kurmaya, olay ve olgulara daha mantıklı ve gerçekçi bakmaya başlamıştır.Dahası, zaman içinde bazı ruhsal ve bedensel rahatsızlıklardan kurtulmanın yanında, kendisinin de şaşıracağı büyük bir ruhsal ve bedensel güce sahip olmuştur.

